Karakuş Öz yazdı…

Girne açıklarında yürekleri yakan facia:…Şimdi herkes aynı soruyu soruyor…

Bir düşünün…

Girne Limanı’ndan bir gemiye biniyorsunuz.

Biletinizi almışsınız.

Aklınızda sevdikleriniz var.

“Birazdan yola çıkacağız, birkaç saat sonra varırız” diyorsunuz. Belki çocuğunuz yanınızda… Belki eşiniz…

Belki anneniz, babanız…

Kimsenin aklından ölüm geçmiyor.

Çünkü siz bir gemiye ölmek için değil, bir yere ulaşmak için binersiniz.

Ama Girne açıklarında yaşananlar hepimizi derinden sarstı. Ve şimdi halkın dilinde tek bir soru var…

“Madem gemi su alıyordu, neden geri dönülmedi?” İşte bu soru öyle kolay geçiştirilecek bir soru değil.

Çünkü bazı yolcuların anlatımlarına göre gemide su alma durumu fark edildi ve kaptana geri dönülmesi yönünde uyarılar yapıldı.

Eğer bu anlatımlar doğruysa, insan ister istemez soruyor..

Neden geri dönülmedi?

“Bir şey olmaz” mı denildi?

“Devam ederiz” mi düşünüldü?

Geminin limana dönmesi için neden beklenildi?

Bir geminin su aldığını söyleyen yolcuların uyarısı neden yeterince ciddiye alınmadı?

Bunların cevabını bugün biz veremeyiz. Çünkü soruşturma devam ediyor.

Ama sormak bizim hakkımız.

Hatta bu faciada hayatını kaybedenler ve hâlâ haber beklenen insanlar için bunu sormak zorundayız.

Çünkü ortada bir gerçek var. İnsanlar hayatını kaybetti.Aileler parçalandı.

Bazı evlere ölüm haberi gitti.

Bazı evlerde ise telefon hâlâ çalacak diye bekleniyor.

Bir düşünün… Bir annenin telefonu elinde.

Bir baba sürekli aynı numarayı arıyor.

Bir eş, “Belki şimdi arar” diye bekliyor.

Bir çocuk, babasının eve döneceğine inanıyor. Biz burada oturup “kaza olmuş” deyip geçebilir miyiz?

Geçemeyiz.

Çünkü bu insanların canı bir istatistik değildir. Bir sayı değildir.

Her birinin bir adı, bir ailesi, bir hayatı vardı.

Ve şimdi hepimizin bilmek istediği çok basit sorular var.

Geminin son kontrolü ne zaman yapıldı?

Sefere çıkmadan önce geminin teknik durumu gerçekten kontrol edildi mi?

Geminin denize elverişli olduğu nasıl belirlendi?

Su alma ne zaman başladı?

Kaptan neden geri dönmedi?

İşte son soru insanın içini en çok acıtıyor.

“Belki de bu insanlar kurtulabilirdi” ihtimali var mıydı?

Bu sorunun cevabı mutlaka ortaya çıkarılmalı. Çünkü eğer ortada bir ihmal varsa, bunu bilmek zorundayız.

Eğer ihmal yoksa, bunu da bilmek zorundayız.nÇünkü halkın ihtiyacı olan şey söylenti değil.

GERÇEK…

Kimse “Şunu suçlayın, bunu asın” demiyor.

Halk sadece şunu istiyor:Ne olduysa bize açıkça anlatın. Gemide ne yaşandı?

Kim ne yaptı? Kim hangi kararı verdi?

Neden geri dönülmedi? Kurtarma neden o şekilde gerçekleşti? Geminin teknik durumu nasıldı?

Ve bundan sonra aynı şeyin yaşanmaması için ne yapılacak?

Denize açılan bir geminin kaptanı, sadece gemiyi değil, içindeki insanların hayatını da yönetir. O gemide yüzlerce insan varsa, artık mesele “sefer zamanında tamamlanacak mı?” değildir.

VEFAT EDEN İNSANLARIMIZA ALLAH’TAN RAHMET, AİLELERİNE SABIR DİLİYORUZ.

KARAKUŞ