O gün sakin başlamıştı.

Savaş durulmuş, görüşmeler sürüyordu.

İki taraf nedense anlaşamıyorlardı.

Hani birisi “kabul” dese silahlar hep susacak, nefes alacaktık.

İçimiz tedirgindi, yeniden bir şeyler olabilirdi…

Yeniden bizleri sahaya toplayabilirlerdi.

O anda, havadaki bir kuş sakince geçip gitti.

O farkında değildi fırtınanın, tehlikenin yaklaştığını göremiyordu.

Mahalledeki köpek önümden geçerken yavaşlayıp bana baktı.

Gözlerimdeki sıkıntıyı hissetmiş olmalıydı.

Acıma hissiyle başını salladı.

Zavallı insanlar, der gibiydi.

Savaş onun savaşı olmazdı.

Başladı mı tüyerdi bir yerlere.

Şehirler ölmüşse dağlar onundu.

Çöpten beslenmez, doğal yaşamdan alırdı nasibini.

Yürüdü gitti.

Yerimden kalktım.

Etrafa baktım.

Deniz de sakindi.

Hava durgundu.

“Of” dedim…

Bir kuş daha geçti “cik” dedi.

Kim bilir neyin peşindeydi.

Yaşayacaktı.

Kurt, böcek belki tohum peşindeydi.

Belki de eşini arıyordu…

Tarlalara baktım.

Sarıydı.

Öylece duruyorlardı.

Bu savaşta, bu gerginlikte kim düşünebilirdi ürünü?

Oysa ekilirken umut doluydu yürekler.

Kim bilir sahibi ne hesaplar yapmıştı.

Belki kızının düğünü vardı bu yaz.

Belki oğlu okumaya gidecekti.

O tarladaki sarı ekin geleceğinin parasıydı.

Öylece duruyordu orada.

Kimse dönüp bakmıyordu.

Bir ispirto yaksam, alev alsa, tüm gelecek uçsa, “gık” çıkartmayacaklardı.

Ertesi gün gök gürledi.

Bulut yoktu oysa.

Deniz yine sakindi.

Havaya baktım.

Uçaklar vardı.

İkinci harekât yani savaşın devamıydı gök gürlemesi.

“Bankada parası olmayana ekonomi çöküşünün etki yapmadığı” gibiydik.

Savaş başlasa ne olur, başlamasa ne olurdu bizim için.

Nasılsa elde silah yoktu…

Esirdik.

Haberleri dinledik.

Haberlerde tankların, piyade erlerin ve araçlıların son sürat Mağusa’ya ilerlediklerini duyduk.

Babam fısıldadı: “Görsünler bakalım Kıbrıs küçük mü?”

Normal şartlarda gidilebilen yol, savaş ortamında iki günde gidilemezdi.

 Hem şaşırdık, hem hoşumuza gitti.

Nefes alamadığımız getto hayatından geniş arazilere dağılacaktık.

Denizlerimiz olacaktı.

Bağımsız ve hür yaşayacaktık.

Güvencedeydik artık.

Sonra savaş bitti dediler.

Bitmemişti oysa.

Sadece ateşkes ilan edildi.

Ülke beklemeye geçti.

Derin sessizlik dönemi başladı.

Kimse sonunu göremiyordu artık…

Ne olacağını kestiremiyordu.

Kuzeyde mi toplanacaktık, yoksa yerimizde daha mı onurlu yaşayacaktık?

Bugün ikinci savaşın tam ortasındayız…

Ve aradan 41 yıl geçti.

Hala ateşkes hali...

Hala kuş uçup “cik” diyor.

Ve hala olayın farkında değil.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31