“30 yıl bu seviyeye gelmek için mücadele ettiler, 30 yıl sefasını sürmeden gitmezler,” dedi arkadaşım.

Kimin için anladınız.

RTE ve ekibi içindir bu cümle…

O söz üzerine düşündüm ve 1970’li yıllara pat diye gittim…

Faşist Evren öncesine…

Sokaklar parsellenmişti.

Bir sokak devrimcilerin, diğer sokak faşistlerindi.

İr yurt devrimcilerin, bir yurt faşistlerindi…

Sabahlara kadar nöbet tutuyorlardı.

Kimisi bıçak, kimisi silah taşırdı.

Polis bile o sokaklara giremiyordu.

Ve her gün bir çatışma çıkardı.

Bazı geceler afişlemeye çıkardı arkadaşlar.

Polis kovalardı.

Bazı gecelerse yurt salonunda seminerler düzenlenirdi.

Bazı geceler hararetli tartışmalar yaşanırdı.

Bazı gecelerse devrimi nasıl yapacaklarını, yaptıktan sonra nelerle baş edeceklerini tartışırlardı.

Faşistlerin ne yaptıkları ise belliydi.

Polisin verdiği cesaret ve malzemeyle devrimci öğrencilere saldırılar düzenlerler, barbarca eylemlerde bulunurlardı.

Korkuyorduk o sokaklardan geçmeye.

Bir gün faşistlerin yurtlarına yakın yerde dolmuş beklerken saldırmışlardı.

Zor kurtulmuştuk arkadaşımla beraber.

Her neyse.

Ne faşistleri, ne devrimcileri yazmak istedim.

Sadece 30 yıldır çalışıyorlar denilen dincileri anlatmak istedim…

Onlar ne sağa ne sola bulaşmadılar.

Sağ da onlara üstten baktı sol da.

Sağ da onlara dokunmadı sol da.

Onlar iki tarafın parsellediği sokaklarda ellerinde tespih, başlarından kasket rahatça dolaşıp durdular.

Kaldıkları yurtlarda da bol bol talebeleri namaza kaldırdılar.

Namaz kılana dokunulmazdı elbet.

Oysa o dönemde de faşist Evren gelince de ufak ufak çalıştılar.

Camilerde örgütlendiler.

Kuran kursları diye eleman yetiştirdiler.

Mahallelerde kadınlara mukabele adıyla toplantı düzenlediler.

 Netice itibarıyla nasıl olsa garibanlar, dokunmayalım, denilen dinci kesim, palazlandı.

Ve her dönemde kendini kurulan hükümetlerde göstermeye başladılar.

Şimdi ortada ne devrimci kaldı ne eli bıçaklı faşist.

Varsa da yoksa da AKP yanlıları ve dinciler var.

Ve onların uygun gördükleri…

“30 yıl bu seviyeye gelmek için mücadele ettiler, 30 yıl sefasını sürmeden gitmezler,” dedi arkadaşım.

RTE şimdi dini kullanarak tepesinde oturuyor TC’nin…

Ve RTE 1 Eylül’de yeni cumhurbaşkanı olarak Kıbrıs’a gelecek.

Dünyaya ilk yurtdışı ziyaretim demeye kalkacak…

Kimse yutmayacak.

Kıbrıs’taki devrimciler de yutmayacak…

Ve gelişini protesto edecekler.

Oysa RTE de diğerleri gibi ne yaparsa yapsın…

Gidici…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31