Karakuş Öz yazdı...
Bir gün kalkarlar GÜZELYURT bizim. Bir gün kalkarlar , GİRNE’Yİ istiyoruz. Yarın MAĞUSA diye tutturacaklar. Yahu çok mu sıcak sizin o taraflar. Bizim taleplerimiz yok onlar ha bire çözüm adı altında ahkam keserler.
LA HAVLE…
“Bir çözümde sınırlarımız Girne’de olacak…”
“Girne’ye döneceğiz…”
“Girne Yunan’dır…”
Bu sözler artık sadece geçmişe ait bir özlemi değil, bugün hâlâ Kıbrıs’ı tek taraflı bir anlayışla tarif etme ısrarını gösteriyor.
O halde komşu biz de açık konuşalım isterseniz.
Girne’yi vermeyeceğiz.
Ama mesele yalnızca Girne de değil.
Kıbrıs’ın hiçbir yerini, Kıbrıs Türk halkının iradesini yok sayan bir anlayışla vermeyeceğiz. Çünkü bu topraklar bir pazarlık masasının üzerinde kalemle çizilip silinecek kadar basit bir mesele değildir.
Girne bizim için yalnızca bir şehir değildir.
Girne, Kıbrıs Türkünün hayatıdır, emeğidir, geleceğidir.
Ama aynı zamanda çok daha büyük bir gerçeğin sembolüdür de. Kıbrıs Türkü artık kendi kaderini başkalarının çizdiği haritalara bırakmayacaktır.
Birileri geçmişteki haritaları açıp buraya kadar diyebilir.
Birileri , sınırımız girne diyebilir.
Birileri, topraklar geri verilmeli diyebilir.
Söyleyebilirler. İstediğiniz kadar da söylemeye devam edin. Demokrasi içinde herkes kendi düşüncesini söyleyebilir.
Ama bizim de söyleyecek sözümüz var be arkadaş. Kıbrıs Türk halkının iradesi olmadan, Kıbrıs Türkünün güvenliği ve siyasi eşitliği yok sayılarak, bu topraklar üzerinde tek taraflı bir gelecek kurulamaz. Bunu artık o beyinlerinize sokunuz.
Biz geçmişi inkâr etmiyoruz.
Ama geçmişin haritasını geleceğin kaderi olarak kabul etmek zorunda da değiliz.
Kıbrıs Türkü yıllardır bu adada var.
Bu topraklarda bedel ödedi. Bu topraklarda mücadele etti. Bu topraklarda devlet kurdu.
Ve bugün kendi geleceği hakkında söz söyleme hakkına sahip.
Bu nedenle “Girne’ye döneceğiz” sözlerine verilecek en net cevap şudur:
Girne’yi bir başkasının dönüş hayaline teslim etmeyeceğiz. Üstelik mesele yalnızca dediğim gibi Girne de değil.
Bugün Girne denir, yarın başka bir şehir…
Bugün , şu bölge geri verilecek denir, yarın başka bir bölge…
Eğer Kıbrıs Türkünün iradesi yok sayılacaksa bunun sonunun nerede biteceğini hepimiz biliyoruz. İşte bu yüzden mesele bir şehir meselesi değildir.
Mesele, Kıbrıs Türkünün bu adadaki varlığını ve geleceğini koruma meselesidir.
Biz barıştan yanayız. Ama barış adına hakkımızdan vazgeçmeye değil.
Çözümden yanayız. Ama çözüm adı altında Kıbrıs Türkünü yeniden belirsizliğe sürüklemeye değil. Müzakereden yanayız.
Ama müzakere masasına, alınacaklar listesi ile oturan bir anlayışı kabul etmeye değil.
Kıbrıs Türkü artık neyin ne olduğunu biliyor.
Sabrımızı zayıflık, barış isteğimizi korku, iyi niyetimizi teslimiyet sanmayın yoksa büyük bir yanılgı içine düşersiniz. Bizim barış istememiz, toprağımızdan vazgeçeceğimiz anlamına gelmez.
Ve tekrar tekrar söylüyoruz bu netliği unutmayın!
Girne’yi de vermeyeceğiz, Kıbrıs Türk halkının iradesiyle sahip çıktığı hiçbir toprağı da vermeyeceğiz. Çünkü bu ada üzerinde geleceği belirleyecek olan şey, birilerinin geçmişe bakarak çizdiği haritalar değil, Kıbrıs Türk halkının iradesi olacaktır.
Girne’yi isteyenlere buradan sesleniyoruz.
Hayal kurabilirsiniz. Talep edebilirsiniz. Konuşabilirsiniz. Ama Kıbrıs Türkünün iradesini yok sayarak bu adanın geleceğini tek başınıza yazamazsınız.
Girne de burada.
Kıbrıs Türkü de burada.
Ve bu halkın iradesi de burada.
DE HAYDIN ŞİMDİ AZ ÖTEDE OYNAYIN…
KARAKUŞ