Hükümetin başı beyanat verdi, "bu ayın sonunda çifte maaş var, sevinin".
Eşeği kaybettirip buldurmaya benzer bu durum.
Çalışanlara ekstradan ödeme yapılacakmış gibi bir hava yarattılar.
Onlara kızsak da bilelim ki, ne yaparlarsa yapsınlar layığız, çünkü...

Hergün geçtiğimiz güzergâh üzerinde ne var, ne yoksa beynimize kazınır. Beyin aslında bedenden bağımsız çalışır. Uzun bir yolculuğa çıktığınızı farz edin. İlk anlarda çok dikkatli araba kullanacağınıza dair kendi kendinize söz verirsiniz.
Sonra unutur basarsınız benzine.
Giderken de ne zamanı bilirsiniz, ne de yolda gördükleriniz kalır aklınızda.
Yol bittiğinde sorarsınız kendinize, "Be ama ben ne zaman geçtim oradan?."
Oysa ki beyin hepsini yazmıştır bir yerlere.
Sizi rotaya o koymuş, doğru adrese o götürmüştür.
O anlarda yaşananlar daha sonraları karşınıza yeniden çıktığında, "bir yerlerden hatırlıyorum" der şaşırırsınız.
Beyin böyle bir şeydir.
Bir ağaç vardı her gün geçtiğim yolda.
Ve o ağacın etrafında nostaljik evler.
Ve birçok çiçek.
En güzeli oksijeni bol olan yerde toprak kokusu yayılmasıydı etrafa yağıştan sonra. Bozulmamıştı yani.
Akşamları dönerken bakıyordum da orası bana terk ettiğim köyleri yaşatırdı yeniden.
Meğer unuttuğumu sandığım toprak fırından çıkmış, odun ateşinde pişmiş köy ekmeğinin kokusu ile birazdan masaya getirilecek taze hellimin büyüsünü beynimin bir yerlerinde hala yaşıyorum.
Gitmiyor nedense yaşadıklarımızın hoş izleri.
Dün yoktu orada ne ağaç ne de evler.
Gitmiş oradakiler de.
Terk etmişler bir daha dönmemek üzere.
Toprak kokmayacak artık o mahalle, yağmur sonrasında...
Gerçekleri bizim gibi köylü de biliyordu.
O şehirde, o bölgede onlara yaşama şansı vermeyeceklerinin farkındaydılar.
Ve sıraya girdi toprak kokulu yerden uygun fiyata daire almak isteyenler.
Onlar bizleriz.
Onlar doğada yaşamak için doğanın kaybedilmesine katkı koyanlardır, insanlardır.
Bir önceki kesilmiş ağacın, kazılmış toprağın üzerine dikilen betonarme evlerden almasaydık, bugün nostalji yaşatan toprak kokusu ve ağaçlar terk etmeyeceklerdi.
Kış bittiğinde bahar, daha sonra yaz, yazdan sonra yine sonbaharla kış gelir.
Bu değiştirilemez.
Hükümetin lideri beyanat verdi, "Bu ayın sonunda çifte maaş var, sevinin".
Eşeği kaybettirip buldurmaya benzer bu durum.
Onlar kurak ülkemizde havuz, çorak toprağımızda orman fotoğrafı, turist gelsin diye sahilleri doldurmuş betonarmedirler.
Beynimiz giderken gördüklerini kaydetse de bir yerlere gözler kör gibi baktı sadece.
Gün geldiğinde uzak bir yerlerde belki de bir koku gerçek sandıklarımızın aslında olmamaları gerektiğini hatırlatacak.
Keşke yaşananları bugün bilebilseydik de ne eşeğimizi kaybetsek, ne de birilerine bulsun diye ihtiyaç duysaydık.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31