Yangın yeri …. Devleti halkı savunanlar, halktan alınan vergilerle yapılan yatırımları yaktı, yıktı ve dağıttı. Sözde ezilen halkın yanındalar. Fakat halk üzerinden faturalar kesiyorlar. Gazetelerde fotoğrafları yayınlanan olaylarda maskeli insanlar vardı. Yayınlarda izlerken en önde görünen maskeli kişiler kimdi? Neden tansiyonu yükselten hareketler yapıyorlardı? Kime neyi ispat etmeye çalışıyorlardı? Yüzlerini neden saklıyorlardı? Gerçekten grev yapan kesime dâhiller miydi? Yoksa tek amaçları provoke etmek miydi? Sanırım tek amaçları halkı kendi gaye ve çıkarları uğruna yönlendirmek ve karmaşadan istifade etmekti. Bir günlük grevde bile Rum tarafına neler kazandırdık? Ülke menfaati gözetilmeksizin alınan bir kararın ardından batmakta olan Rum tarafına kendi ellerimizle yardım ettik. Bizi yıllardır kendi topraklarımızda azınlık muamelesi yapmaya çalışan komşumuza sıcak kaynak sağladık. Sonra halk, ülke ve gelecek diyoruz.

Sorun grev yapılması değil. Sorun hak arıyorum derken başkasının hakkını elinden almakta. Toplum olarak eğitim seviyemiz oldukça yüksek diyoruz ama pratikte bunu gösteremiyoruz. “Kardeşi kardeşe kırdırttılar” diyerek tribünlere oynayanlar, taş ve şişe fırlatarak kime saldırdılar? Yada neden saldırma yolunu seçtiler? Konuşarak uzlaşmaktan aciz miyiz ki? Atılan hangi taş soruna çözüm getirdi? Olayları çığırından çıkaranlar, şapkalarını önlerine alıp düşünmeliler. Kahramanlık nağraları atanlar tanınma mücadelesi veren KKTC devletine ne denli zarar verdiklerini hesaplamalılar. Çünkü güç ikiye bölünmeye çalışılıyor. İçte ve dışta mücadele verilmesi sadece Rum tarafının ekmeğine yağ sürmek olur. Sorunların ayyuka çıkarılması ile ambargolardan sıyrılarak tek başına yoluna devam etmek isteyen KKTC halkının aleyhine bir süreç başlatır. İç savaş çığlıkları atan bir kesim, ülkenin yıllardır istediği hakları elde etmesine zarar verir. Ortada şayet bir sorun var ise, uzlaşı yolları aranmalı ve hatta fedakârlıklar yapmaktan çekinmeden bu yollar tercih edilmelidir. Israil uçağı hava sahamıza girmiş. Müdahale edilmiş. İç savaş nağralarının ardından gelişen bu olay bizleri kendimize getirmelidir. Ülkemizde birlik ve beraberliği sağlamak ve korumak için adımlar atılmalıdır. İçte oluşan çatlaklarla dışta asla elimiz kuvvetli olamaz. Ülkemizin gerek müzakerelerde gerekse de uluslararası alanda yerinde sayması her kesimden herkesin zararına olacaktır.

Sonuç itibariyle hak ve özgürlükler başka amaçlara alet edilmeden sonuna kadar istenmelidir. Fakat sözde hak ve özgürlük talebi yapılıyormuş havasında, ülkeyi bölerek başka mecralara çekmeye çalışanlara fırsat verilmemelidir. Hele ki bu kadar hassas bir dönemde…  Aynı gemide yüzdüğümüz ve aynı acılara yaşayarak bugünlere geldiğimize göre, bugünde sağduyumuzla hareket etmeliyiz. Halk ve devlet karşı karşıya değil, sırt sırta durarak varlığını ve özgürlüğünü korur. Karşı karşıya getirmeye çalışanların oyununa gelmeyin.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5