Bildik bileli fasatriyalar vardı bu ülkede…

Bela peşimizi bırakmadı.

Biz nerede, o orada…

Ortalık darmadumandı.

Evler yıkık, dükkânlar kapalı, kepenkleri kırık, pencereler sönük.

Yanık kokusu hiç eksik olmazdı.

Sokaklarda kum torbaları, evlerde sığınaklar…

Dolaplarda silahlar, belde tabancalar…

Ve kasaturalar.

Bir dönem mücahitlerin şapkaları yandan yatıktı, bir dönem jilet gibi dik…

Apoletleri vardı…

Bir de boyalı botları.

Her zaman bakışlar ileriydi…

Düşman gelecek, onları püskürtecektik.

İş yoktu.

Emek boşa harcanıyordu.

Zaman geçiyordu.

İleriye değil, geriyeydi gidişler.

Neyi bekliyorduk bilmezdik.

Büyükler, okusunlar, kurtulsunlar diye gençleri bilinmeze gönderirlerdi.

Hava her an patladı, patlayacaktı.

Ve gün batarken, doğal olarak büründüğü kızıllığa, “kan çıkacak” faraziyeleriyle yaklaşıyorduk.

O masum mavinin kızıllığı bile korkutucuydu.

Çünkü İngiliz’in saldığı köklere, besin gerekiyordu.

O kökler ki derinlere indikçe yerin sahiplerinin koltukları yerlerinden oynuyordu.

Oturanlar tedirgindi…

İngiliz böyle istemişti…

Kırdırmıştı halkı.

İki halksınız, ayrısınız demişti.

Okulları, okulda okutulan ders kitaplarını, ibadet yerlerini, hatta bayrakları bölmüştü.

“Böl ve yönet” in babasıydı.

İngiliz işini iyi bilir, iyi yapardı…

İşi iyi kıvırıyordu.

Onlar bataklık diye ta Avustralya’dan efgalitto ağaçlarını getiren milletti…

Ve bataklığı kurutan millet, Kıbrıs’ta rahatlarını bozma ihtimali olanları kurutmaya karar vermişti…

Böldü, yönetti.

Biz ise bölündüğümüzü sonradan bildik.

Ve ikiye ayrılan toplum birleşecek yere devreye başkalarını da kattı…

İki, iki daha, etti dört…

Dört derken bir de ABD ile AB devreye girdi…

Olduk altı.

Ve iş uzadıkça, devreye girenler arttıkça, İngiliz’in BÖL-YÖNET’i köklere gıda taşımaya devam ediyor.

Kaldı yani.

Ve özet…

Durumumuzu, geleceğimizi özetle deseler, zaman da verseler, bulacağımız en güzel cümle biraz eksik de olsa….

Ancak İngiliz Parlamenter Sir Alan Meale’nin Kıbrıs Haber Ajansı’na verdiği demeçte söylediği cümle olur…

”O ada bir ülkedir, bir adada, bütün halklarının birlikte olması gerekmektedir ve Türkiye’nin böyle bir şeye dâhil olması utanılacak, tamamıyla utanılacak bir şeydir”.

Eksiğin ne olduğunu tahmin ettiniz…

Bu ada iki değil, tek toplumlu ve bütün olmalı…

İngiliz üsleri kalkmalı…

Yunanistan, ABD çekilmeli…

Oluşması zor değil mi?

O yüzden şimdilik fasariyalara devam…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31