Ne idüğü belirsiz bu kurumsal yapıda, bizi yönettiğini zanneden, bakanından tutun da, üst düzey bürokratlara kadar, yaptıkları veya yapar göründüklerü işlere bakınca inanın ne diyeceğimi şaşırıyorum. Kendi kendime sormadan da edemiyorum. Yahu biz bu kadar saf mıyız? Yoksa bizi yönettiklerini zannedenler çok mu akıllıdırlar?

                                        ***

Hellimin tescili konusunda Rum komşularımızla adeta kanlı bıçaklı olduk. Halbuki hellimi Türkiye’de KKTC adına tescillememize rağmen, birçok, üstelik tanınmış Türkiye’li firma, “Hellim Peyniri” adında hellim üretip Türkiye’de satıyor. Bazıları ihracat da yapıyor. Bir taraftan hellim konusunda Rumlarla kavga ederken, diğer yandan Türkiye’de üretilmesine ses çıkarmıyoruz. Bir ara Sanayi Odası dava açacağız açıklaması yapmıştı. Ardından Dışişleri Bakanı Nami de açıklama yaparak “Türkiye’de hellim konusunda dava açmayacağız. Uzlaşı arayacağız” dedi. Buyrun Nami’den yakın.

                                       ***

Sosyal Sigortalar Dairesi Müdürü Kasım Ekmen açıklama yaparak “Üniversitelerle sigorta primlerinin yatırımı ile ilgili davalık bir durum yok. Sadece GAÜ ile 2014 yılı sigorta primleri yapılandırıldı” dedi. Demek ki GAÜ 2014 yılında çalışanlarının sigorta primlerini yatırmadı ki yatırılmayan primler yapılandırıldı. Sigorta Müdürüne ben sorarım. GAÜ mali sıkıntı içine mi girdi de 2014 yılında yatırması gereken primler yapılandırıldı? Neden dava edilip tüm primler bir anda talep edilmedi? Öyle ya, 2014 yılında bilhassa dıştan gelen öğrenci sayısında artış oldu. GAÜ’nün işleri iyi gidiyor ki yeni fakülteler açarken, diğer yandan da Şato Lambusa’yı satın alarak Turizme de yatırım yapıyor. Üstelik Kasap Döner diye dönerci dükkânları da açıyor. O zaman GAÜ’e yapılan ayrıcalık nedendir?

                                       ***

Fazla kükürt ihtiva ettiği için motorini (Normal mazotu) yasaklamak için çalışma başlatan Çevre Bakanı katı yakıt kömüre izin veriyor. Tanınmış bir tuğla fabrikası yıllardır ocaklarında kömür kullanıyor. Kömür dumanından zehirlenen işçiler bu fabrikada en fazla üç ay çalışabiliyor. Diğer bazı tuğla fabrikalarının atık motor yağı ve oto lastiği yaktığı ile ilgili iddialar da vardır. Dinç yürekli Çevre Bakanı ne yapıyor? Yani lastik ve yağ yakan fabrikalar da onların yerine kömür mü yaksın diye kömüre izin veriyor?

                                      ***

Karayolları Dairesi sanki de marifetmiş gibi, projesi hazırlanan Luricina yolunun kendi kaynaklarımızla yapılacağını açıkladı. A müdürüm, karayollarımız delik deşik. Yol kenarlarında ve refüjler içerisinde biten otlar bereketli yağmurlardan sonra adam boyu büyüdüler. Trafik işaretlerini örtmeleri yanında, sürücülerin görüş alanlarını da daraltıyor. Hadi kendi imkânlarınla onlara da bir el atıver. Bu arada CTP’nin cumhurbaşkanı adayı Siber de “İki ayda Luricina yolunu hallettik” dedi. Madem bu kadar kolaydı ve partin de yıllardır hükümettedir, neden daha önce halletmediniz? Bu arada Luricina yolu için sadece proje hazırlandı. Yapılan birşey henüz yoktur.

                                     ***

Kıb Tek için iki adet yeni jeneratör alındı. Kıb Tek’in kelli felli yöneticileri, başta Sayıştay Başkanlığı yapmış olan İsmet Akim olmak üzere, Jeneratörlerin gemiden indirilişlerini geminin önünde adeta esas duruşta durarak alkışlarla karşıladılar. Yanlış okumadınız. Demir parçalarını alkışlarla karşıladılar. Bu arada Çevre Bakanı Dinçyürek gelen jeneratörlerin ÇED Raporları olmadığı için çalıştırılmalarına izin vermeyecekmiş. Ben artık ne diyebilir ne yazabilirim ki?    

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31