Trabzonspor’un adaya geldiği gece telefonlar susmadı...

Adanın güneyinde Apollon Limasol takımı ile oynayacağı maç öncesi basın toplantısı ve antreman yapan Trabzonspor buna konsantre olmuşken...

Her zaman olduğu gibi adanın kuzeyinde ise, “kuru gürültüden” ibaret bir fırtına koptu...

Uçak Rodos’a kondu mu, konmadı mı...

Larnaka’ya direk mi indi, indirek mi indi...

Saatlerce doğru mu, değil mi diye yoğun bir telefon trafiği yaşandı...

Aranmayan basın mensubu ,siyasi, partili ve olayla ilgilenen kişi kalmadı...

Adanın güneyinde ise “tıs” yok...

Kime sorulduysa millet güldü, “şimdi de bunu mu buldunuz uğraşasınız” diye...

Peki biz bu kadar ilgilenirken, güneyin umursamazlığı niye!

Taşları yerine koyunca anlaşılır gibi oluyor...

Türkiye’den havalanan uçak  Türk Hava Yolları’na ya da başka bir Türk havayolu şirketine ait değil...

Yunanistan’ın “Astra Havayolu” şirketi, Trabzonspor kafilesini aldı ve Rodos’a doğru uçtu...

Rodos’a yaklaştığında kuleden verilen talimatla “düz geç” denildi..

Zaten ne alacak, ne de inecek yolcu var...

Hepsi Larnaka yolcusu...

Hal böyle olunca uçak Rodos’a  dokunmadan Larnaka’ya indi...

Ve takım Lefkoşa’ya gelip otele yerleşti...

Biz uçak nereye indi tartışmasını yaparken, Trabzon Takımı antremanını  ve basın toplantısını yapıp, üstüne bir de duşunu aldı..

Trabzonspor Teknik Direktörü Mustafa Reşit Akçay ve takım kaptanı Onur Recep Kıvrak, gazetecilerin sorularını yanıtladı...

Akçay,  Apollon Limassol takımı ile zorluk derecesi yüksek bir maç yapacaklarına dikkati çekti...

Ayrıca güneyde çok iyi ağırlandıklarını da söyledi...

Anlayacağınız “Tavşan dağ” misali...

Biz kendi kendimize bir kaşık suda fırtına koparttık...

Güneyde Kıbrıs Haber Ajansı’nın Kıbrıs Türk basınından çevirdiği haberin dışında hiç bir açıklama ve yorum yapılmadı...

İlk açıklama dün saat 14.00 sıralarında Kıbrıs Haber Ajansı’nda yer aldı...

Hermes Airports sözcüsü: “Trabzonspor’u taşıyan uçak Rodos’tan geldi. AZI 743 numaralı uçuş 12.43’te Larnaka havaalanına indi.”

Aslında Rum basınında bence bundan daha önemli bir haber vardı...

THY’ye Rum pilot istihdam edildi...

Haberde, Kıbrıs pasaportunun özde Türkiye tarafından tanındığı, zira Türkiye’nin bu pasaportla ziyaretçi kabul ettiği ve bahsi geçen pilotun sahip olduğu diploma, izin ve sertifikaların İngiliz Sivil Havacılık Kurumu tarafından verildiği de vurgulandı...

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bu güne kadar Türk gemi ve uçaklarını reddeden bir tavrı da olmadı zaten...

Şimdi bu yüzden Türkiye Kıbrıs’ı tanımış mı oldu?

Yoksa flörte mi başladılar!

Adamlar (futbolcular) Rum takımı Apollon’la maç yapmaya gidiyor zaten...

Hem de uluslararası organizasyonda...

Sporun her dalında, ekonomik ve daha bir çok uluslararası organizasyonlarda  iki dünyalı ülke, Kıbrıs Cumhuriyeti ve Türkiye  elbetteki bu tür organizasyonlarda birlikte karşılaşacaklar...

Keşke çok daha iyi ilişkilerde olsalar...

Belki çözüme de biraz olsun katkı sağlarlar...

Sorun bizde arkadaşlar...

Yani Kıbrıslı Türk olmakta!

Ve de “KKTC”de yaşamakta!

Biz uluslararası arenanın dışındayız...

Hepsi bu...

Çözüm olmadığı sürece de bunları konuşmanın yorgunluğunu taşıyacağız...

Yani normal olan bizim değil, onların yaptıkları...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31