Geçen akşam bir tv programında konuktum. Mağusa’dan bir izleyici telefon açtı.

Beni de sunucuyu da bir haşladı ki, sormayın!

Neymiş?

Efendim, 1960 Haklarımıza dönmeli imişiz!

Başka hiçbir şey söylemeye de tartışmaya da gerek yokmuş!

Kendinden o kadar emin ki, ben de vallahi dönelim diyorum!

Buyurun kaldığımız yere, geri dönelim! Madem oyuna geliyoruz, billahi dönelim… 

Önce Derviş Bey, hemen gitsin Cumhurbaşkanı Muavinliği koltuğuna otursun, veto hakkı da beraber…

Sonra da 1960’ta kaldığımız yere döneceğine göre, Vergi Yasası’nı veto etsin; devlet vergi toplayamaz hale gelsin, anasını satayım!

Sonra bu petrol arama işini de veto eder!

O kadar…

Arkasından 3 Türk bakanı atasın!

Ben KC Savunma Bakanlığı’na Ahmet Zengin’i öneririm meselâ! Bakanlar Kurulu toplantısında, Urumoğlu’nun kafasına şişeyi geçirdiği gibi, “betmezini topuğuna indirir”… 

Kendini bu konularda kanıtlamış bir arkadaşımız, yakışır! Tam savunmacı…

Şimdiki meclisi Cemaat Meclisi ilân edelim, seçime gidip, 15 Temsilciler Meclisi üyesini seçelim! Yerleri boş nasılsa…

Gidip güneydeki koltuklarını doldursunlar!

60 Anayasası’na göre, “ayrı çoğunluk” kuralını da yürürlüğe koyalım!

35 Rum üyenin tümü ve 7 de Türk üye bir yasaya “evet” dediğinde, 8 Türk üye, meclisin iradesini gene bloke etsin; 1962’de olduğu gibi…

Her kurumda %30 - %70 kuralı derhal yürürlüğe girsin…

Daire müdürlükleri, hastanelerdeki doktorlar, kapıcılar, polis, şu bu hepsi…

Bulamazsak da “uyduralım”!

Devlet de batarsa batsın! Tohumuna para vermedik ya!

Kamu Hizmeti Komisyonu, %30 Türk- %70 Rum hemen teşekkül ettirilsin…

1962’de kaldığımız yere dönelim, bütün belediyelerin mal varlıkları, İnkişaf Encümenleri aracılığı ile hükümete devredilsin! Cemal başkan da kurtulur…

Ne yani, çatlayacayık?

Anayasa Mahkemesi’nin Türk üyesini, derhal atayalım…

1960’ta olduğu gibi, İsviçre’li bir de Başkan uyduralım…

Bilindiği gibi 1962’de Gelir Vergisi’nin sadece %1.5’ini Türkler ödemişti…

80bin pound vergi ödemiş, ama kendi cemaat işlerimiz için ortak devletten 800bin pound ödenek isteyip, verilmeyince de vergi yasasını veto etmiştik!

O mesele de olduğu gibi duruyor…

Şimdilik kalsın…

Ama hiç ertelenemeyecek bir şey var: Kıbrıs Ordusu…

Madem 1960’a döneceğiz, %40’ının Türk olması lâzım…

Gene o vakitler Rumlar, birliklerin müfreze düzeyinde olması ve örneğin her takımda hem Rum ve hem de Türk askerlerin olmasını istemişler, biz ise bölük düzeyinde, iki toplumdan birlikler oluşturulmasını ve homojen olmasını talep etmiştik!

Anlaşamadık…

Savaşa tutuştuk! Madem “1960”, talep edelim: Bizim GK komutanlığı, olduğu gibi, Etnigi Frourra’ya katılsın…

%40’ı eder herhalde…

Komuta kademesi ise 1960 Anlaşmaları’nda yazılı olduğu gibi, Üçlü Karargâh’a devredilsin! Bir Türk, bir Yunanlı ve bir de İngiliz General yönetsin bu orduyu!

Emperyalizm’in oyununa gelmeyelim!

Hukuksal düzenini ve ordusunu yabancıların yönettiği, kendisi de vergi toplamaktan aciz devrimci 1960 düzenine geri dönelim!

Tabii eğer bunu kabul edecek bir tek Rum bulabilirsek!

Kendi hesabıma ben, çok üst düzeyde bir Rum yetkiliye sordum, yüzüme tuhaf tuhaf baktı, “Zaman tünelindesin be gumbare ama?” dedi…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31