Başbakan İrsen Küçük, kabinedeki değişikliklerin partisel ihtiyaçlar adına yapıldığını açıklamıştı. UBP içinde patlak veren çalkantılardan partisel ihtiyacın karşılanamadığını net şekilde anlıyoruz. Besbelli 26 milletvekilinin tümü de bakan yapılırsa partisel ihtiyaç karşılanmış olur!..

Olup bitenleri izlerken hiç kimse şunu unutmasın ki, bakanlık koltuğunu ele geçirebilme adına her şeyi mubah sayanlar, o koltuğu ele geçirdikten sonra kalkmamak için de her şeyi mubah sayarlar…

Koltukta oturabilme adına mubah sayılanlar da asla halkın yararına olamaz.
Çalkantının sözcüleri Başbakan’a karşı kazan kaldırılmasının halka hizmet aşkından kaynaklandığı iddiasını içeren açıklamalarda bulundular. Oysa bu ülkenin sorunlarının çözülmesine harcanacak o çok değerli zamanı koltuk hırsı uğruna tüketmenin, meclisi ve hükümeti iş üretemez duruma getirmenin halka hizmet aşkıyla ne ilgisi var?...
    *       *      *  

Yapılan her ankette politikacıya duyulan güven daha bir yoğunlaşmakta. Son günlerde iktidar partisi UBP içinde yaşanan tamamen koltuğa endeksli kriz, politikacıya güvenin gittikçe azalmakta olmasının ne denli haklı nedenlere dayandığının açık göstergesidir.

Geçmişten bugüne koltuk uğruna sergilenen ilkesizlikler ve demokrasi ahlakının koltuk uğruna ısrarla feda edilmesi, halkı hep üzmüş ve öfkelendirmiştir. Halkın bu tepkisini yansıtabilme adına neler yazılmadı, neler söylenmedi ki… Ama politikacı milleti bu!..
Kim kime, dum duma… Onları ne ülkenin ve halkın sorunları ve ne de güvenilmezlikleri bağlamında yazılanlar, çizilenler ve söylenenler ilgilendirir…

Halkın duyarlılıklarıyla politikacının duyarlılıkları artık örtüşemez duruma geldi.
Bitip tükenmeyen koltuk kavgaları, ülkesel sorunların tavan yaptığı bir ortamda bile durulmuyor. Bu durum, ister istemez köhne Bizans’ın ünlü final sahnesini getiriyor aklımıza. Fatih Sultan Mehmet’in topları Bizans’ın duvarlarını hallaç pamuğu gibi savurur ve bir dünya İmparatorluğunun defterini artık dürmek üzereyken, Ayasofya Kilisesi’nde toplanan papazlar meleklerin erkek mi, yoksa dişi mi olduklarını tartışmaktaydılar. Bizans’ın fatihinin karşılanışı sırasında kimin hangi renk pabuçları giymesi gerektiğine dair kavga da gündemlerindeydi. Ülkelerinin kaderinden ne kadar da kopuktular!..

Şimdi de adını KKTC koyduğumuz bu ülkede, halk belirsizliklerin fırtınaları içinde her gün yeni boyutlar kazanan ekonomik, sosyal ve siyasal sorunlarıyla boğuşurken, sorunların gittikçe şiddetlenen salvoları tüm güvence sistemlerini darmadağın ederken; o çilekeş halkın oylarıyla siyasal sorumluluk yüklediği kişiler koltuk kavgasından başka bir iş yapmıyor ve ülkenin çok değerli zamanını kalp para gibi harcıyorlar.
    *      *      *

Çareyi erken seçimde görenlerin sayısı az değildir. Ama bunalımlarımızın aşılabilmesi ve toplumsal beklentilerimizin gerçekleşebilmesi için artık seçimler de çare değildir. Sistemsizliği sistem, ilkesizlikleri ilke edindiğimiz bu ülkede artık seçim sandıklarından da bir önceki sonuçları aratan umutsuzluklar çıkmaktadır hep. Her seçim, halkı artan çaresizliklerine ve çözümsüzlüklerine mahkum eder oldu. Demokrasi bizde bir çareler rejimi olmaktan çıktı.

Bu ülkede oluşan siyasi mantığa göre politika mesleğe dönüştü. Koltuğa oturanlar, o koltuklarda yıllandıkça yıllandıkları halde kalkmak nedir bilmezler. Demokrasimizi çürütmekte ve taze kandan yoksun bırakmakta olan en önemli nedenlerden biri de budur.

Haziran’da sandığa gidecek olan Türkiye’nin seçim yasalarında olmayan bir kuralı AKP’nin ve CHP’nin liderleri kendileri koydular. Partilerine taze kan kazandırabilme adına yıllanmış ve yıpranmış milletvekillerini liste dışı bıraktılar. Milletvekilliğinin bir meslek olarak algılanamayacağını gösterdiler. Bizde de güvenilmezliklerini artık yıllar içinde kanıtlayanlara karşı uygulanması gereken yöntem budur. Ama nerede o irade?!.   

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31