Yaşanan üzücü olayların ardı arkası kesilmiyor…. Önce Mustafa ile sarsıldık, şimdi küçük bir kız çocuğunun başına gelenler. Mustafa’ya uzanan eller yabancı değildi. Aynı kanı taşıdığı insanlardı. Toplum olarak tepki gösterdik. Sessiz kalmadık…. Fakat bu son olayda sadece tepki göstermek yetmez. Tedbir almak gerekir. Çocuklarımızı kimlere emanet ettiğimize bir değil, bin kez dikkat etsek az gelirmiş gördük. Her sabah annesinin yâda babasının emanet ettiği bir kişi, koruyup kollaması gerekirken ilişki dediği bir felaketten bahsediyor.  Çocuk yaşta hatta çocuğu yaşında küçük bir kızı “gönülden sevdim” diyebiliyor. Bu “sapkınlık” olarak adlandırılabilir sadece. Yasalarımıza göre cezalandırılmalıdır da. Yaşanan olayla küçük kız çocuğunun bu günü, geleceği ve psikolojisi göz ardı edilemeyecek şekilde zarar görmüştür. Bunu tür olayların tekerrür etmemesi için, şahsa verilecek ceza yetkililer tarafından dikkatli bir biçimde verilmelidir.

Çocuklarımız eğitim alsın ve mutlu olsunlar diye tüm fedakârlıkları yapıyoruz.  Onlara dikkat ediyor muyuz? Yaptıklarına, davranışlarına ne kadar ilgi gösteriyoruz? Çocuklarımızdaki değişiklikleri gözlemliyor muyuz? Bu hem takdir etmek için önemli, hem uyarmak için. Çocuklarımızın sıkıntılarından ne kadar haberimiz var? Sadece ihtiyaçlarını sağlamak yetmez. Onların duygusal ihtiyaçlarına da cevap verebilmeliyiz. Çocuklarımız sevgiyi de saygıyı da önce evlerinde yaşamalılar. Yaşamalılar ki dışarda aramasınlar. Çünkü dışarda sevgi yerine bambaşka şeyler bulacaklarını hepimiz biliyoruz. Elbette birçok şekilde çocuklarımız zarar görebilecekleri durumlarla karşılaşabilirler. İnternet üzerinden sosyal paylaşım siteleri sayesinde herkes herkes ile iletişime geçebiliyor. Çocuklarımız ihtiyaç duydukları anda ailelerine ulaşabilsinler diye verdiğimiz cep telefonları sayesinde herkesle görüşebilecek şartlara sahip oluyorlar.  Ancak internet ve cep telefonu ile bu tehlikeleri günün yirmi dört saati yanlarında taşıyabilirler. Belki kontrol etmek zor ama imkânsız değil. Çocuklarımızla iyi ilişkiler içinde olmamız onlarla olan iletişimimizi kolaylaştıracaktır. Dolayısıyla kimlerle görüştüğünü ve hangi konularla ilgilendiğini gözlemleme şansımız olacaktır. Karşılaşabilecekleri her türlü tehlikeyi bu sayede önleyebiliriz. Onlara yanlış ve doğruyu öğretmeye çalışmaktansa, yanlışı ve doğruyu nasıl ayırt edebileceklerini öğretmeliyiz. Böylece her durumda sağlıklı kararlar alabilirler. Bu doğru, bu yanlış demek, sadece yeni bir durum ile karşılaştıklarında onların kendilerini koruma şanslarını ellerinden almak demektir.

Farkına varmalıyız ki toplum olarak çok değiştik. Bu nedenle artık sokak kapılarımız açık uyuduğumuz günler geride kaldı. Bu yüzden çocuklarımızla ilişkilerimizi korku üzerine değil, sevgi ve güven üzerine kurmalıyız. Onları korumak için ….. Eğer çocuklarımız korku duyarsa, daha çok hata yaparlar. Çocuklar anne ve babasından korkmamalı, sırası geldiğinde arkadaşından daha yakın hissetmeli. Bu tür bir ilişki emin olun onlara sağladığımız tüm maddi imkânlardan daha doyurucu olacaktır. Böylece her durumda sadece anne ve babalarına sığınacaklardır. Korkuyla veya yalnızlık duygusu ile yanlış insanların çirkin emellerine alet olmayacaklardır. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31