Şu zehirlenme olayıyla ilgili işin peşini bırakacağımızı sananlar yanılıyor.

Hele de birilerini kurtarma pahasına başkalarına çamur atma meselesini içimize sindirebilmemiz mümkün değil.

Bakın size bu konuda yeni gelişmeleri de aktaralım;

Aqua Life şirketi konuyu mahkemelere taşıyor ya davayı üstlenen bir bayan avukat anında devlette istihdam edildi ve bu hanfendi, ilgili şirketin telefonlarına çıkmaz oldu.

Konuyu köşesine taşıyan Türkiyeli bir gazeteci olanları köşesinde yazınca, apar topar KKTC’ye çağrıldı ve yaptığı küçük bir tatilden sonra fikirleri ansızın değişiverdi.

Hatta giderken ilgili şirkete telefon edip, bu işi ileriye götürmemesini istedi.

Yine bu olaydan sonra devletin laboratuarından ihbar mesajları yağmur gibi yağıyor.

Bir çok tahlilde bir çok ürünün sağlığa aykırı olmasına rağmen müdahale edilmediği iddia ediliyor.

Beğenirler ya da beğenmezler, ilgili şirketten özür dilenmedikçe bu işi kaşımaya devam edeceğiz.

Bakan Ahmet Kaşif, Müsteşar Akçaba, Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi Müdürü Hatice Faydalı, ya da her kimse çıkıp gerçekleri ortaya koyuncaya kadar, ilgili firmanın itibarı geri verilinceye kadar iz üzerindeyiz, bu böyle biline.

Ve işte aşağıda Aqua Lıfe şirketinin ibret veren mektubunu aynen yayınlıyoruz;


  “Sayın Levent Özadam, bildiğiniz gibi geçtiğimiz hafta Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne damgasını vuran Salamis Bay Conti Resort Hotel’deki 60’a yakın müşterinin zehirlenme şüphesiyle hastaneye kaldırılmasından sonra zehirlenme sebebi olarak Aqua Life suyunun suçlanması sonrası fabrikamız hiçbir numune alınıp tahlil edilmeden mühürlenmiştir.

Oteldeki zehirlenme vakası 19/07/2011 olmuştur.

Firmamız ise 20/07/2011 de otele su vermiştir aynı gün Girne’deki Malpas otel başta olmak üzere 3 ayrı otel ve Lefkoşa, Girne ve Gazimağusa’daki  bayilerimize 1000 adete yakın su dağıtılmıştır.

Ada genelinde Salamis oteli haricinde hiçbir şikayet alınmamıştır.

900 kişilik müşteri doluluğu olan Salamis otelde neden 60 kişilik bir  gurubun zehirlendiğini ve bu zehirlenmenin sudan olduğunu anlamış değiliz.

Sadece 60 kişimi bizim suyumuzdan içmiştir diğer 840 kişi hiç mi yemek yemedi su içmedi.

Otel çalışanlarından neden kimse zehirlenmedi?

Biz otelin sadece çalışanlarına su vermekteyiz otel müşterilerine bizim sudan verilmemektedir müşteri grubuna pet şişe ve bardak su verilmektedir bizim fabrikamızda pet şişe ve bardak su üretilmemektedir.

Sağlık bakanlığından hiçbir görevli gelip fabrikamızdan numune almadan sadece otel yönetiminin sudan olduğunu söylemesi üzerine fabrikamızı mühürlemeleri düşündürücüdür.

Zehirlenme olayı 19 Temmuz’da olmuştur ve fabrikamızdan numuneler 26 Temmuz’da alınmıştır.

Numunelerin neden bir hafta sonra alındığını merak ediyoruz ve bunu sorduğumuzda da hiçbir yetkiliden cevap alamıyoruz.

Neden fabrikamız bir hafta bakanlıktan hiçbir belge ve rapor gösterilmeden kapatılmıştır, bunu öğrenmek istiyoruz ama bakanlık dahil hiç kimse bizimle bu konu hakkında konuşmak istemiyor ve emir böyle diyip geçiştiriliyor.

Alınan numuneler hiçbir fabrikaya uygulanmayan bir şekilde 7 yerden ayrı numune alındı. Normal uygulama sadece suyun  çıkışı olan yerden alınmasıdır neden bize böyle bir uygulama yapıldı.

Otel 70’e yakın firmadan gıda malzemesi alıyor ve bu gıdalardan çıkan sonuçlar açıklanmıyor biliyoruz ki bu gıdaların % 80’inde bakteri çıkmıştır.

