“KKTC Devletine sahip egemen bir halk olarak” cümlesi ile başlayan bildiri yayınladılar.

Ne demek bu, dedim.

Ve açıklamayı neden yaptıklarını düşündüm.

“Şanlı Erenköy direnişi” diyordu altında...

500 öğrenci taşımışlardı oraya.

Goççina bölgesi işgal altındaydı.

Öğrenciler, “vatan için ölürüz, bizi oraya götürün”, demişler...

TC hükümeti de, “olur” demiş...

Onları biraz eğitime tabi tuttuktan sonra, sandallara doldurarak Goççina’ya bırakmış.

Mücadele yokluk içinde sürmüş.

Ve çatışmalar acı vermiş.

1974 öncesi meydana gelen o çatışmadan sonra, çok geçmiştik oradan.

Kâh Lefke maçına, kâh okul gezisine, kâh öylesine.

Giderken sol taraftaki denize, sağ taraftaki dağlara bakıyorduk.

Paçiamo yokuşu çok zordu.

Dön dön bitmezdi...

Bir de egzoz kokusu girerdi arabaya...

Yine de havası, doğası temiz yerlerdi.

Sakin coğrafyada ilerlerken tam o noktaya geldiğimizde babam,”Ma ne çarpışmalar oldu ha” derdi.

Sonra düşen uçağı, orada bulunan yeğenimi, arkadaşları anlatırdı.

Kötü günlerdi.

Ancak bölgedeki kötü günlere üzülürken, bizlerin de yaşadığı kötü günleri unutamıyorduk.

Neydi o bandabuliya baskını sonrasından yaşadığımız, 9 Mart 1964 çarpışması...

Ölüler, kan, Mutallo’ya kapanıp kalma...

Bir bakıma evimizde hapistik.

Bombalamalar, kurşunlar, yol kesmeler gırlaydı.

Kimin ne zaman eve dönemeyeceği belli değildi.

Çıkarken mutlaka helalleşmeler oluyordu.

Ve arada sırada silah sesleri tedirginliğimizi artırıyordu.

Sonradan düşününce anlıyorduk ki hepsi de planlı, programlıydı.

Mesela 1963 Aralığında gettolara kaçarken mahallemizde kalan Rumların bakışları...

1974 savaşından sonra kuzeye giderken kalan Rumların gitme deyişleri...

Ve bugün sık sık Baf’a giden arkadaşlarımızın oradakilerle yaptıkları konuşmalar...

Bir Rum, “Ma ne delilik ettik” demiş...

O günlerdeki hatalarını kabul etmiş...

Sonra da “Yahu siz bilemedin 3000 kişiydiniz. Geçinemedik. Ve sizlerin gitmenize sebep olduk.

Oysa şimdi aramızda en az 20 bin yabancı var. Ve bizim o yabancılardan ötürü, uykularımız kaçıyor. Keşke geçmişe dönme şansımız olsaydı” demiş.

“KKTC Devletine sahip egemen bir halk olarak” diyordu, Goççina direnişinin yıldönümünde yayınladıkları bildiride...

Fakat yayınlayanlar, sahip olduklarını söyledikleri devlete gerçekte sahip olamadıklarını...

Gerçekte, sahip olduğu devletlerinden kopartılan bölgenin, başkalarının kontrolüne geçtiğini göremiyorlardı...

Ve hatta gerçekte mağlubiyetlerini zafer sanarak eğleniyorlar...

Keşke onlar da pişman olan Rumlar gibi gerçeği fark edebilselerdi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31