“Beşparmak dağı sıra” dedik…

Yıllarca övünç duyduk…

Memleketimizin varlarıydı onlar.

Bize aitti dağlar.

Bizimdi şarkılar.

Dillirga’mız var bir de bizi gururlandıran.

Ve Baf’ımız, Leymosun’umuz…

Hiç bakmadık lüksüne.

Zenginliğine önem vermedik.

Güzel oluşunu öne çıkartmadık.

Yâri sever gibi sevdik her şeyiyle.

Toprağı, denizi, gökyüzüyle benimsedik.

İçimize çektik her anını.

Kokusu kötü kokmadı hiçbir zaman burnumuza…

Hep yaseminler gibi tüttü, misler gibi soluduk havayı…

Ve bugün arkadaşlarımızdan çıkan şarkılara bakıyorum.

Ağıt yakıyorlar giden değerlerine memleketimin…

Ve çıkan pis kokulara yeter artık diyorlar…

Dağlara çıktım geçenlerde…

Tepelerine tırmandım…

Zirvede olmak başkadır…

Bu zirve cumhurbaşkanı olmaya benzemez elbet.

Bir başbakanlık gibi değil bu zirve…

Alt tarafı bir dağ, ne olacak ki, deseler de…

Zirve, zirvedir.

O zirveden aşağıya bakmak, tepeden insanlara bakmak değildir.

Hâkim olmaktır manzaraya.

Gelenleri daha erken görmek, tehlikeleri önceden sezmek…

Tepeler, tıraşlanmış.

Tepeler, zirve olmaktan ufak ufak çıkmaya başlamış.

Altını oydular gurur duyduğum dağlarımın…

Zararın neresinden dönülse kâr derler…

Gerçekten kâr olmalı…

Bugün geriye dönüşü olmayan bir erozyona uğruyoruz.

Erozyon sadece dağlarda değil…

Erozyon yollarda, çukurlarda, deniz kenarlarında…

Erozyon gümrük kapılarında, sınırlarda, trafikte…

Polisinde, memurunda, tüccarında, üreticisinde…

Her geçen gün erozyon çığ gibi büyüyor.

Ve sokaklar bizden başka herkesçe paylaşılıyor.

Geçen 40 yılda erozyon tıpkı bir girdap gibi büyük çemberden daha hızlı akan küçük çembere sürüklendi…

Ve erozyondan çıkış ararken karşımıza yine başımıza felaketi açan ülke çıkıyor…

ABD…

Ve biz saf saf “bizim için çözüm olacak” diyerek umutsuzca umutlanıyoruz.

Seviniyoruz da…

Olmalı elbet.

Yıkım için, erozyon için çözülmeli mesele…

Ancak nasıl olmalı?

Boğazımıza düğümü atan çözer mi?

Çözerse de bir bildiği vardır mutlaka…

Ortak metin için dayatan ABD ya kendisi için çözecektir düğümü, ya da daha sıkı bağlamak için gevşetecektir.

“Beşparmak dağı sıra” dedik…

Yıllarca övünç duyduk…

Ve bugün bakıyorum da arkadaşlarımız ağıt yakıyorlar şarkılarına…

Yazdıkları şiirlerinde giden değerlerimiz anlatılıyor…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31