Marifet bu soruya net cevap verebilmektir...

“Hepimiz suçluyuz” demek kolay...

Ya da hepiniz suçlusunuz demek!..

Özellikle aydın bir insanın çıkıp yuvarlak cümleler kurması, “ne şiş yansın ne de kebap” isteğini ortaya koyar...

“Tepki görme” korkusu vardır...

Ya da reklam kaygısı...

Yoksa aydın bir insan, “Türkiye’de yaşanan olayların esas sorumlusu Erdoğan ve AKP’sidir” realitesini neden demekten çekinsin!..

Daha doğrusu neden diyemesin?

Dünyanın görebildiğini o neden göremesin?

“Ya yazdıklarım beğenilmezse” kaygısı veya “aman x kesimden tepki görmeyim” korkusu ile bir yere varmak mümkün değildir...

***

Bugün Türkiye’de demokrasi yok...

Peki, bunu sağlayacak olan kim?

Cevap; AKP...

***

Bugün Türkiye güvenli bir ülke değil...

Peki, bunu sağlayacak olan kim?

Cevap; AKP...

***

Bugün Türkiye ekonomik açıdan çöküntüde...

Peki, bunu düzeltecek olan kim?

Cevap; AKP...

***

Durmuş bir terörü bugün yeniden canlandıran kim?

Cevap; AKP...

***

Tüm çevre ülkelerle sorunlar yaşayan kim?

Cevap; AKP...

***

IŞİD terör örgütüne silah gönderdiği ortaya çıkan hükümet kim?

Cevap; AKP...

***

Türkiye Halkının sandıktan çıkan iradesine saygı duymayan ve 400 vekil verilene kadar bu savaşın sona ermeyeceğini ima eden kim?

Cevap; Erdoğan...

***

Evet, muhalefet, yani CHP, MHP, HDP ve diğerleri masum mu?

Elbette ki hayır...

Hepsi de eksiklikleri yüzünden demokrasi çerçevesinde en sert şekilde eleştirilmelidirler...

Özellikle “savaş dili” kullanan partiler hakkında yasal cezalar getirilmelidir...

Irkçılığa ve faşizme karşı büyük bir mücadele verilmelidir...

Ancak tüm bunlar gerçeği değiştirmiyor...

Yukarıda soru-cevap olarak yazdığım realiteler ortada duruyor...

Üstelik demokrasi çerçevesinde bunları dile getirenlerin sonu hapislikle bitiyor...

Yani eleştiri hakkınız dahi elinizden alınmış...

Gazeteciler, yazarlar, tiyatrocular, kısacası ülkenin tüm ilerici aydınları tehdit altında...

Kısa bir süre önce Ahmet Hakan’ın yaşadıkları ortada...

Cumartesi günkü patlamanın acısı hala yüreğimizde...

Gezi olayları, Diyarbakır patlaması ve diğerleri...

Hepsi de ya seçimlerin hemen öncesinde, ya da seçimlerin hemen arkasından yaşandı...

“400 vekil verin bu terör bitsin” diyor...

Bu bile yalnız başına koskoca bir itiraftır...

Hal böyle iken hala yuvarlak cümleler kurmak, suçu genellemek oldukça tehlikeli bir harekettir...

Bir anlamda verilen mücadeleye hakaret etmektir...

Kendi adıma Türkiye’de giden her can benim yüreğimi yakıyor...

Bu can ister asker, ister sivil, ister dağda ölen bir kişi olsun, hiç fark etmez...

Çünkü hiçbir çocuk annesinin karnından katil ya da terörist olarak doğmaz!..

Sistem ve düzenin kirlettiği çocukların cansız bedenlerini görmek beni kahrediyor...

Ve de o sistemi koruyarak bu çocuklar üzerinden siyaset yapanları gördükçe kriz geçiyorum...

En önemlisi de bu gerçeği göremeyip de hala “bu terörü her kim yaptıysa ona lanet olsun” diyenlere kıl oluyorum...

Suçlu kesin, ceza günü belli, senin yapman gereken ortada...

Fakat sen hala kılıf aramakla uğraşıyorsun...

Yazık ediyorsun güzel ülkene ve onun temiz insanlarına... 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31