Yumruğunu masaya vurarak, “Polis derhal sivilleşmeli” dedi.

Alkışladılar.

Gülümsedi.

Yerine oturdu.

Bu sivilleşme ve bağımsızlık yolunda atılmış dev bir adımdı.

Herkes onu koltuğuna doğru yürürken tebrik etti.

Sevindi.

***

Ortaokulda, lisede bizlere okutulan derslerin tümü Türkiye’nin dersleriydi.

Ne bir eksik ne bir fazlaydı o zaman da.

Belki coğrafyanın bir yerlerine Beşparmak dağları ile Trodos’u sıkıştırmış olabilirlerdi.

Ama orada bile belleğimize yerleştirilmeye çalışılan bize ait dağlar Toros, Bolu ve Kaz dağlarıydı.

Başşehir mesela Ankara’ydı.

İstanbul ile gururlanırdık.

Türkiye’nin pamuğu ile övünç duyardık.

Ürettiği patates, domates, incir müthişti.

Heler askeri…

Bizim askerdi.

ABD’yi bile yenecek güçteydi bizim asker.

Öyle büyüdük.

Öyle okuduk.

En ince ayrıntısına kadar divan edebiyatını ezberlemiştik.

Yazdığımız şiirlerdeki hecelerde hep,” fa'ûlün, fâ'ilâtün, mefâ'ilün,mefâ'aletün” lere dikkat ederdik.

Okuduğumuz romanlar, hikâyeler hep Türk edebiyatı üzerineydi.

Noktalar, virgüller hepsi oranındı.

Ancak.

Sokağa çıktığımızda biz gibi konuşurduk.

Napan Ali Dayı, Fatmaba, Emetaba…

Kimse yadırgamazdı, çünkü oyduk.

Gel zaman git zaman.

Dün bir mail geldi sevgili Selçuk Garanti’den.

İki kitabın tanıtılacağı bir davetiyeydi gönderdiği.

“Kıbrıslı Türklerde Otantik Havalar Bibliyografyası” ve “1.Kıbrıs Havaları Sempozyumu bildirileri”.

Hemen aradım.

-Orada bulunamayacağım, hayırlısı olsun, dedim tebrik ettim, biraz konuştuk.

Unutulmuş, unutturulmaya çalışılan dilimizden bahsettik.

-Lefgoşa, Mağusa, Dianisi dedi…

-Avroşilla, Babutsa, Mavrobeytambal galsın dedim.

-Napacayık, Buraştayım, Napayım olân, dedi.

-Şiro,Bas, Dahtirbayi dedim.

Uzadı gitti konuşmamız ve telefonu kapadıktan sonra aklıma geldi ki…

Bazı arkadaşlarım bile arayıp yazdığım yazılardaki bana göre( Kıbrıs diline göre) doğru kelimeleri yanlış diye düzeltmeye çalışıyorlar.

Sokaktaki Kıbrıslıtürkleri aklıma getirdim.

Eskiden ne söylellerdi şimdi ne söylüyorlar…

Eskiden ne düşünüllerdi şimdi ne düşünüyorlar.

Ne yazık ki birçoğumuz Türkiye’den empoze edilmeye çalışıldığı şekilde olmaya başladık.

***

 Yumruğunu masaya vurarak, “Polis derhal sivilleşmeli” dedi.

Alkışladılar.

Gülümsedi.

Yerine oturdu.

Bu bir sivilleşme ve bağımsızlık yolunda atılmış dev bir adımdı.

Herkes onu koltuğuna doğru yürürken tebrik etti.

Sevindi.

Bu haberi duyunca koşup baktım…

Polis içindeki Kıbrıslıtürk oranı ne diye birkaç kişiye sordum…

Bu saatten sonra polis sivilleşme adına valiye bağlansa ne olur, komutanların emrinde kalsa ne olur.

Sayımızla birlikte dilimizi de kaybediyoruz…

Sevgili Selçuk Garanti’nin dediği gibi, “Sevgiyinan Gıbrız Havaları dadıyınan galın”.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31