Salamis otel bu gıda maddelerinin yarısından fazlasını devlet kuruluşlarından temin etmektedir bu yüzden tahlil sonuçları açıklanmamaktadır çünkü açıklandığı takdirde otel ve KKTC turizmi zarar görecektir.

Bilindiği  gibi 2011 yılı KKTC de turizm yılı olarak ilan edilmiştir turizmi kurtarmak adına bizi kurban seçmişlerdir.

Levent bey sayın bakanımız Ahmet Kaşif  ile görüştüğümüz zaman önünde gıda maddelerinden alınan numunelerin sonuçları vardı bizim tahlil sonucumuzu görmek isteğimizi söylediğimizde çıkartıp al kardeşim senin suyunda bu sonuçlar çıktı diyemedi.

Peki gıda maddelerinin sonuçlarını  açıklayacak mısınız dediğimizde bize sus ve bu işin üstüne fazla gitme biz özür metni yayınlayıp seni temize çıkaracağız dedi.

Bu özür metni bizim ismimizi ne kadar temize çıkarır?

Bayilerimizin kaybettiği müşterilerinin ne kadarını geri getirir?

Şirketimizin lekelenen ismi bir özür metniyle nasıl temizlerler?

Tabi devlet kendi ürünlerini mi karalayacak?

Bir kurban seçilip onun üstüne atacaklar ne yazık ki o kurban biz olduk.

Levent bey Devlet Laboratuarı’ndan 7 ayrı yerden alınan su numunelerimizin temiz olduğunu öğrendik.

Size soruyorum 1 haftadır mühürlü olan fabrikamızdan hiçbir bakım yapılmadan alınan numuneler tertemiz çıktı.

Peki nasıl oluyor da sürekli çalışan bir yerde su zehirli çıktı diye çamur atabiliyorlar?

Levent bey 2 gün önce gece saat 23:00 24:00 arasında telefon aldım kızım ‘şu an Salamis Hotel de toplantıdayız senin adını ve zararını nasıl kurtarırız diye  görüşüyoruz.”dedi.

Açık açık bana para teklif edip susmamı isteyeceklerini ima etti.

Bu mağduriyetimiz biraz para verilip temizlenmez”

Hangi kurum ve kuruluşa gitsek bize yardım etmediler.

Bizi dinlemeden ve fabrikamızı görmeden yazılar yazdılar hep karaladılar.

Bizim derdimiz ne para ne pul, sadece ayaklar altına alan meslek onurumuz ve haysiyetimizdir.

Derdimizi kamuoyuna duyurduğunuz için teşekkür ederiz…”

(Fatma SOLMAZ-Aqua Life Ltd. Direktörü- Tel: 0 533 883 77 70)

levent.20110802084340.jpg

MESAJ KUTUSU

Sayın Mehmet KRAL, Salamis Otel’deki zehirlenme olayını kaleme alan Türkiyeli gazeteci Mehmet Kesim’i apar topar ülkeye getirip işletmenizde güzel bir tatil yaptırmışsınız. Sonra da ne tesadüf bu gazeteci arkadaşın fikirleri değişivermiş ve o da sizin gibi ilgili firmaya ‘bu işin peşini bırak’ demiş. Hayırdır inşallah?

Sayın Ali Çetin AMCAOĞLU, çeşmelerinden çamurlu su akan Zümrütköy’den sayısız şikayet mesajı geliyor. Ziyaret programınıza burasını da dahil etmeyi düşünüyor musunuz, yoksa görmemezlikten mi geleceksiniz?

Sayın Alican KABAKÇI, dün öğlen saatlerinde Maliye Bakanı Ersin Birliğinize de kadar gelmiş ve bugünkü eylemin bir süreliğine ertelenmesi istemiş. Ancak Nuh deyip peygamber dememişsiniz. Çiftçi ve köylünün geçmiş eylemlerini hala unutmadık, hakkımızda hayırlısı artık.

Sayın İrsen KÜÇÜK, Erman Yaylalı’yı siz görevden aldınız ama Derviş beyin imzası eksik kalmış. Bu konuda parti içinde mini bir kriz yaşayabilirsiniz. Saray’ın kapısını aşındıran bakan ve vekil sayısı her geçen gün artıyor bilesiniz.

Sayın Derviş BESİMLER, talihsiz bir trafik kazası geçirdiğinizi üzüntü ile öğrendik. Verilmiş sadakanız  varmış. Büyük geçmiş olsun diyoruz.

Sayın Ahmet DERYA, KTHY’nin batırılmasında Türkiye’yi suçlamanız biraz gülünç oldu. Bari siz bu konuda bir yorumda bulunmasaydınız ha keşke.

