Çakıcı, “çok geç kalındı, yapılacak çok iş var, topyekûn bir mücadeleye girmemiz gerekir,” dedi ya…

Bir hoşuma gitti ki…

Bir duygulandım ki…

Ancak bu kadar olur yani.

Biraz geç kaldık ama yine de ucundan yakalayabileceğimizin tam zamanı, diye düşündüm.

Adamlar, “kurtardık” diyerek aramıza girdiler.

Sonra biz aralarında kaldık.

Uyumuşuz, bunu görememişiz yıllardır.

Fark edemedik.

Dağlar, taşlar, ovalar bizim iken…

Bize sormaya gerek görmeden ekmek, biçmek, kesmek, öğütmek meselelerine el attılar.

Bir bakıyoruz yol yapıyorlar.

İyi, bizi düşünüp daha kolay ulaşalım istiyorlar, diyoruz.

Seviniyoruz bir de.

O yollardan geçerken ne tür bir arabaya bilelim hesaplarına giriyoruz.

Mercedes mi, Volkswagen mi Audi mi hesapları yaparken…

Bir bakıyoruz dağlarımız delik deşik olmuş.

Ev yapılacak, “ihtiyaç” diyorlar.

Bir seviniyoruz ki…

Koşup nereye ev yapsak, otursak, diyoruz.

Deniz kıyısı mı, ova mı yoksa dağda yapıp denize veya ovaya mı baksak hesaplarına giriyoruz.

Bunlar sürerken daha çok turist gelsin diyerek oteller, yüksek katlı kumarhaneler başlatıyorlar.

Bir de eğlence için kerhane gibi daha turistik hizmetlere girişiyorlar.

Nasıl keyif almayız?

Turist demek para demek…

Hem para hem bağımsız bir cumhuriyet…

Gel keyfim gel…

Hemen koşup hangisine brança gitsek, hangisinde Adana, Urfa kebap yesek, bakıyoruz.

Sonra lokantalar.

Eskiden var olan humus çorbacıları mesela.

Sabahın köründe çorbacı, lokantasını açmak için uykusuz kalıyordu.

Şimdi işkembeciler, kokoreççiler doluştu güzelim ülkeme…

Lokantacılarımız bile uykusuz kalmaktan kurtuldular.

Bir de midye dolması tanıttılar bizlere ki…

Keyiften ne yapacağımızı şaşırdık.

Şeftali kebabı ile mis kokulu çöreklerimiz unutuldu.

Zaten gereği de yoktu.

Güya Kıbrıs’ın kültürü…

Simit dünyaları neyimize yetmiyor?

O daha önemli.

Tam daldık, tam keyiflendik ki Çakıcı uyardı…

“Geç kaldık.”

Nereye geç kaldık?

Daireye mi gitmeliydik?

Dairede çalışan kimsemiz kalmadı ki…

Fabrikaya gidilecek desem, fabrika da yok…

Sanayi deseniz zaten çok gerilerde kaldı.

Hadi diyelim tarlaları ekmeye gidelim kargalar uyanmadan…

Memlekette ekilecek tarlalar da bitmiş…

Bıraktım karpuzu, soğan bile dışarıdan getiriyorlar…

Geç kaldıysa bu geç kalma nereyedir ey Çakıcı?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31