23 Ekim 2020 Cuma 09:01
859 Okunma
Erken seçim, çözüm de değildir

Paramız yok...

Ama ondan önce “organizasyon yeteneğimiz” veya “yönetim organizasyonumuz” sıfır...

Ve hepsinden öteye, “plansız, programsız, ayransız”ız!

-*-*-

Nasıl mı?

Anlatalım...

Rauf Raif Denktaş öldü...

Allah rahmet eylesin, nur içinde uyusun...

Hem toplum liderimiz, hem kurucu cumhurbaşkanımız, hem Türklük Dünyası’nın çok önemli bir önderi...

Hatta kimisine göre “Başbuğ”...

-*-*-

Anıt mezar yapalım!

Haydi yapalım!

Yaptık!

İhaleye falan çıkıldı, Lefkoşa’da, Gönyeli ile Lefkoşa sınırlarının birleştiği noktadaki Cumhuriyet Parkı’nda anıt mezarı inşa edildi.

-*-*-

Ama yarım!

Çevre düzenlemesi yapılamadı...

Etraftaki ağaçlar kurudu.

Çiçekler soldu. Bitti.

Çimler öldü.

Anıtın arka tarafı sayılan duvarına grafitti çizildi...

-*-*-

Biz ne yapıyoruz peki?

Biz Gönyeli Belediyesini, Lefkoşa Belediyesini, hatta Mustafa Akıncı’yı falan eleştiriyoruz...

İşimize nasıl gelirse!

Hatta, oğlunu dahi eleştirmek – dedikodu yapmak maksadıyla vuranlar var!

-*-*-

Oysa temelde sorun ne?

Temelde sorun, “paramız yok!”...

Daha açığı, “ayranımız yok içmeye, atla gidiyoruz mıçmaya” durumunun tam en şahane örneği!

-*-*-

Oraya su bağlayamadık!

Elektrik kesildi çünkü hem bir miktar borç olduğunun dedikodusu yapılıyor hem de bir çok noktada demirler, lambalar, projektörler söküldüğü için, kablolar açıkta!

-*-*-

Peki sorumlu kim?

Gönyeli Belediyesi!

Öyle dediler.

En üst düzey bir belediye yetkilisi ile konuştum; “... Oranın bakımını yapmaktan onur duyarız, görev bize verilmiş olabilir ama para ayrılmadı, bütçe ayrılmadı, o iş yarım kaldı” dedi.

Denktaş ailesinden önemli bir kardeşimizle görüştüm; “... 2 – 3 milyon TL’lik bir bakım ücreti ödenecekti, o para çıkmadı, çıkarılamadı” dedi...

-*-*-

Organizasyon eksikliği, parasızlık ve yönetim zaafiyeti; sonuçta çok ciddi bir vefasızlıkla birlikte, anıtı rezalete dönüştürmüş durumda...

-*-*-

Yollar ışıksız!

Neden?

Çünkü para yok!

Bir çok proje bitirilemedi!

Neden?

Para yok!

-*-*-

Öğretmen Akademisi’nin giriş kulübesinin ters olduğunu biliyor muydunuz?

Yok yok, Nasreddin Hoca hikayesi değil; Aziz Nesin de öldü; o yazmadı!

Evet, Öğretmen Akademisi’nin giriş noktasında olması gereken kulübe, çıkışa yapıldı!

Neden biliyor musunuz?

Çünkü ihale ve proje Türkiye’den geldi!

-*-*-

Daha komik bir dedikodu yapalım!

Ercan Sözleşmesi var ya, meşhur...

O sözleşmeyi, Türkiye’deki bir havaalanının inşaat ve işletme sözleşmesinden “kopyaladık”...

İsimleri değiştirip, imzaladık!

Paralar gitti, paralar geldi ama sorunlar da oldu!

Ancak ne var sözleşmede biliyor musunuz?

“Doğalgaz” var!

Sözleşme, Ercan’ın doğalgaz ve enerjiyi, filanca yerden alması şartı koşuluyor...

KKTC’de doğalgaz olmadığını bu sözleşmeyi imzalayanlar veya hazırlayanlar sanırım bilmiyordu!

Neyse!

-*-*-

Girne Turizm Limanı!

Yıllardır, kim yönetiyor, yetki kimde, kim bakacak, kim tamir edecek diye kavga ede ede; bir de pandemi vurdu; liman resmen dökülüyor hale döndü!

Plan yok!

Yetkili belli değil!

Yetki sınırları belli değil!

-*-*-

Lefkoşa Sanayi Bölgesi; tam bir felaket, gerçek bir rezalet.

Her yağmur yağdığında sular altında kalmasını bırakın, yapmuş suyu ile kanalizasyon bir birine karışıp, öylece akabiliyor!

-*-*-

Alayköy Sanayi Bölgesi’nde plansızlık, programsızlık, projesizlik, gerçek anlamıyla tuvalet sularının yollardan akıp gitmesine sebep oluyor.

-*-*-

Beş yıldızlı otellerin büyük çoğunluğu, kanalizasyonunu “oracığa göyverdiyor!”

Kimsenin umurunda değil!

Kimse sallamıyor!

Kimse sallanmıyor!

Çünkü yetkili yok!

Siyasi yetkililer ise göbekten otellerle kardeş!

-*-*-

2021’de bizi iflasın, dibe vurmanın Allah’ı bekliyor!

Üniversiteler, oteller ve tüm ülke “batışları” yaşayacak!

Ama, CTP ile UBP koalisyon kurarsaymış; CTP bitermiş!

UBP, HP ile koalisyon kuramazmış çünkü Kudret Özersay’ın morali çok bozukmuş!

-*-*-

Sevgili CTP’liler; değerli Kudret hocam...

Seçim kaybetmiş olabilirsiniz; moraliniz bozulmuştur mutlaka...

Ama bizler; sizlerin, gerçekten değerli insanlar olduğundan hiç şüphe etmiyoruz...

Cumhurbaşkanı seçilmemek, yeterli oy almamak başka şeydir; hükümette yer almak için görev üstlenmek ve ülkenin geleceğinin sorumluluğundan kaçmak başka şey...

-*-*-

Sevgili Kudret hocam...

Dinlen...

Çok yorulduğun bir gerçektir...

Ama HP, sorumluluktan kaçmamalıdır...

Cumhurbaşkanlığı yarışında partinizi de şahsınızı da yaralayan bazı “tanıklıklarınız” olabilir ama bu tanıklıklar, dedikodular, küfürler, saldırılar, HP’nin görevden kaçmasını gerektirmez...

-*-*-

Siz yorulmuşsanız, dinlenirsiniz; aynı göreve çok uygun HP vekilleri kesinlikle vardır diye düşünüyorum hatta bundan eminim...

-*-*-

Ve CTP’liler...

Sizler, belki de tarihinizin en “zavallı” seçim sürecini yaşamış olabilirsiniz...

Genel başkanınıza ilk tur şansını verememek, bence büyük bir hataydı...

Ama geçti...

“UBP ile koalisyon kurmayız” diyerek görevden kaçmak; toplumu en sıkıntılı dönemde “açlığa terk etmek”tir...

-*-*-

CTP ve HP; UBP ile koalisyon hükümeti kurmaktan ve Covid – 19 sürecini aşmak; tüm sorunları çözmek için çalışmaktan kaçmamalıdır...

Erken seçim, çözüm de değildir; buna başvurmak, uygun da değildir...

(Diye düşünüyorum)...

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.