Her alanda ve her anlamda geçiliyoruz...

Bu durum beceriksizliğimizden ya da iş bilmezliğimizden değil "tilkiliğimizden" kaynaklanıyor...

Sürekli bir şekilde birilerinin bizlerin dağıttıklarını toplaması gerektiğini düşünüyoruz...

Sanki tüm dünya bizlere muhtaç!..

Rumlarla eşitlik istiyoruz ama eşit şartlara gelebilmek için çabalamıyoruz...

Anastasiadis arap ülkelerine gidip anlaşma imzalarken, Eroğlu UBP yemeklerinde kadeh tokuşturuyor...

Hükümet ise sözde yerel seçimler ayağına koltuklarını korumaya çalışıyor...

Hatta Dışişleri Bakanı Özdil Nami de tıpkı Eroğlu gibi "gaza" gelerek, "çözüm olmazsa devletimizi yaşatır ve tanıtırız" diye sallıyor...

Tabii o bu sözleri UBP'nin düzenlediği gecede değil Türkiye'deki temaslarında söylüyor...

Fakat iki söylemde de ortaya çıkan sonuç aynı...

***

"Özelleştirmeye karşıyız" diyoruz...

Eylem yapıp, grev koyuyoruz...

Ama tüm bu mücadeleleri vermezden önce kurumlarımızın iyi yönetilmesi için mücadele vermeyi düşünmüyoruz...

İki hafta önce Türkiye'ye gitmek için gittiğim Ercan ile 2 yıl önce gittiğim Ercan arasında dağlar kadar fark var...

Üzülüyorum, utanıyorum ama söylüyorum...

Çünkü artık boş konuşan insanlardan nefret ediyorum...

Önceleri Ercan'da tuvalete girmek için "can yeleğine" ihtiyaç duyardık...

Şimdilerde ise yastığımız ile girip yatasımız geliyor...

Sadece bu örnekten bile ne kadar medeni olduğumuz ortaya çıkıyor...

Uçak indikten yarım saat sonra gelen valizler şimdilerde 5 dakika içinde elinizde!..

Yani yıllarca bizler bu sisteme ve gelişmemiş uygulamalara mecbur bırakıldık...

Devlet tekelinin her zaman özel tekelden daha iyi olduğunu savunduk...

Halbuki ne özel ne de devlet tekeli iyidir...

Kabulümüz özerk bir yapıdır...

"Dome Hotel" en güzel cevabımızdır...

Ancak "özelleştirme istemiyoruz" diyeceksek önce özelleşmemesi için kurumlarımıza sahip çıkacağız...

Onların iyi ve dürüst bir şekilde yönetilmesi için baskıcı olacağız...

Sadece maaşımızı alıp "eyvallah" çekmeyeceğiz...

Hem kendimizin, hem ailemizin, hem de toplumumuzun geleceği için denetleyici ve gözlemleyici olacağız...

Tam tersini yaptığımız zaman "özelleştirmeye hayır" sloganının izahını yapamayız...

Tıpkı Ercan'da olduğu gibi...

Sen bir havayolu binasının tuvaletini temizlemekten acizsen, burası "özelleşmemesi gerekiyor" diye derdini kimselere anlatamazsın...

Çünkü insanlar ödedikleri miktar karşılığında, hatta fazlalığında hizmet bekler ve talep eder...

Sen bırak bu hizmetleri vermeyi, en elzem ihtiyaçları bile karşılayamıyorsan susacaksın arkadaş...

Bunları yazmak zorunda kaldığım için gerçekten utanıyorum...

Ama bizleri bu utancın içine sokanlar başları dik bir şekilde hiçbir şey olmamış gibi aramızda dolaşmaya devam ediyorlar...

Ondan sonra da "biz özelleştirmeye karşıyız" diye nutuk sallıyorlar...

Sen kurumun özelleşmesi için tüm olanakları hazırla sonra da "karşıyım" diyerek devrim yapacağını san!..

Gerçekten artık ayıp oluyor...

Ercan'da yapılanların aynısı Elektrik Kurumu ve Telekominikasyon Dairesinde de yapılıyor...

Ve göz göre göre bu kurumların zarar etmesi, hatta batması için çaba sarf ediliyor...

Ben kişisel olarak özelleştirmeye karşı bir insanım...

Hatta özerkleştirmenin en doğru olacağını savunuyorum...

Ancak ne yazık ki, bırakınız siyasileri, kendi insanlarıma dahi güvenemiyorum...

Çünkü her defasında hayal kırıklığına uğruyorum...  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31