Ersin Tatar’ın Türkiye medyasında kadın emeği konusunda yaptığı sığ yorum kabul edilemezdir. Hem siyasal, hem de sosyal bir çam deviriş olan Ersin Tatar’ı eşitlik çalışmalarında koyacağımız yerle ilgili soru işaretlerimiz de böylece kalmamış oldu.

Her alanda eşitsizliğin kol gezdiği, yasa dışı bir şekilde kadınların yaşamın her alanından dışlandığı bir memlekette, kadınları hayatında ilk defa diline alan bir “erkek politikacının” açılışı bu şekilde yapmasında sığınabileceği hiçbir açıklama yoktur, olamaz.

Bu konudaki fikrimi bu kadar kısa geçiştirmek istemezdim elbette. Ancak kadın örgütlerinin gösterdiği tepkilerin altına rahatlıkla imzamı atabileceğimi söyleyerek, bu bakanın mensubu olduğu iktidarın başka bir sığ icraatını eleştirmek zorunda olduğumu hissediyorum:

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde yıllardır bulunan, ama bir türlü çalıştırılamayan bir daire: Kadın Çalışmaları Dairesi. Çalıştırılamıyor oluşundan hiç şikâyetimiz yoktu. Çünkü yıllarca bu memlekette, bu devletin kurumları tarafından da, sivil toplum örgütleri tarafından da bu dairenin çalışamayacağı ve çağdışı olduğu hep konuşuldu.

Alternatif çalışmalar, çağdaş ülkelerdekine benzer modeller araştırıldı. Ülkemize en uygun model, hukukçuların da görüşleri alınarak hem KKTC Cumhuriyet Meclisi’ne, hem başbakanlığa, hem Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na hem de Cumhurbaşkanlığı’na sunuldu.

Bizler de(ben de bizzat çalışmaların özellikle son 4 yıllık sürecinde birebir aktif katkı koyanlardan olduğum için bizler diyebiliyorum) şimdiki iktidarın hem milletvekillerini hem Meclis Başkanlığı’nı hem de meclisteki komitelerden bir tanesi olan ve yasalardaki cinsiyet ayrımcılığını izleyen ve bununla ilgili çalışmalar yapacağını iddia eden komiteyi bilgilendirdik; görüşlerimizi ilettik. Fakat nedense illa ki bu dairenin çalıştırılması için kollar sıvanmış.

Başbakanımızın eşi eliyle tanıtımı için davetlerin dağıtıldığı kulağıma çalındı. Bu noktada sorularım var: Yine sorularımı içimde tutamıyorum. Bu gün sorularını ilettiğim konudaki görüşlerimi de yarından itibaren hafta boyunca 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü hatırına bir kez daha paylaşacağım.

Kadın Çalışmaları Dairesi bu hali ile işletilmeye çalışılırsa:

1. Bir müdüre ihtiyaç duyulacak. Bu müdür takdir edersiniz ki üçlü kararname ile atanacak. Burada bir siyasi rant sağlanır mı?

2. Siyasi atama ile müdürü görevlendirilecek bir dairede başlatılan işler her dönemde yeniden ve yeniden başlatılmak zorunda kalacak. Hatta aynı iktidarlar döneminde farklı müdür atamalarında da işler tepetaklak olmayacak mı? (Bu soruya olmayacak diyenlere hatırlatmak isterim ki bu dairenin çalıştırılmaması kararı bile olduğu halde canlandırılmaya çalışılması iktidarlar arasındaki icraat sürekliliğinin nasıl zarar gördüğüne bir örnek değil midir?.)

3. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda kurulan bir dairenin iş yaşamı ve ekonomik yaşam dışındaki alanlardaki ayrımcılıklar ile mücadelesi nasıl mümkün olacak?

4. Hali hazırda anayasa hükmünde geçerli olduğunu yasa ile kararlaştırdıkları Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesini bile işletemeyen, İLO Sözleşmelerinde cinsiyete dayalı ayrımcılıklara karşı olan yasaları görmezden gelen ve bu alanda hiçbir şey yapamayan bakanlık nasıl bir çalışma yapmayı planlıyor? Ne umut etmeliyiz?

5. Sivil toplumun, KKTC devletinin kendi kurumları ile sakıncalarına karar verdiği bir daireyi çalıştırmak ülkemizdeki kadın haklarına ve hatta Toplumsal Cinsiyet Eşitliği çalışmalarına nasıl katkı koyabilecek?

6. Kadın Çalışmaları Dairesi’nde istihdam edilecek personel sözleşmeli mi olacak yoksa münhal ilan edilmek sureti ile kadrolu mu olacak?

7. Kadın çalışmaları dairesinde istihdam edilecek personel kimler olacak? Ve parti ile yakınlıkları olacak mı?

8. Bu daireyi yıllardır çalıştırmayan KKTC devletinin, UBP iktidarı döneminde çalıştırılmaya karar verilmiş olması kadınların dezavantajlı statüleri hakkında nasıl bir değişiklik yapacakları konusunda aklıma hiçbir fikir getirmiyor. Hatta siyasal bir parti olarak atamalar dışında, kadınların kamusal alandaki varlıklarını, sadece kadınlara atfedilmiş geleneksel roller üzerinden tanımlayabilen bir siyasal partinin kadın çalışmaları dairesi ile nasıl bir eşitlik mücadelesine hizmet edebileceğini kestiremiyorum. Biri bu konuda bizi aydınlatmalı.

9.                           

Bu soruları daha o kadar çoğaltabilirim ki!

***

Önemli olan bir daire kurup tabelasını asmak değildir ey yetkililer!

Önemli olan kadın haklarının ve cinsiyet ile cinsel yönelimin ne anlama geldiğini, cinsiyetinden ve cinsel yöneliminden dolayı ayrımcılığa uğrayanların nasıl mağduriyetleri olduğunu anlamak ve buna yönelik çalışmalar yapabilmektir. Bunu yapabilmek mevcut kadın çalışmaları dairesini kurmaktan çok daha etkili olacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31