Özgürgün UBP Genel Başkanı olarak geçtiğimiz gün ilk TV programına katıldı...

Kıbrıs Genç TV’de yayınlanan ve sevgili Kıral’ın sunduğu programda muhalefette olmanın verdiği rahatlık ile konuştu...

Bilirsiniz, dünyada gücü eline alan, bizde ise gücü elinden alınan konuşur...

Yani, dünya bir yana, biz bir yana...  

Kıral’ın sorularını yanıtlarken 4 ay önce hükümet partisinin bir bakanı olduğunu çoğu kez unuttarak cevaplar verdi...

CTP’yi suçladı...

DP’ye çattı...

Ancak bir türlü kendisi ve partisi ile hesaplaşamadı...

Bırakınız hesaplaşmayı, küçücük bile olsa bir özeleştiri bile yapmadı...

Aynı Özgürgün dün yine açıklamalarda bulundu...

AA’ya verdiği demeçte de, koalisyon ortaklarının sırf kurmuş olmak için bir hükümet kurduklarını savundu...

Hani, “aynası iştir kişinin lafa bakılmaz”derler ya...

İşte Özgürgün’ün yaptığı açıklamaya da öyle bakmalı...

“Geçmişte senin yaptıklarını da gördük” denmeli...

Bakan olduğu dönemde kadınlarımıza “gerizekalılar” demişti...

İşte bu söylediğini, her konuştuğunda yüzüne vurulmalı...

Sildirdiği trafik cezalrının hesabı sorulmalı...

Ve en önemlisi artık bu tür kişilerin sözüne kanmamalı...

Geçtiğimiz dönemde İrsen Bey sadece partisine değil, bu ülkeye de telafisi zor zararlar verirken, Özgürgün’de onun hemen yanındaydı...

Birde unutmayalım ki, Hüseyin Bey UBP kurultayında divan başkanıydı...

Ve parti tüzüğüne rağmen İrsen beyi Başkan ilan ettmişti...

 

Yani, partisinin aylarca mahkemelerde sürenmesi kararını vermişti...

Devamla şöyle dedi dünkü açıklamalarında Sayın Özgürgün...

“Hükümet, 'biz başarısız olursak, Türkiye bizi istemediği için başarısız olacağız' gibi çok tehlikeli bir oyun içerisinde göreve başladı” dedi...

Bu açıklamada bir yanlışlık yok mu Hüseyin Bey?

Türkiye hem kurultay da hem de seçimlerde İrsen Bey’i ve partisini istemedi mi?

Sonsuz destek vermedi mi?

Peki, ne oldu?

Ben söyleyeyim, Türkiye’nin desteği ile ülkeyi kaosa sürüklediniz...

Toplumun pisikolojisini bozdunuz...

Demekki neymiş! İşin sırrı Türkiye’nin desteğini almak da değilmiş...

Hem bak, bu kadar desteğe rağmen Sayın Küçük miletvekili bile seçilemedi...

Bu da bize gösteriyor ki, CTP ile DP sırf kurmuş olmak için hükümet kuruyorlarsa, UBP’nin çiçeği burnundaki başkanı da, sırf muhalefet yapmak için konuşuyor...

İktidarı elinde tutamaktan aciz bu partiler, ne yazık ki muhalefeti de beceremiyorlar...

Eskiden bu konu da iyi olan bir CTP vardı ancak o da hükümete gele gele muhalefet yapmayı sevmez oldu...

Annan Planı rüzgarı ile CTP ve Talat gümbür gümbür geldiğinde, yok oldu denilen Eroğlu ve UBP, hiç bir çaba göstermeden 2009 yılında küllerinden yeniden doğmuştu...

Şimdi bu kadar kan kaybı ile out’a düşen UBP, 4 yıl sonra yeniden küllerinden doğar mı?

Peki, bu süreçte Eroğlu UBP’yi boşlar mı?

Ve en önemlisi de, DP ile UBP birleşmesi yaşanır mı?

İrsen Bey gittikten sonra Özgürgün’ün bu lafına dikkat edelim derim...

“Eroğlu'nun UBP'li olmadığını söyleyenler gerçekleri saptırmaya çalışıyor, cumhurbaşkanı ile kavga işimize gelmez. Cumhurbaşkanı ile diyalog ve işbirliği içerisinde olacağız”...

Sanırım en nihayet UBP içinde aklı ile düşünebilen birisi çıktı...

Ve Eroğlu ile kavga etmenin zararlarını kavradı...

Bu da demek oluyor ki, önümüzdeki süreçte sağ güçlenecek, sol ise gerileyecek...

Hele de hükümet beklenileni veremezse, bu süreç hızlanacak ve sağ tek başına hükümete sahip olacaktır...

2013’ün geriye kalan günleri çok önemli, çünkü rüzgara yön verecek olan dönemdeyiz... 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31