DAÜ-SEN Başkanı Ulaş Gökçe’nin büyük katkıları ile Pazar günü “Gezi Parkı”na destek eylemi gerçekleştirildi…

Kuğulu Park’ta toplanan kalabalık, Silihtar’ın önünden geçerek, TC elçiliği önünde eylemini gerçekleştirdi…

Bende eyleme destek vermek için oradaydım…

Aslında yanlış yazdım, ben hep oradaydım zaten…

Sadece çağrı yapıldığında ya da kendi desteklediğim örgütün katılımıyla oraya gelenlerden değilim…

Ne yazık ki Pazar akşamı eyleme katılanların birçoğu, bir gün önce düzenlen ve sabahlara kadar süren eyleme destek vermeyenlerdi…

Bazen beni, “sen basın çalışanısın ama eylemci gibi her an oradasın” diye eleştiriyorlar…

Evet, ben basın çalışanıyım ama bu eylemlere işimi yapmak için değil, bizzat destek vermek için katılıyorum…

Ve üzülerek sizlerin bırakın destek için, işinizi bile yapmak için oralara gelemediğinizi görüyorum…

Tek yaptığınız sadece bir tweet atarak kınama mesajı yazmak ve 2–3 tane TC’li köşe yazarının yazdıklarını RT’lemek…

Mesela Erdoğan’ın uyguladığı şiddeti desteklemeyen ve bunları yumuşak bir şekilde köşelerine taşıyanlar var…

Ben bu kişileri bir günden bir güne bu eylemlerde görmedim…

Herhalde “profesyonel gazeteciler” böyle “anarşist” ortamlarda bulunmaz havalarındadırlar…

Vay Can Dündar vay, senden gazeteci mi olur? Bak bizdekilere de biraz ders al…

Hele sen Koray Çalışkan, neredeyse Gezi Parkı’nda yatacaktın, böyle gazetecilik mi olur?

Seni unutmadım Erdal Güven, bir de bu Sami Özuslu seni programlara bağlatıp bilgi aktarmanı istiyor…

Benim masa başında olayları analiz eden ve böyle “anarşist” eylemlere katılmayıp klasını gösteren gazetecilerim dururken, sen kalk Erdal Güven ile telefon bağlantısı yap…

Olmadı Sami Özuslu, çok ayıp ettin benim “üstatlarıma”…

Ayrıca sabahlara kadar canlı yayınla bu “anarşist eylemleri” insanların evine kadar taşıdığın için senin de gazeteciliğin sorgulanmalı…

Senin görevin puronu yakıp, olayları oturduğun yerden takip etmek ve sesiz kalmaktır…

Şener Levent’i yazmıyorum bile, o zaten Eroğlu’nun adamı ya, o yüzden eylemlere destek veriyordur…

Zaten attığı manşetlerden belli tavrı, tam Erdoğan karşıtı…

Halbuki bir elinde sigarası, diğer elinde viskisi ile “Erdoğan halkını, halkı da Erdoğan’ı yanlış anladı” gibi manşetler atmalıydı… 

Çok ayıp ettin sende Şener abi, bak dünkü bazı gazete manşetlerine, bunlar verecek sana gazetecilik dersini biraz daha…

Şener Levent, Can Dündar, Koray Çalışkan, Erdal Güven, Sami Özuslu, Ahmet Hakan, Cüneyt Özdemir, Yılmaz Özdil, Ruşen Çakır, Uğur Dündar ve diğerleri…

Sizler bu arkadaşlara göre görevinizi yerine getirmiyorsunuz…

O yüzden bizimkiler sizleri değil, Fatih Altaylı gibi gazetecileri örnek alıyorlar…

***

Yazının başlığına dönersek…

Ulaş Gökçe, eylem öncesi attığı iki tweet de bakın neler yazmış…

“Son laf: Bu akşam Kuğulu’da şuan hükümette olan partilerin başkanlarını da görmek istiyoruz. Gereğini yapın; yaparız.” (16.06.2013)

 VE…

“Kızgınlığımız tahakküme, baskıya, polis zorbalığına. Geliyor musunuz Serdar Denktaş, Özkan Yorgancıoğlu ve Mehmet Çakıcı?” (16.06.2013)

İşte bu iki açık davet ile meclis içindeki siyasi parti başkanlarını desteğe çağırmıştı…

Fakat bu çağrı bırakın parti başkanları düzeyinde, yönetim bazında bile karşılık göremedi…

Yani hiçbir partinin ne parti başkanı, ne de genel sekreteri eyleme destek vermediler…

Peki şimdi ne olacak Ulaş Hocam?

“Gereğini yapın, yaparız” diyen sensin…

Onlar gereğini yapmadı, demek ki gereğini eyleme katılanlar yapacaktır…

Şimdi bu insanlara neyin “gereğini yapmalarını” söylemek sana düşüyor…

Söyle Ulaş Hocam, bu insanlar neyin “gereğini yapacaklar”? 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31