DOKTOR CİVANIM: Cumhuriyet Meclisi' deki doktor milletvekili sayısını elbirliğiyle artırdık. Seçilmişler arasında tam 17 tane tıp doktoru saydım. Zaten tıbbiyeler KKTC için siyasetçi yetiştirir!.. Siyasal Bilgiler'den mezun olanlar ve hele yasaları yapmaya muktedir olan hukukçular ise meclisin kapısından içeri adım atamazlar. Bu yeni dönemde mecliste sadece iki hukukçumuz var. İki çiçekle hukuk bayramının olamayacağını, “hukuk devleti” yakıştırmasını da yaptığımız bu düzende, hep birlikte göreceğiz!.. 
   Siyasal Bilgiler'de ve Hukuk’ta okuyan gençlere, eğer siyasete girmeyi düşünüyorlarsa yanı sıra mutlaka bir de tıp fakültesinden diploma almalarını öneririm!.. 17 tane milletvekili doktorumuz için meclisimizin yanında bir de tam donanımlı hastane kurularak, onların demokrasimizin yanı sıra, sağlık sorunlarımıza da katkı koymalarının sağlanmasını da ayrıca ve hassaten öneririm!..
    * 
   SOSYAL MEDYA: Geçmiş seçim kampanyasına bir kez daha dönmek ihtiyacındayım… Bizim toplumda da oldukça yaygınlaşan şu sosyal medya olanaklarını akıllıca ve etkin biçimde kullanabilen parti hem başarılı sonuç almakta daha bir önde olacaktı, hem de seçime katılma oranının yükselmesine katkı koyacaktı. Ne ki, propagandanın başladığı andan itibaren bu alanda başarılı olabilmiş sayılı politikacıya tanık olabildik. Siyasi partilerimizin gözden kaçırdıkları gerçek şudur: 2009 seçimlerinden bu yana sosyal medyayı çok iyi kullanabilen bir nesil yetişti. Bu nesil Facebook, Twitter, Youtube, akıllı telefonlar kullanabilmektedir. 2009'da olmayan bu nesilden siyasi partilerimizin bu seçim propagandasında yeterince yararlanabildikleri söylenemez. 
Partilerimiz, gençlerden sadece sokaklarda militan, bayrak sallayıcı, ses kirletici olarak yararlanacak yerde, keşke sosyal medyayı çok iyi kullanabilen timler de oluşturabilselerdi ve bunlarla sosyal medyada zekâ fırtınaları estirtebilselerdi. Bu fırsatı kaçırmış olan siyasi partilerimiz, çağı yakalayamamanın acizliğini sergilediler...
    *
   KONTROLSÜZ FUHUŞ: Şu görüşler bana ait değil, sevgili okurlarımdan Mete Korman’a ait: "Son zamanlardaki gece kulüplerine yönelik polis baskınlarını anlamak çok zor. Barlar, diskolar 18 yaş altı kızlı - erkekli çocuklarla dopdolu. Ki, gelişmiş ülkelerde 18 yaşından tek gün küçük olanlar dahi bu mekânlara giremez. Her gün bu çocukların birkaç tanesi uyuşturucu ve fuhuş batağına sürüklenerek zayi olur.  
Ya sokaklardaki 20 - 25 TL'lik ayak üstü, sağlık kontrolsüz, vergisiz fuhuşa ne demeli?. Polis bunlarla savaşacağına, yasal izinleri verilen, vergisi alınan ve sağlık kontrolünde tutulan kişileri kovuşturuyorlar. 
Halk arasında gezinen bir dedikodu da kulaktan kulağa yayılıyor son zamanlarda. Malûm sermaye Mesarya’da modern ve pahalı bir tesisler zinciri kuracakmış. Şayet doğru ise amaç insanları gece kulüplerinden soğutup bunların iflasını sağlatmaktır. Kapanan iş yerlerine müşteri olarak gidemeyenler de karılarımıza kızlarımıza rahatlık yüzü vermeyecekler. Yeni bir yapılandırma ile bir kasaba havasında seks sektörü yeniden yaratılacak. Oraya da herhalde ‘Sexland’ adı verilir!..” (Ve benim notum: Türkiye’nin suyu gelmek üzere. Bu gelecek suyla ilgili herhangi bir planı ve projeyi henüz göremedik. Ama şu işe bakın ki, seks sektörünün organizatörleri kendi projelerini hazırlamışlar bile!... Boşuna ‘At binenin, kılıç da kuşananın’ dememişler!..)   
    *
   YERİNDE BİR SORU: Bu soru da bana ait değil. Sevgili okurlarımdan Yılmaz Nasiboğlu’na ait: "Devlet bilmez mi yani o gece kulüplerinde bayanların ne için çalıştırıldığını? Bilmezse eğer, niye bu bayanları belirli bir ücret karşılığında her hafta sağlık kontrolünden geçirme ihtiyacı duyuyor ki? Bundan amaç ilişkiye girdikleri erkeklere hastalık bulaştırmamaları değil mi?”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31