Yaşam koçu Musa Kocatepe geçtiğimiz gün yaptığımız röportajda “Ben bir olumlu insanın bin kişiyi değiştirebileceğine inanıyorum. Televizyonlarda aynı saatte 5 dakika aynı olumlu şeyi yayınlarlarsa iddia ediyorum ki, 1 ay içinde birçok şey değişir” demişti.

 

 

Kocatepe’nin söyledikleri benim yaşam felsefeme uyduğundan aldım kabul ettim ama birçoklarının, “hadi canım. Her şey kötüye gidiyorken nasıl olacak bu iş” dediklerini duyar gibiyim. “Gazetelerde, televizyonlarda onca kötülüğü görüp okurken nasıl olup ta düzelecek her şey…”

Sorunun yanıtı kendinden menkul aslında. Kötü haberler öne çıkarılıyor, gözümüzün içine sokuluyor ki, başka işlere referans olsun!

(Felaket tellallığının son günlerde piyasada gördüğümüz başka sürümleri de var ama neyse bu kadarla kalalım.)

Belli ki hoşa gitmeyen şeyleri yazdığınızda birilerinin hoşuna gidiyor. “Ülke bitti, elden gitti” diyerek isyan dilinin medya versiyonuyla saç yolmak siyasi bir proje bana göre.

Niye mi böyle bir kanıya vardım? Anlatayım:

Corendon Airlines Polonya'nın başkenti Varşova'dan Akmina Travel ve Citron Travel turizm şirketleriyle birlikte haftalık olarak programladığı KKTC Ercan uçuşunu yaptı bildiğiniz gibi.

KKTC'de uluslararası düzeyde etkinlik ya da markaların yer almaması için büyük bir lobi faaliyeti sergileyen Rum tarafı, KKTC ile Polonya arasında charter uçuşların başladığına ilişkin haberler üzerine harekete geçti.

Konuyla ilgili olarak, Polonya ve uluslararası örgüt nezdinde şikayette bulunacaklarmış, bulunsunlar, biz konumuza gelelim;

Ardından Onur Air’e ait Airbus 321 model yolcu uçağı 215 yolcusuyla Azerbaycan’dan Ercan Havalimanına indi. Duyumlarımıza göre yaz mevsimi boyunca devam edecekmiş seferler.

Ve spor adına çok önemli ancak medyada ehemmiyetiyle müsemma yer tutamayan bir gelişme yaşadık. Türkiye’nin 1980’deki Moskova Olimpiyatları’nı boykot etmesinin ardından Uluslararası Güreş Federasyonları Birliği’nden çıkarılan KKTC üzerindeki ambargo 31 yıl sonra kaldırıldı ve ülkemiz FILA (Uluslararası Güreş Federasyonları Birliği) üyeliğe kabul edildi. Dolayısıyla bundan sonra KKTC’li güreşçiler Avrupa hariç uluslararası turnuvalarda kendi bayrakları altında mücadele edebilecekler.

Bu olayları kaçımız manşete taşıdık, kaçımız adamakıllı değerlendirdi, kaçımız hak ettiği payeyi verdi sormalı. Dolayısıyla bu güzel gelişmeler, kara haberler arasında kendine naçizane yer bulmaya çalıştı.

Tamam, izolasyonlar tümüyle kırılmadı, Kıbrıs Türk Halkı her anlamda dünyayla bütünleşmiş değil, lakin kimileri inatla görmek istemese de kapılar aralanıyor.

Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün’ün dediği gibi Kıbrıs Türk Halkı ucundan kıyısından da olsa haklı tutumunun karşılığını almaya başladı.

Elbet mevcut hükümet tüm dünyanın grak grak ettiği bir dönemde gül bahçesi vaat edemiyor. Ancak diğerlerinin karnesi de yıldızlı pekiyilerle dolu değil. Dolayısıyla her şeyi kötü göstererek olumsuzlukları “bir devlet- bir cemaat” arasında bölüştürmek KKTC ve dünya gerçeklikleriyle uyuşmasa gerek.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31