Gündem  memleketin ilerleyişine yönelik icraatlarla değil,  icraatları engellemeye yönelik  etki tepkiler nedeniyle oluşuyor.   Kısaca şu son dönemlerin kısa zaman aralığına oturmuş memleket olaylarına bakın:           Elektrik Kurumunun özelleştirilmek istenmesine yönelik grevler.  Memleketi felç ettiydi!

Durulup oturuldu  denildiği sırada bu kez İlahiyat Okulu açılması olayı ile Külliye yapımının gündeme gelmesi ve ayni sıralarda  petrol dolum tesisleri olayı.  Hâlâ etki tepkilerde tartışılıyorlar!  Tartışıyorlar ki eylemleri,  protestoları da gırla! 
Vakta ki kamuoyunun bunlardan bıktığını görüyorlar bu kez   “müzakereleri”  gündeme sokuyorlar.  Ve ansızın  Eroğlu’nu   “çözüm istemeyen müzakereci”  olarak ilan edip dolayısıyle Hristofyas’ı aklayıp  paklıyorlar.   Adam Güney’de bile Rum halkından bu kadar iltifat görmezken,  bizimkiler tarafından barış havarisi olarak takdis ediliyor!  

Bitti yetti derken şimdilerde de gündeme KKTC’nin ekonomisi oturuyor.  Hem de inadına “şaşırtmak”  için  “neden KKTC’nin ekonomisi dünyadaki 142 ülke içinde 118. sırada yer almaktadır”  sorusuna  aradıklarını söyledikleri cevapla!
YA DEVLETİZ YA DEĞİLİZ.  Eee artık karar verin.  Otuz yedi yıldır tartışıyoruz hâlâ bir karara varamadık.

Sonuncusunu Kıbrıs Türk Ticaret Odası ayazlattı.  “KKTC Ekonomisinin Rekabet Edilebilirliği”  başlığı altında bir çalışma yaptı,  rapor yayımladı. 

Bu raporda evvel emirde sordu:  “Neden KKTC’nin ekonomisi 147 ülke arasında 3.58’lik yüzdeliği ile 118. sırada yer almaktadır?  Tabi cevabını da yine Ticaret Odası verdi ki  tümü de   devlet oluş zafiyetini çakmakta.  

OYSA:   Sevinmek gerekiyor.  Demek ki çözümsüz ve tanınmamış  KKTC bir yandan da ambargoların zılgıtını yerken bile ekonomisini dünya ülkelerinin  arasına  sokacak kadar başarılı olmuş!  Çünkü bu siyasi ve  yapısal kusurları ile  KKTC dediğiniz tanınmamış Devlet eğer Türkiye’nin himmeti olmasaydı  “Baluba kabilesi bile olmazdı!”  Yani dünyadaki o ekonomik yerini,  öpün de alnıza koyun!

FAKAT BUNDAN SÖZ EDECEK DEĞİLDİK.  Bir yandan siyaset arenasında  “olmayan Devlet”  propagandası yapıp  müzakereleri olumsuzca  etkileyen çevreler öte yandan  KKTC dediğimiz Devleti   dünya ülkeleri ile kıyaslamalara sokan bu ülkede Kıbrıs Türk halkı varlığını bu Devleti ile değerlendirenler.  Bu adada nedir bizim amacımız?

Memleketin Ticaret Odası Rekabet edilebilirliği bile tartışırken,  muhalefet kesimin kendi kafasındaki siyasi çözümü gerçekleştirmek yollarında  Birleşik Kıbrıs ahkâmında bir çözüm savunması neyin geleceğini vaad ediyor ki?  

ÇÜNKÜ:  Ekonomi varsa Devlet de vardır.  Oysa bu ekonomiyi bile siyasi çözüme adapte edip  “Türkiye damgalı ve Türkiyeli”  diyenler, sırf bu nedenle yıkımının  mücadelesini veriyorlar!   Ki  Devleti de yıkıp birleşik Kıbrıs efkârında     Rum’un ekonomisini ikame etmek için!  Gidiş öylesine bir gidiş ki işte  bunu söyleyecektik!   

   ********* *

HANGİ DEVLET YAPTIĞI ZAMLARLA ÖVÜNÜR

Kabul ettik. Onca engellemelere karşın alınan  ekonomik tedbirlerle bütçe açığında azalma var.  (Tabi kapanmasın diye Devlet kademelerinde sürekli istihdamlar yapılıyor,  ne kadar gereklidir bilinmez yeni makam arabaları satın alınıyor.  Turizm patladı çatladı derken  bu alanda tanıtım yapmak için  KKTC’nin ilgili Bakanlığından temas ve tanıtım heyetleri kepçe olmuşlar dünyayı turluyorlar!  Bakalım harcadıklarının karşılığını bu sezon turizminde görecek miyiz?)

VE SON YILLARIN EN DEĞERLİ  İNCİSİ:   Kim ne söylerse söylesin UBP’nin üç tane başarılı Bakanı varsa bir tanesi  Maliye Bakanı Tatar’dır.

Ancak:  Bir politikacıda olmaması gereken ne kadar apolitik  “konuşma,  açıklama,  bakanlığına ait  olmayan konularda yorum yapma varsa;  sanki  üstüne vazife imiş gibi hepsini de yapmaktadır!

Ancak son bulduğu ve açıklamasını yaptığı  “inci”  en değerlisi oldu:  Dedi ki  “zamlar da yaptık ama Beşir bey  (Atalay)  tebrik ediyor!” 

Halk sürekliliğe dönüşmüş zamlardan dolayı bağırıp çağırır,  burnuna kadar hiddetin sara nöbetini geçirirken,  susup  bu saldırıları savacağına,  “Beşir bey’in kendisini zamlarından dolayı takdir  ettiğini” söylemenin  var mı bir politik raconu?”  İlahi Tatar!  

**********

HAFTAYA NEYLE GİRİYORUZ

Ya bismillah:  Bugün evvel emirde  “Petrol Dolum Tesisleri”  üzerine Meclis’te çok sesli bir konser var!  UBP saflarında tartışılmaya başlanan tesisin kaderi belli mi olur,   Belli değil!  

ÖTE YANDAN:   AB Parlamentosunun   Kıbrıs temsilcisi Kaminara  Yunan asıllıydı, gitti.   Haberlere göre yerine yine bir Yunanlı Temsilci geliyor.  Yerine  AB’de de  Kıbrıs’a gönderilecek bir başka ülke Temsilcisi kalmamış gibi yine Yunan asıllı bir temsilci gönderiliyor! 

Bu da şu demek oluyor:   “Kıbrıs Helen’dir Helen kalacak!”  Dedik ya AB Türkiye’nin burnunu Güney’in Rum’u ile sürtmeye çalışıyor.  Dolayısıyle bu hafta da Egemen Bağış’ın haftası olacak. O konuşacak  Markulli ile bizimkiler  de  protesto edecekler!   

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31