1994 yılında çıkarılan yasayla faaliyete geçen Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkârlar Odası (KTEZO) bugünlerde tüm üyeleriyle birlikte ciddi bir dalgalanmanın içinde. Dalgalanmayı tetikleyen de Oda’nın mevcut yasasına rağmen “Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkârlar Birlikleri Federasyonu” adı altında yeni bir yasa tasarısının hazırlanmış olması. Bakanlar Kurulu’ndan geçen yasa tasarısı 27 Nisan Cuma günkü Resmi Gazete’de yayımlanarak kamuoyunun bilgisine getirildikten sonra ivedilikle Cumhuriyet Meclisi’ne gönderildi. İsyanları yaşamaya başlayan Oda üyelerine öylesi bir tepki egemen ki, “eğer bu tasarıyı yasallaştırmaya niyetleri varsa sonumuz hapishanedir. Çünkü tükenişimizi hazırlayacak olan o yasanın yürürlüğe girmemesi adına her türlü direnişi göstereceğiz” diyorlar.

   Yeni yasa tasarısının içeriği, halkın genel şikayetine dönüşen kontrolsüz nüfus ve sermaye akışını tetikleyici nitelikte. KKTC’ye iş kurma gerekçesiyle gelmek isteyenlere, tabir caizse kapılar ardına kadar açılıyor. KTEZO’ya üye çeşitli meslek kollarındaki 7500 iş yerinin sahibi “bu haksız rekabet karşısında bizim halimiz ne olacak?” kaygısıyla çalkalanıyor. 

   Bu kaygı, 7500 işletmeden ekmek yiyen ve küçümsenemeyecek bir nüfusu temsil eden esnaf ve zanaatkâr aileleriyle, iş yeri açma tasarısı olan vatandaşlara da dalga dalga yayılıyor. Olayın içine girerek gözlemlediğimiz bu manzarayı, KKTC hükümetinin ve hükümetin tasarılarını oylayacak olan milletvekillerimizin dikkatine sunmak isterim… 

    *       *       *

   KTEZO yönetim kurulu bölge toplantıları yaparak üyelerini “son derece sakıncalı ve yok edici” olarak nitelendirilen tasarı konusunda uyarmakta ve aydınlatmakta. Gözlemlenen o ki, her toplantı, Oda bünyesinde başlayan tepkileri daha bir yoğunlaştırıyor. Oda Yönetim Kurulu, geçen salı sabahı da Organize Sanayi Bölgesi’ndeki lokalinde medya mensupları ve köşe yazarlarıyla bir araya gelerek bu konudaki duyarlılığını paylaştı. Oda Başkanı Hürrem Tulga “içine sokulduğumuz durum, sadece bizi ilgilendiren ve yalnızca bizim savunmada olabileceğimiz bir durum değildir. Süreç tüm toplumu ilgilendiriyor. Medyamızın da desteğine ihtiyaç var” diyor.

   Özellikle küresel ekonomik krizin tüm yoğunluğuyla gündemde olduğu dünyamızda her ülkenin karar mekanizmaları yerli ekonomiyi koruyabilme ve geliştirebilme adına önlemler almakla meşgul. Görünen o ki, bizim ülkemizde alınmak istenen önlemler ise gittikçe naifleşen yerel ekonomimizi haksız bir rekabetle boğuşmaya zorlamaktır.

   Basın toplantısında Hürrem Tulga’ya Ticaret ve Sanayi Odaları’nın tavrının ne olduğunu sordum. “Onlarla da dayanışma içindeyiz. Onların da kaygıları ve tepkileri var” dedi. Bu açıklama tepkinin ve dalgalanmanın giderek büyüyeceğinin işareti.

   Hiç kimsenin partisel niteliğine bakılmaksızın her esnaf ve zanaatkârın KTEZO’ya üye olabildiğini, zaten üyelik belgesine sahip olmayanların iş kuramayacaklarını anlatan Tulga, siyasi bir kavga vermediklerinin altını çiziyor. Tulga’ya göre, yeni yasa, esnaflık ve zanaatkârlıkla ilgili tüm tanımları bertaraf edici nitelikte.

   Küreselleşmenin bir boyutunun da yerel işletmelerin yerel kaynaklardan pay alabilmesi olduğuna parmak basan Tulga, ülkenin katma değerlerini savunmak gerektiğine de vurgu yaparak “dışarıdan gelenler kaynaklarımıza neden el koysunlar?” sorusunu soruyor. 

     *       *       *

   Gözlem ve yorumuma gelecek olursak…

   Ülkemizde daha fazla işletmeye ihtiyaç varsa bu ihtiyacın yerel girişimciler ve sermaye tarafından karşılanabileceği düşüncesinin, medyamızı bilgilendiren KTEZO sözcülerine egemen olduğunu gördüm. Pastayı kendi öz enerjisiyle büyütme ve büyütülen pastadan pay alma bilinci söz konusu. Bu ülkenin tasasını ve kıvancını paylaşan Kıbrıs Türk halkının var oluş mücadelesi ekonomik boyutta sürerken, karar mekanizmalarımızın bu bilinci hafife alma eğilimine girmeyeceğini umarım. Devlet Planlama Örgütü’nün açıklamasına göre ülkemizdeki işsizlik oranında yüzde 25’lik artış var. Borçlar ve hacizler giderek büyüyor… Yerel işletmelerimizi haksız rekabetle karşı karşıya bırakarak işsizliği facia boyutlarına taşımanın kime ne kazandıracağını ciddiyetle düşünmenin zamanıdır. Yıllardır bu ülkede olup da hiçbir statüye sahip olamamış yoğun kitleler varken onların durumuna çözüm getirecek yerde yeni nüfus akımına yol açacak önlemlere yönelmek, ülkemizin acı gerçekleriyle ne denli bağdaşır?..   

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31