Fillerin kavgasından sadece çayırlar zarar görür.

Filler yine dev gibi ve yine sapasağlam hayatta kalırlar. Oysa ayaklarının altındaki çayırlar artık ezim ezimdir.

Fillerin tarih sahnesindeki rolleri verileli beri yaşam hep böyle süregelmiştir.

***

Buradaki filler iktidarda koltuk sahipliğini elde tutmaya çalışanlar, çayırlar da biz oluyoruz ne yazık ki…

Filler yine kavgaya hazırlanıyor. Çayır yine ezilecek.

Kasım ayına kadar ezim ezim eziyet göreceğiz desenize. Kurultay fillerin kavgasını kızıştıracak. Fillerin kavgası memleketi yoracak. Başka her şey duracak, nefesler tutulacak. Kavga büyük çünkü…

Onlar yerken içerken; yedirip içirirken, yarışırken bize sadece ezilmişliğimiz kalacak. Onlar koltuklarına sahip kalabilmek için her şeyi meşru görürken, hatta koltuklarını daha garantilemek uğruna kavga ederken bizlerin çekeceği eziyet her geçen gün büyüyecek.

***

Oysa hatırlıyorum da anlaşma böyle değildi sanki seçim öncesinde. Şimdilerde bizi gözleri kapalı çiğneyen bu filler, kötü yönetimden ve haksızlıklardan bizleri kurtarmak için tüm sıkıntılara göğüs gereceklerini, o günlerde gerine gerine anlatıyor, bilmediğimiz formüllerinin ceplerinde olduğunu açık açık ilan ediyorlardı.

Böyle değildi antlaşmamız. Onlara göre ezilmiştik ve yeşermemiz için çaba göstereceklerdi. Güya kendilerinden öncekilerin uğrattıkları haksızlıklardan bizleri kurtaracaklardı.

Biz mi yanlış anlamışız bilmiyorum: Sanki yeşil ve canlı hiçbir yanımızın kalmaması için özel bir çaba sarf edip bizi yok etmenin bildikleri ve akıllarının kestiği her yöntemini deniyorlar.

Tepemize çıkana kadar son derece uysal olan bu filler, şimdilerde olabildiğince hırçın ve kavgacı görünüyorlar.

İlginç olan şu ki, ne birbirleri ile ne de bizimle hiç bitmedi kavgaları.

Memleketim yangın yerine dönerken onlar koltuklarının sevdasından kurtulamadılar.

Kişisel faydalar için devlet imkânlarını pervasızca harcamaktan bir saniye bile tereddüt etmediler.

Övünmek dışında bir şey yapmadılar. Halk kasıp kavrulurken onlar lale devrini yaşamaya devam ettiler. Şimdilerde bizler, bir devletin içine düşme ihtimali olan her türlü çıkmazı yaşarken onlar sefa sürüyorlar adeta. Kişisel çıkar ve lükslerinden bir saniye bile tereddüt etmiyorlar.

Herkes kendi âleminde anlayacağınız.

Daha güzel bir yönetimi vaat edenler, kendilerine ve kendi dar çevrelerine daha güzel bir hayat vaat ediyorlarmış bizim haberimiz yokmuş.

Hatta güçlüden yana tavrını belirleme yarışına giren fillerin bazıları, kendi liderini belirleyerek güçlüden yana tavrını koyuyor ki kendisi de çayıra dönüşmesin. Fil olarak çayırların üzerindeki konumunu sabitlesin.

***

Yurttaşın fedakârlık edecek dermanı kalmadı!

Yurttaşın yaşamını bir zulme döndüren değişimleri görmezden gelen iktidar yetkilileri ve onların kontrolündeki devlet kurumlarına karşı savunmasızlığımızın sona ermesine ramak kaldı.

Kıbrıslı Türk’e bu mezalimi gözünü bile kırpmadan yaşatan fillerin bizi ezmelerine seyirci kalmayacağız.

Filler göbek büyütüp ense kalınlaştırırken bizler kemer sıkmayacağız.

Onların koltuk kavgalarının cezasını bizler çekmeyeceğiz.

Memleketin yanıp tutuştuğu günlerde kumarhane eğlencelerinde olan, liderlik yarışını yurttaşlarının en zor günlerinde açıklayan kişilerin gailesini anlamak için âlim olmanın lüzumu kalmamıştır.

Bir dövüşüp bir anlaşıyorlar! Ha bire erken seçim yapıp ekonomiyi ikinci plana atıyorlar. Birbirlerine bağırıp çağırıyor, bunu bize izletmeyi hizmetten sayıyorlar.

Şimdi beni iyi dinleyin: Kurutup işlevsizleştiremeyeceksiniz!

Susturup yok edemeyeceksiniz!

Var olmaya, yeşermeye ve büyümeye devam edeceğiz.

Hem biliyor musunuz? Bizim kaybedecek bir şeyimiz kalmadı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31