-O banyodaki yavrucuklara nasıl da kıydılar biliyorsun değil mi?Tam bir vahşetti siz hala daha  onlarla birlikte yaşamaktan söz ediyorsunuz.

Buna benzer bir yaklaşımı sık sık görürüz,” ilgili” ama “bilgisizlerden”.

Dün yani 09.04.2011 Cumartesi bir açılış vardı Ledra Cadde’sinde…

Oradaydım, karikatürist arkadaşlarımla birlikte.

Kapıdan “kimlik” gösterip  kağıda “mühür” bastırarak ülkemdeki bir  sokağın bir ucundan diğer ucuna geçtim.

Hem utandım hem de yakıştıramadım kendime.

Ancak gördüğüm kadarıyla o kapıdan geçenlerin çoğu bu duruma “normal” mış gibi bakıyorlardı.

Hatta mühür basılı kağıtlarını en korunaklı ceplerine yerleştiriyorlardı dönüşte giriş vizesi almak için.

“Zaman” diye düşündüm…

Her şeyi zamana oynadılar ve bu zamanda her şeyimizi silip neredeyse beyinlerimize format atmak üzereler.

Oysa ki bilgiler bir yerlerde canlı tutulmalıydı.

Ancak,eskiyen yıllara meydan okuyacak, doğaya karşı koyacak bir hafıza henüz yok .

Unutuyoruz her şeyi zamanla...

Gidenler çoğaldıkça kalanlara aktarılacaklar da yok olup gitmekte.

Ve mühürlü kağıtlar en korunaklı yerlere saklanıp geçiliyor sokağın bir ucundan diğer ucuna.

Güzel mesajlar verildi sergi açılışında.

AKEL M.K. Genel Sekreteri Andros Kiprianu,Arif Albayrak ve EDON Genel Sekreteri Haris Karamanos’un, Kavazoğlu ve Kostas Mişaulis’i anma gününde yaptıkları konuşmalarındaki ortak noktaları  barış ve yeniden birleşme üzerineydi.

AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu konuşmasında,”Gelecek kuşaklara barış içinde yeniden birleşmiş bir vatan bırakmak için Kıbrıslıtürk yurttaşlarımızla birlikte mücadele edelim ve 1974’de Kıbrıs aleyhine işlenen suçun tamamlanmasına izin vermeyelim” diyordu.

Bir yetkiliye sorunun bir konuda garantörlere takıldığından söz ettim. Ve garantörlüğün neden kaldırılmasında ısrar ettiklerini sordum.

Soruma soruyla cevap verdi;”Yine müdahale etsinler diye mi?”

- Kıbrıs hem küçük hem de kaynak zayıfı bir ülke.Zaman aleyhimize işliyor.Bir an önce çözüm üretemezsek bugün Girne’ye gökdelen dikmek isteyenler  yarın tüm kuzeyi gökdelenle  dolduracaklar.

Ve bizim, kalmışsak eğer söz  söyleme hakkımız da olmayacaktır gelecekte.

Eğer çözüm hemen üretebilirsen zaman bizim leyhimize çalışmaya başlar.

İşte gerçek birleşme de o zaman olur ve o zaman garantörlükleri biz kaldırırız.

Güzel söylemler güzel eylemler getirmiyor her zaman.

 Bugünkü gerçekler ne yazık ki yazının başında yazdığım ” O banyodaki yavrucuklara nasıl da kıydılar biliyorsun değil mi? Tam vahşetti siz hala daha  onlarla birlikte yaşamaktan söz ediyorsunuz” cümlesi kadar.

Oysa ki Kavazoğlu ve Kostas Mişaulis da bu ülkede katledildiler.

Hem de ortada ne savaş ne de çatışma varken. Pusu kurarak katlettiler süreci tamamlamak adına…

   İlgili ama bilgisizlere bu ülkede sadece banyo cinayetleri işlenmediğini (kimlerin işlediği hala şaibeli) o cinayete gelene kadar yüzlerce vatanseverin  katledildiklerini anlatmalı.


Not;Şener Elçil’in, dolayısı ile bir avuç marjinal denilen düşüncenin KTÖS’nın seçimini yeniden kazanmalarına selam olsun.  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31