Bir hafriyat vardı sokaklarında…

Bir kamyon dolu giderken, diğeri boş dönüyordu.

Ortalık toz dumandı.

Nereye bakacağımı şaşırdım.

Aynısı İstanbul’da da vardı.

Hem de aynı dönemde.

Sağıma dönsem kamyon, soluma dönsem kamyon.

En ücra köşelerden bile onlar çıkıyorlardı karşıma.

Azrail gibiydiler.

Dünyanın yerini değiştirmeye söz vermişlerdi.

Bir sağa bir sola taşıyıp durdular toprağı, taşı.

Sadece toprak, taş değildi taşıdıkları.

Demir, çimento, çakıl, iskele malzemeleri.

Bir de vinçler.

Bir bakıyorsun göğe yükselen onlarca vinç.

Her vincin altında an be an fark edilecek hızla ilerleyen gökdelenler yükseliyor.

Dünyanın dengesini bozuyorlardı.

Atmosfer ne yapsın?

Yıllarca idare etse de insanoğlu rahat durmuyor...

Ormanları kesiyor.

Toprağı eşeliyor, dağları un ufak ediyor.

Bir yıl önce tepesinde dolaştığı dağları yerinde bulamayan bulut ne yapsın?

Leylek olsa bilir dönüp dolaşıp geleceği yuvasını.

Hoş leyleğe de konacak yer bırakmadılar ya.

Girne de böyleydi.

Sanki ortalık savaş alanı.

Sanki 1974 savaşı yeniden yaşanıyordu.

Ama bu seferki başkaydı.

Ortada top, tüfek yoktu.

Kan akmıyordu.

Ama bir sürü moloz vardı.

Katliamdı bunun diğer adı.

Bu molozlar nereden çıkıp nereye gidebilirdi, meraklandım.

Koştum bir taraflara.

Yoldan geçenlere sordum.

Sadece baktılar.

Ve taşı toprağı taşıyan kamyonların izlerini takip ettim.

İzler limana gidiyordu.

Ve liman toz dumandı.

Araba ile yaklaşmak zor geldi.

Gidemezsin zaten her yer kamyondu.

Hem de Ankara plakalı…

Sağdan, soldan gidiyorlardı.

Yol onlarında.

Ve aceleleri vardı.

Sonunda liman olması gereken yere vardım.

Ki…

Kale oradaydı.

Liman çevresindeki lokantalar oradaydı…

Deniz kıyısında dolaşan türban, çember sakal, badem bıyık oradaydı…

Fakat Kıbrıslı yoktu…

Ve olmayan Kıbrıslı gibi meşhur simgemiz Girne Limanı da yoktu.

Limandaki yatlar, tekneler açıkta bekliyorlardı.

Ve liman toprakla, taşla doldurulmuştu.

Sordum…

Oraya Girne Limanı manzaralı, çok yüksek yıldızlı, bilmem kaç katlı, turistik otel yapılacaktı.

Ki daha çok turist gelsin, daha çok para kazanalım…

İnanmadınız değil mi?

Ama dağlara, ormanlara, Mesarya’ya, Karpaz’a yapılanlara inandınız.

İnandınız çünkü gördünüz…

Ne farkı var sorun kendinize ve dönüp elimizde kalanlara bakın…

Ve bilin ki bu kafa aramızda oldukça, her yere her şey yapılabilir…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31