Aradan koskoca üç gün geçti…

Sadece küçük bir açıklama bekliyoruz!

Aysu Basri Akter’in iddiası ortada mı kalacak?

Yıllık vergileri dörde katlanan gazinocular geçen cumartesi günü yaptıkları toplantıda geri adım atılmadığı taktirde bazı çok önemli konuları deşifre edeceklerini konuştular.

Kendi aralarınad konuştular ama bunu da bilerek basına sızdırdılar.

Hükümete mesaj gönderdiler…

Yani aba altından sopa gösterdiler!

Sopanın ucu gözüktü ama sonu gelmedi…

Oysa sopayı tam ortaya çıkarıp, ensesine vuracaksın ki ortaya attığın iddianın bir anlamı olsun!

Hiç mi yürekleri yok bunların?

Sistemin çarkı olmaya devam edip, bana dokunmayan yılan bin yaşasın demeye devam mı edecekler?

Ve bu kokuşmuş siyaset, nefesini hep ensemizde mi hissettirecek nefesini?

Oysa temiz toplum, temiz siyaset için çok büyük bir fırsat var önlerinde…

Ağızlarını tam açsalar, belki de bir milat yaşanacak bu ülkede.

Hükümetlerin yıllardır gazino ve gece kulüplerinden beslendikleri bilinir ama şimdiye kadar hiç bu kadar deşifre olmamıştı…

Herkes bilir ki, seçim satında çantalar dolusu paralar gönderilir parti merkezlerine…

Hatta parti başkanlarına son model araçlar tahsis edilir.

Bunları bilirdik de hiçbiri ispatlanmaz ve her yeni seçimde tekrarlanırdı…

Şimdi gazinocular diyor ki, UBP’nin milletvekili transferinde ilgili vekilin borçlarını biz ödedik ve işlet tamamlandı…

Kimdi bu UBP’ye transfer olan milletvekili?

Piyasaya ne kadar büyük borcu vardı ki bir kez daha gazinoların kapısı çalındı?

Hadi biraz daha konuyu açalım;

Son dönemde UBP’ye kimler transfer oldu?

Hasipoğlu, Tancer ve Aslanbaba…

Bu isimlerin hepsi de şimdi zan altında değil midir?

Hiç mi akşam başlarını yastığa koyduklarında yürekleri daralmaz bunların?

Hadi gazino sahipleri bunu söyleyerek dişlerini gösterdiler hükümete…

Peki ya hükümet şimdi zan altında değil mi esas?

Kendini aklamak için bir açıklama yapmayacak mı?

Gazinocular yalan dolan söylüyorlar bari demeyecekler mi?

Hadi konuşun be insanlar!

Ortada çok ciddi bir suçlama var, hep bilinen ama hiç ispatlanamayan…

Peki ya bu ülkede hukuk nerede?

Yoksa o da böyle bir çirkef konunun içine girip de üstüne pislik sıçratmak mı istemiyor?

Sorumuz gayet basit ve nettir;

Hangi gazino sahibi, hangi vekilin transfer parasını ödeyerek, siyasi kirliliğe ortak olmuştur?

Yok mu bunun cevabını verecek bir babayiğit?

 

 

Sucuoğlu: UBP’de fire yok

 

UBP Lefkoşa İlçe Başkanı Faiz Sucuoğlu, dün basında çıkan UBP’den 50 gencin istifa ederek DP’ye katıldığı yönündeki haberlerin doğru olmadığını söyledi.

Dün gün boyunca bu konuda parti içinde araştırma yaptığını ve UBP’den istifa eden tek bir kişinin bile bulunmadığını söyleyen Sucuoğlu, eğer iddialarında ısrar ederlerse gelsinler isim isim kontrol edelim şeklinde konuştu.

Bu arada 80 DP’linin UBP’ye katılmak için başvuru müracaatında bulunduğunu ifade eden Sucuoğlu, kısa bir süre sonra törenle katılımın gerçekleştirileceğini belirtti.

 

 

Uğural: İtirazlar titizlikle incelenecek

 

Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanı Çetin Uğural, Merkezi Cezaevi’deki terfi sınavlarında rütbe alamayan gardiyanların itirazlarının doruk noktada olduğunu söyledi.

Merkezi Cezaevi terfilerinde ortaya çıkan yaygın rahatsızlık ve itirazların nedenini araştırma ihtiyacı duyduğunu belirten Uğural, sınav öncesi yaygın bir rica ve talep yoğunluğunun ortaya çıkmasının da kendisini şaşırttığını ifade etti.

Uğural’ın bu konudaki uzunca mektubunu yarınki sayımızda tam metin olarak yayınlayacağız

 

 

MESAJ KUTUSU

 

Sayın Ali HOROZ, Şara şirketine ihale şartlarına uymadığından ötürü 1.5 milyon TL ceza kestiğinizi duyduk. Haberi duyan size tebrik mesajları gönderiyor. Demek ki daha kamuda sizin gibi doğru insanlar da var, tebrik ederiz.

Sayın Ferdi Sabit SOYER, gelecekle ilgili hedeflerinize ulaşmak için şimdiden çalışmaya başlamanız gerekiyor. Allah zihin açıklığı versin diyoruz.

Sayın Oktay KAYALP, bölgenizdeki yat sahipleri çöplerin toplanmadığından muzdarip olduğundan şikayet ediyorlar. Biraz daha gecikirseniz çöpleri kendileri toplayacaklarmış ancak sizin evin kapısının önüne dökeceklermiş. Bu sıcaklarda hoş olmaz değil mi?

Sayın Bengü ŞONYA, sanki de yakında bir erken genel seçim varmış gibi çalıştığınız gözlemleniyor. Milletvekili adaylarını belirlemeye başlamışsınız bile. Torunla oynamak varken, başka işiniz gücünüz kalmadı mı bu sıcaklarda?

