Haravgi gazetesi Laiki ve Kıbrıs Bankalarındaki “tıraşlama”, sonrasındaki yurtdışına büyük miktarlarda (mevduat) akışının olmasıyla Güney Kıbrıs’ın finans sisteminde mevduatlarda yüzde 19’luk düşüş yaşandığını yazdı.

Rum Merkez Bankası’nın dün yayımladığı verilere göre, 2011 Nisan ayında mevduatlar 71,6 milyar Euro, 2013 Mart ayında 63,7 milyar Euro iken 2013 Nisan ayında 57,4 milyar Euro’ya düştü.

Gazeteye göre,  “Kıbrıslıların”  mevduatları, 2012 Nisan ayındaki 43,6 milyar Euro’ya göre, 38,3 milyar Euro’ya düştü. Diğer Euro bölgesi ülkeleri vatandaşlarının mevduatlarında da büyük düşüşler yaşandı. Bu alandaki mevduatlar da geçen Nisan ayında 6,1 milyar Euro iken, bu yıl Nisan ayında 3,1 milyar Euro oldu. Üçüncü ülke vatandaşlarının mevduatları da 2013 Nisan ayında,  2012 Nisan ayındaki 21,9 milyar Euro’dan 15,9 milyar Euro’ya düştü.

Toplam borç ise 2012 Nisan ayında 68,5 milyar Euro, (2013) Mart ayında 70,4 milyar Euro iken, 2013 Nisan ayında 68,4 oldu.

Güney Kıbrıs ekonomisinin 2015 yılından itibaren kalkınma yörüngesine gireceği değerlendirmesinde bulunulduğunu yazan gazete, 2013 yılında Gayri Safi Yurtiçi Hasılanın (GSYİH)  yüzde 8,7 oranında daralmasının beklendiği belirttiiliyor. Yine bu rakamlara göre 2014 yılında kalkınma ritmi yüzde -3,9 şekilde olumsuz olacak.  2015 yılı ve sonrasında kalkınma ritminin olumlu olacağı öngörülüyor. Bu çerçevede 2015 yılında kalkınma ritmi yüzde 1,1, 2016 yılında yüzde 1,9’a çıkacak.

İşsizliğin ise 2014 yılında 16,9’a çıkacağı, 2015 yılında ise 14,6’ya, 2016 yılında 13,7’ye düşeceği öngörülüyor.

Tam da bu hesaplar yapılırken, Troyka heyetinde yer alan Avrupa Komisyonu Temsilcisi Maarten Verwey’in önderliğinde bir grop açıkladı ki: Bütün bu önlemlere rağmen, eğer:

“• Taşınmaz mal fiyatlarında keskin düşüş olması, iş piyasası perspektifinin daha çok kötüleşmesi ve ekonominin daha güçlü daralması.


• Programda belirlenen faiz dışı fazla konusunda anlaşmaya varılan hedeflere ulaşılamaması.


• Mali yapısal önlemlerin yetersiz uygulanması.


• Özelleştirmelerden elde edilecek gelirin beklenenden daha düşük olması.
• Kıbrıs ekonomisinin yapısal uyumuna ilişkin gelirlerin ve vergilerin daha az olması.


• Güney Kıbrıs ticari şirketlerinin ekonomik durumunun kötüleşmesi. 


• Güney Kıbrıs’ın piyasalara dönmekte ve makul tutarlarda kredi almakta başarısız olması” halinde, herşey daha da kötü olabilir.

Pardon ama bu kadarını nenem de bilirdi, söylemenize gerek yok! Size ne ihtiyaç var o zaman? Konuşasınız diye mi?

İnsanın sorası geliyor: hani be buba da Lokman Hekim’in ölmez otu bunların elindeydi da ekonomi yalnız Brüksel’in keyfine göre yönetilirse batmaktan kurtulurdu?

Oli Rehn hazretleri de bütün bunların sebebinin, vakt-i zamanında bankaların kontrolsüz çalışması olduğunu açıkladı! Günaydın…

Ne haber Fukuyamacı’lar? Her dediğinizi yaptılar adamlar! Canlarını da alın da kurtulsunlar bari… Bunlar AB’a girerken, finanas sistemlerinin ne olduğunu bilmiyorlar mıydı? Neden aldılar EUROZONE’a o haliyle? Şimdi ümüklerine çöküp, sömürge yapmak için mi? Yuh…

Umarım sayın Eroğlu da bu haberi okumuştur… 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31