Bu konuyu özellikle takip etmeye ve yazmaya devam edeceğim...

Yıllarca Kıbrıs Sorunu’nun en büyük sorun olduğunu savunanlar, şimdilerde seçim derdinler…

Kıbrıs Sorunu hakkında yönetilen soruları ise, “Rumlar çözüm istemez” diyerek geri plana atma çabasına girdiler…

Yıllarca sağ kesimin meşhur söylemi olan, “Rumlar çözüm istemez”, artık sol kesimin de meşhur söylemleri arasında yer alıyor…

Hepsi de son söz olarak, “mutlak bir çözüme kavuşmalıyız” derler…

Mesela Sayın Arabacıoğlu Kıbrıs’ın federasyon temelinde bir çözüme kavuşması gerektiğini düşünüyormuş…

Daha doğrusu savunuyormuş…

Tıpkı CTP ve TDP gibi…

Güner Göktuğ ise Konfederasyonu savunuyor…

Ama hemen arkasında da, çözümü en çok kendisinin istediğini ve Rumlarında çözüm istemediğini söyleyebiliyor…

Çünkü kendisini dinleyen herkesin koyun olduğunu ve her söylediğini onayladıklarını düşünüyor…

Bu arada solculara haksızlık etmeyelim, çünkü onlar bizim toplum liderine de hafif dokundurarak sağcılar ile aralarındaki farkı ortaya koyuyorlar…

***

Partiler şuan seçim sonrası için öyle vaatler veriyorlar ki, sanırsınız ABD Başkanlık yarışı için adaylıklarını koymuşlar…  

Elbette ki çözüm olduğu gün gökten para yağmayacak…

Ya da hayatın zorlukları üzerimizden kalkmayacak…

Hatta uluslararası hukuk kuralları ve acımasız küresel ekonomi yüzünden daha çok çalışıp, daha çok üretmek zorunda kalacağız...

Ama en azından sattığımız emeğin karşılığını alacağımızı bileceğiz...

Sistem hak etmeyeni değil, hak edeni koruyacak...

***

Anastasiadis göreve geldiği andan itibaren ondan beklenti büyüktü…

Amerika ile temasa geçecek ve ucu açık müzakere dönemi sona erecekti…

Ve dış güçleri de kullanarak iki toplumu önce referanduma, sonrada çözüme kavuşturacaktı…

Ama hayaller suya düştü,   

Kısa zaman sonrada, “ekonomik krizi bahane eder ve çözüm istemez” diyerek tamamen umudu kestiler...

Ben burada Rum Liderinin çözüm isteyip istemediğinden çok, bizimkilerin ve özellikle Türkiye’nin ne istediği ile ilgileniyorum...

Anastasiadis veya başkasının çözüm isteyip istemediğini söyleyemeyebilirim ama ekonomik krizin çıktığı andan itibaren başkanlık görevine gelen birisinin neyle ilgilenmesini gerektiğini söyleyebilirim…  

Eylül-Ekim derken, şimdilerde müzakere öncesi Rumlarda sıkı bir çalışma görülüyor...

Bizde ise, seçim sonrasında hükümet kurulması derken, Akça’nın ziyareti ile kaos başlayacak...

Sayın Eroğlu’nun da tek derdi seçimler…

Hatta çok yakından ilgilenip, halka sandığa gitmesi yönünde çağrıda bulunuyor...

Andreas Mavroyannis’in, müzakereci olarak atanması, Rum Ulusal Konseyi’nin 16–17 Temmuz’daki maraton toplantısında kesinleşecek...

Politis gazetesi, Mavroyannis’in Temmuz ayı sonunda BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Aleksander Downer’la görüşeceğini yazdı…

Mavroyannis’in BM’nin, geçmiş müzakerelerde kaydedilen görüş birlikleri ve görüş ayrılıkları belgesini Downer ile er veya geç görüşmesi gerektiği de belirtiliyor...

Anastasiadis’in daha önceki açıklamalarına baktığımızda, atayacağı müzakereciye Türk yetkililerle görüşme ve Türkiye’ye gitme de, geniş yelpazede yetkiler vermek istediğini söylemişti.

Anastasiadis, Mavroyannis’e özellikle hukuk danışmanlarından oluşan bir grubun eşlik etmesini istiyor.

Öte yandan da, daha öncede yazdığım gibi, ‘think tank’ (düşünce havuzu) oluşturmayı düşünüyor...

Bu organın başkanlığına da Tasos Conis’i uygun görüyor.

Ayrıca bu organa, Türkolog ve Hristofyas’ın müzakere grubu üyesi (ve damadı) Nikos Muduros’un da aralarında bulunduğu çok sayıda teknokratın katılması konusunda nabız yoklama düşüncesinde olduğu bildiriliyor...

Bunca hazırlık ve çalışma planına karşılık Kıbrıs Türk tarafında seçimden başka ne oluyor?

Ya da ne düşünülüyor…

Farkında bile değiliz… 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31