-Durumlar?

-Vallahi bugün ortalık günlük güneşlik…

-Nasıl olur, dün darmaduman oldunuz. Gazeteler, “felaketi yaşadık” dediler… Bugün o fırtına, gök gürlemeleri, yağmur, nereye gitti?

İnsanın aklı almıyor…

Bir bakıyorsun hiç bitmeyecek karanlık tablo…

Bir bakıyorsun hiç bitmeyecek günlük güneşlik…

Bir dönem kuraklık, diye ağladık.

Bir dönem sıcak, ne olacak halimiz, dedik…

Derelerin içine ev yapacak kadardık…

Son yıllarda unuttuğumuz dereler ortaya çıktı.

Kurbağalar coştu.

Ki taştılar da.

Öleydi, böyleydi, geçti.

Yine gelecek mi?

Değişen dünya iklimi nedeniyle tekrardan yağış kaçınılmaz.

Bir yılda yağacak yağmur bir ayda düşecek olursa, elbette sonu felaket olur…

Bu, ne kadar sürer, düzelir mi, gibi soruları boş verin…

Gelin gazetelerin felaket diye niteledikleri dünün çok daha vahimlerini irdeleyelim…

İlk aklıma geleni geçen yıl olmuştu…

Kalecik’ti bunun adı.

Doğamıza petrol bulaşmıştı.

Deniz ve denizde yaşayan canlılar ve karadaki ağaçlar etkilenmişlerdi…

Bu, elektrik santralinden denize bulaşan 100 tonluk petroldü…

Günlerce dinledik.

Günlerce yazdık, üzüldük…

Felaketti o yıl…

Etkisi halen devam ediyor…

Daha öncelere gidelim…

Ormanlarımız yanmıştı…

Elli yılda eskisi gibi olmaz, demişlerdi…

Etkisi halen devam ediyor.

Kuşlar, böcekler ve her türlü doğaya ait yaşam bitmişti.

Kim bilir ne zaman beklenen olacak?

Unutuldu mu?

Unutuldu…

Ondan önce malumumuz 1974 yılı vardı.

Dağlar patlamıştı.

Ovalar yanmıştı.

Kıbrıslılar evlerinden, yurtlarından olmuşlardı.

Ve ölüm kol geziyordu her yerde…

Unutuldu mu?

Asla…

Etkisi devam ediyor… Edecek de.

Daha öncelere gidersek, karşımıza “çekirge felaketi” çıkar…

O değişik bir felaketti…

Mısır’dan, Tunus’tan milyonlarcası kalktı, memlekete geldi…

Bulut gibiydiler.

Ovalara daldılar.

Santimetre kareye bilmem kaç bin tane düştü…

Ne ot, ne sebze, ne meyve bıraktılar…

Her tarafı kokuttular…

Bitti mi?

Bitmez…

1952’de deprem yaşandı…

Felaketti.

Ve dünya savaşı…

Üç beş sene önce de hortum çıkmıştı felaket diye…

Ağıllar, evler, köyler perişan olmuştu…

Bugüne bakacak olursak…

Yağmura, “felaket” diyorlar…

Bas bas bağırıyorlar…

Ama sahillere, kuma döndürülen dağlarımıza, kumarhanelerin çarpıklığına, kerhanelerin ovaların içine yapılmasına felaket demiyorlar…

-Durumlar?

-Vallahi bugün ortalık günlük güneşlik…

Öyle de oluyor zaten…

Unutuyoruz…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31