Bazıları resim dediği zaman fotoğrafa, fotoğraf ustaları kızarlar bu söze...
Çünkü fotoğraf makinesi ile fotoğraf çekilir, fırça ile de resim yapılır...
Facebook'a birileri bir ressamın yaptığı resimleri koymuş.
Resimlere baktım, bir daha baktım hiç de resim gibi gelmediler bana, şaşırdım.
Alttaki notlardan birisinde "Yuh artık, birileri dalga mı geçiyor bizimle bunlar basbayağı fotoğraf diye yazıyordu.
 
Bazı fotoğraf hocaları "fotoğraf makine ile çekilir bizler fotoğrafları Fotoshop'ta resim yaparız, dolayısıyla resim desek pek yanlış olmaz" dese de resim, resimdir.
Hepimizin peşinde koştuğu paradır...
Kağıt, madeni, çek, senet, kredi kartı olarak ceplerimizde dolanıp duruyor hınzırlar.
Dünya, kapitalist sistemin kurduğu düzenle neredeyse para ile dönüp duracak güneşin etrafında.
Yangın olur "ormanlar, şehirler yanar, canlar söner, canlılar telef olurlar, insan, şu kadar milyon dolarlık hasar" der.
Deprem olur, binler yitip gider molozlar altında sermaye yine kayıp paralardan, ekonomiye verdiği zarardan bahsediyor.
Paranın da sahtesini yapıyor kalpazanlar.
Cezası az sayılmayacak kadar çok olduğu halde ne kalpazanlar biter, ne de piyasada dolaşan sahte paralar.
Bir büyüğüm "Aslından farksız sahte para basan kalpazanları asarlar" demişti de o gündür bugündür düşünürüm...
Acaba gerçek paradan farksız sahte para, sahte para olabilir mi hiç?
Olsa da kim anlayacak farksız sahtenin, sahte olduğunu?
Bir de sahte insan vardır gerçeğinden ayırt edilemeyen.
Yüzüne bakıyorsun, insan.
Soru soruyorsun insan gibi cevap veriyor.
Gıdıklıyorsun gülüyor, vuruyorsun ağlıyor.
Ancak sahte.
Neyse diyelim ve bu sahteliklerden gerçeklere dönüş yapalım.
Yağmur var dediler Kıbrıs'ın suya hasret kurak toprağına.
Hafta sonu tatilinde evde oturmak ve buğulanan camın arkasından yağmurun sesi ile yağmuru izlemek, dinlemek...
Bazı şeyler var ki para ile satın alınamaz.
Çatıya vuran yağmurun sesi gibi.
Kıyıda kayaları döverken dalgaların hava ile buluşmasından yükselen su damlacıklarının havada yaptığı dans...
Ficaların denizden firarları, denizin onları yeniden içeriye çekişi..
Alınamaz para ile.
Bugünün kıymetini bilmek ve hakkını vermek önemli.
Çünkü yarın ne olacağı hiç belli olmaz.
Yarm demişken hafta başı eylemler yine kaldığı yerden devam edecek Kıbrıs'ın kuzeyinde.
Her ne kadar, "Türkiyeli Kıbrıslı ayırımı yapıp Türkiyeli öğrencilerin fazla oldukları okullarda greve gidiyorsunuz " dese de Türkiyeliler...
Biliyoruz ki bizim içimiz yanıyor onların değil.
Yanıyor memleketimiz ikiye bölündü diye.
Canımız sıkılıyor sebebini, ne yapmamız gerektiğini bildiğimiz halde yine de istenmeyenlerin olduğundan.
Örneğin okulları dolduranların Kıbrıs'ın rotasından sapmasına sebep olduklarını biliyoruz...
İnsan yaşadığı sürece çok tecrübeler edinir.
Belli bir yaştan sonra da "bu akıl ile genç olsaydım" sözünü hep söyler.
Söylerken gözleri dolar.
Hafta sonu bittiğinde yollarda yine eylemler olacak.
Eylemlerin amacı belli...
Hükümeti düşürmek.
Ancak eylemlerde pankartları eleyecek eyleme katılanlardan bazıları...
Paranın sahtesini yapıyor kalpazan.
Resim diye fotoğrafı, fotoğraf diye resmi yutturuyorlar.
En acısı ise gerçeğinden ayırt edilemeyen sahte insanlardır.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31