Sayın Mehmet AVCI, Lefkoşa Dereboyu’ndaki Trafik Müzesi’ne en son ne zaman gittiğiniz bilmiyoruz ama, binanın baştan sona elden geçirilmesi gerek. Bu konuda Telsim ya da Turkcell’den destek istemeniz en doğru karar olacaktır.

Sayın Ahmet BENLİ, Cuma akşamki düğün için artık gün saymaya başlamışsınız. Baba olmak ne kadar vefakarlık istiyor değil mi? Aşırı sıcaklarda davetiye dağıtmak her babayiğidin harcı değil.

Sayın Tunç ERTAN, Türkiye televizyonları Nuh’un Gemisi’ni öve öve bitiremiyor. Bu arada çok sayıda basın mensubunu otele davet edip tanıtım yapıyormuşsunuz. Aman bizim yerli basın sakın duymasın.

Sayın Şerife ÜNVERDİ, gelmiş geçmiş çalışma bakanları bir türlü altından kalkamadı bakalım yaşlılar yurdu konusunda başlattığınız çalışmalar nasıl sonuçlanacak çok merak ediyoruz. Yurdun Lefkoşa’ya yapılması fikri de hiç yabana atılacak gibi değil.

Sayın Asım AKANSOY, Rum kilisesi KKTC’den elektrik alınıyor diye evlilik törenlerini karanlıkta yapıyor. Sizce çözüm ne kadar yakın acaba? Kamuoyu biraz daha yere basan açıklamalar bekliyor.

Sayın Özdemir TOKEL, hadi reklamcılık konusunda üstünüze yok biliriz ama, güzeller konusunda ne kadar tecrübelisiniz işte onda biraz şüpheliyiz. Jüri olayında yoksa torpil mi işledi yine?

Sayın Ozan CEYHUN, Kıbrıslı bir bayana gönlünüzü kaptırdığınız ve abayı yaktığınız söyleniyor. Bu kez nikah masasından kaçış olmadığı da iddia ediliyor. Hadi bakalım hayırlısı…

Sayın Ahmet ÇALUDA, bir arkadaşınız anlaşılan size fena halde şaka yapmışa benziyor. Ancak birkaç gazeteciyi ortadan kaldırma fikrinize katılmıyoruz. Basın olmasa siyasilerin kirli çamaşırların kim ipe serecek?

Sayın Raif ERKIVANÇ, biraz geç ve güç oldu ama sonuçta temiz oldu. Binatlı Başkanlığınızı kutlarız. Bu arada Tahsin hocanın tecrübelerinden her zaman faydalanmakta yarar var. Kendisi bu işlerin hem yer üstünü hem de altını en iyi bilendir.

Sayın Hatice FAYDALI, Salamis Bay Conti Otel’deki zehirlenme olayıyla ilgili siz de ne yazık ki sınıfta kaldınız. Ama Allah’ın sopası yoktur bilirsiniz değil mi?

Sayın Cafer GÜRCAFER, sıkıntı ve stresten dolayı sigara orucunu bozduğunuz söyleniyor. Bu arada şu yaşlılar yurdu projesini bir hatırlatalım dedik. Şu mübarek ayda sevaba girmek istemez misiniz?

Sayın Ferhat ATİK, düğün için artık siz de gün sayıyormuşsunuz. Ayrıca düğünü yurt dışında yapma fikri hiç de fena bir fikir değil. Bu sıcaklarda ülkede düğün yapmak hem size hem konuklara eziyet olacaktı. Mutluluklar dileriz.

Sayın Reha ARAR, geçtiğimiz günlerde Merit Cristal Cove Otel’da kral dairesinde kalan bir müşteriniz hizmetten o kadar çok etkilenmiş ki kendisini kral ilan etmiş ve odadan çıkmamak için epey direniş göstermiş. Ne varsa o odada öyle…

 

Günün Fıkrası : Kavga böyle başladı

Cumartesi sabahı, sakin- sakin giyindim, kahvaltımı ettim, köpeği kapıp sessizce garaja geçtim..
Kayığı arabanın üzerine atıp, şelaleye doğru yola çıktıydım ki, baktım fırtına çıktı-çıkacak... garaja geri döndüm, radyoyu açtım, hava durumu, havanın gün boyu böyle gideceğini söylüyor...
Eve geri döndüm, yavaşça soyunup, yatağa süzüldüm..
Uyumakta olan karımın vücuduna arkadan sarılıp, arzu dolu, kulağına fısıldadım, "Dışarıda hava berbat"...
10 yıllık sevgili karım mırıldandı 'Salak kocam bu havada balığa gitti, inanabiliyor musun?' 
Ve kavga böyle başladı...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31