Sayın Aslan BIÇAKLI, doktorunuzun tavsiyesine uyup en az bir hafta telefonları kapamanızı ve güzel bir tatile çıkmanızı beklerdik ama görülen o ki sendikacılık ruhu daha ağır basmış. Sağlıktan öte bir şey yoktur, halen anlamadınız mı?

Sayın Günay ÖZAN, geçmiş polis gününüzü kutlarız. Her türlü eleştiriye rağmen yine de teşkilatınıza bu ülke insanının güveni tamdır ve bu güveni kimse hırpalayamayacaktır. Siz yeter ki adil ve özverili çalışmalara devam edin.

Sayın Ahmet GULLE, parti MYK’sına girmek için başa baş çıktığınız Hakan Kuntay’ın sizin lehinize çekilmesinden sonra eh azından bir yemek borçlu olduğunuzu unutmamışsınızdır değil mi? Sizin yerinize ben olsam bir de yazlık takım elbise alırdım doğrusu…

Sayın Hasan BOZER, sonunda inadınız kırıldı ve meclise güvenlik kamerası taktırma kararı aldınız. Ancak dikkat edin bazı muzip sendikacıların size bu konuda bir sürprizi varmış. Ben de çok merak ettim ama ser verip sır vermediler.

Sayın Mustafa EMİROĞULLARI, partiliniz Mahmut Kuş’un önceki gün polis tarafından tutuklanmasını duyar duymaz soluğu polis karakolunda almışsınız. Vefalı davranışlarınız size siyasette çok şeyler kazandıracak, hiç endişeniz olmasın.

Sayın Kemal DÜRÜST, İmam Hatip lisesi ve İlahiyat Fakültesi konusunda herkes dümdüz giderken, siz yine gerilerde kalmadınız mı? Eğitimin patronu olarak meydanı başkalarına kaptırmamak gerek değil mi?

Sayın Güven BENGİHAN, mesleğinizdeki kariyerinizi bilmeyen yok ve arkadaşlarınız sizinle gurur duyuyor. Ayrıca rütbe taktıktan sonra cezaevine dönüp iş başı yapacak olmanız da kafalardaki soru işaretlerini silecektir. Hayırlı olsun diyoruz…

Sayın Lütfü ÖZTER, sigortalar konusundaki yoğun çalışma ve yazılarınız taktir ediliyor ama artık atı alan Üsküdar’ı geçti ve ilahlar böyle isteyince yapacak çok şey kalmadı. Yine de emeğinize sağlık.

Sayın Çetin UĞURAL, terfiler konusundaki hassasiyetinizden ötürü teşekkür ederiz. Bu konudaki tüm çalışmalarınız için sayfamızın kapısı sonuna kadar açıktır. Ayrıca bizim telefonlar da kırılmak üzere…

Sayın Ercan İBRAHİMOĞLU, önceki akşam Galabalık’taki kupa yemeğiniz epey konuşulacak gibi görülüyor. Ayrıca bir arka masadaki Cim Bomlular bir ara masanın altına girmek istemişler. En azından kupa ile resim çekilmelerini sağlasaydınız bari.

Sayın Erdal ANDIZ, gazinocuların babası ve atası olarak bari siz olsun çıkıp bir açıklama yapın. Birkaç siyasetçi deşifre olmazsa bu ülkenin gittiği yol doğru yol değil.

Sayın Özkan YORGANCIOĞLU, partinizin artık sine-i millete dönmesini isteyenlerin sayısı her geçen gün artıyor. Bu konuyu yetkili organlara getirmeniz ve tartışılması isteniyor.

Sayın Erdinç GÜNDÜZ, sıcaklar bastırınca çarşıya bile çıkmaz olduğunuz söyleniyor. Havuz keyfini bırakıp da toz toprağın içinde ne işiniz var değil mi? Bu arada yayla hazırlıklarına da artık başlamışsınız. Kıskanmadım desem yalan olur.

Sayın Ziya EMİR, eninde sonunda futbola da el attınız ya pes doğrusu. Yönlüer sizi peşine taktı bakalım nerelere kadar götürecek?

Sayın Tekin BİRİNCİ, çift porsiyon yemeye devam edersiniz ileri yaşlarda babanızı bile geride bırakır enine doğru gidersiniz. Sevgili Ertan’ı sizin yaşınızda bilirim de tığ gibi delikanlıydı. İnanmazsan resimlere bak.

 

 

Günün Fıkrası

 

İstihdam

 


Devlet bir gün geniş ve boş bir araziye geceleri göz kulak olacak, 1.200 TL maaşla, bir bekçi işe almaya karar verir.

Bir süre sonra düşünülür;
“Peki talimatlar olmadan bekçi işini nasıl yapacak’’
Bir planlama birimi kurulur ve planlamayı yapmak üzere, 2.000’ TL maaşla, iki kişi işe alınır. Bir süre sonra,

“İşleri yapıp  yapmadıklarını nasıl kontrol edeceğiz’’ diye düşünülerek, 3000  TL maaşla, iki denetmen işe alınır, biri denetim yapar diğeri raporları yazar.
Bir süre sonra;

“Bunların maaşları hesaplanıp nasıl ödenecek” diye tartışılır ve 4.000 TL maaşla, bir mali müşavir, bir katip, bir de istatikçi işe alınır.
Bir süre sonra;

“Peki bunlardan kim sorumlu olacak.’’ diye düşünülür ve 5.000 TL maaşlı bir müdür ve 3.000’er TL maaşla iki de müdür yardımcısı işe alınır.

Bir süre sonra, ülkede ekonomik kriz çıkar ve bütçedeki masrafları kısmak için bekçi işten çıkartılır...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31