Güzel nedir? Kim güzeldir mesela? Peki ya “Doğru”luk, “iyi” nasıl bir kavramdır neyi tanımlar? Sosyal medyada pek bilinen bir söz paylaşılmış. Diyor ki: “Bir köle olarak yaşamaktansa, özgürlük savaşçısı olarak ölmek daha iyidir”. Cümlenin de beğeneni pek bir çok olmuş. Yaşamak nedir? Özgürlük nasıl tanımlanır sizin toplumunuzda? savaş kaçınılmaz mıdır? Öncelikle belirtmek isterim ki, fikrin her türlüsü kendi içerisinde saygı duymayı hak eder. Görüşleri kendi koşullarında değerlendirmek gerekir. “Red” hiç bir zaman bizi iyiye ulaştırmaz.  İyi nedir? İşte döndük en başa “iyi” kavramına.  Amacım felsefe yapmak değildir. Kavramları sorguluyorum kendi başıma. “Hayat yaşamaya değer”, Demirden korksaydık binmezdik trene” diye gidiyor afilli cümlelerimiz. “Başardık”, “Kazandık” gibi terminolojileri kullanmıyormuyuz? Kazanan varsa eğer kaybedenler de vardır mutlaka. Demek ki herkes kazanamıyormuş, herkes o trene binemiyormuş. Toplumların kazançları, beklentileri yaşamları veya başarıları anlık olmaz. Bir toplum ya hep birden kazanır ya top yekün kaybeder. Neden mi? Aynı geminin yolcuları oldukları için. Ünlü bilim insanı Hardin, teorisinde Thomas Robert Malthus’a gönderme yaparak diyor ki “Bir kaynak hiç kimseye ait değil ise orada mutlak suretle bir trajedi ortaya çıkacaktır”. Üstelik Hardin, anlatmak istediği düşünceyi bir metafor ile de örneklendirmektedir. Her ülkenin bir taşıma kapasitesi bulunmaktadır. Zengin ülkeler yardım etmek amacıyla sandalarına gelişmekte olan ülkeleri de alırlarsa sandalın taşıma kapasitesi herkesi taşıyamayacağından sandal batacaktır. Herkes ölecektir.  Fikir nüfus ve çevre kaynakları üzerine yoğunlaşmaktadır. Fakat biz de ne diyoruz toplumumuzda, “Gemisini kurtaran kaptandır”. Şimdi tüm bunların ne kadar etik olduğunu tartışmak isterdim ama “Etik” kavramı da başlı başına tartışmalı bir konumda bulunmaktadır.

Gelelim “yaşam” ve “ölüm” arasındaki görünmeyen çizgiye. Toplumdaki bireylerin tamamının kendi siyasi, sosyal,ekonomik ve kültürel değerleri, inanç sistemleri bulunur. Bu sistemler zaman içerisinde bilgi alış açılarının genişliğine bağlı olarak daralır veya genişler. Bizler almış olduğumuz bilgiler dorultusunda fikirlerimize yön veririz. Aslında mevcut durumda kazanan veya kaybeden olmaz. Kazanç veya kayıp bakış açısına göre şekillenir. Ölmek isteği bana hep kaçmak isteği ile eşdeğer gelir. Pes etmek kaybetmektir zaten. Kazanma ihtimalini sıfırlamaktır. Ama mücadele var olmanın başlıca şartıdır.  Mücadele de herkesin yapabileceği bir şey değildir. Eve ekmek getirme mücadelesinde iken insanlar onların çevre kaynakları için mücadele vermesini bekleyemezsiniz. Mücadelede öncelikler de şekillenirken ihtiyaçlar çerçevesinde şekillenmektedir. Hem mücadeleden de anlaşılan anarşi olmamaldır. Sistemin kurallarını halk belirler. Toplum oyunu kurar sonrada oynar. Oyunu kuralına göre oynarsın ya da toplunu alıp köşedeki tellerin yanında durup söylenmeye devam edersin. Ölecekmiş. Ne oldu yaşayıp da mücadele etmek zor mu geldi. Öyle ise zor geldi deyiverin. Hepi topu üç gün yaşıyoruz zaten ona da mı göz koydunuz? Cümleleri süsleyip püsleyip de halkın önüne sunmayın. Varsa bir bildiğin söyel tartışalım gelişelim geliştirelim. Yoksa tuzsuz pilav yenmiyor diye şikayet edeceğimize pilava tuz olmayı deneyebiliriz mesela...  Yoksa hep özlü sözler söyler dururuz...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31