Gazetelerde gördüğüm haberler kimler tarafından nasıl yönetildiğimizi bana tekrar hatırlattı. Birtakım kişilerin seçim öncesinde verdiği sözlere kanan vatandaşlarımızın seçtikleri, seçimlerden önceki sözlerinin tam tersini yapmaktadır. Hele bir de seçimlerde aldığı oylarla hükümet koltuklarına oturanların, toplum menfaatini korumadığı ve sadece kendisinin ve yakınlarının çıkarlarını artırdığı görülmektedir.

Yapacağım dediği şeylerin tam tersini yapanlara örnek bugün hükümet koltuklarını işgal edenlerdir. Seçimler öncesinde göç yasasına karşı olduğunu iddia ederek halka huzur vaatleriyle iş başına gelenler, karşı çıktıkları yasa ve protokolleri yaşatmaktadır. Kendi kurumlarımızda söz sahibi olmamızı sağlamak yerine her gün biraz daha yabancılara kul köle olmaktadır.

Beceriksiz devlet ve hükümet yöneticileri, kendi siyasi menfaatleri uğruna sahip olduğumuz kurumları da kötü idare ederek zarara uğratmakta, batırmakta, iflas ettirmekte ve elden çıkarmaktadır. Bu yöneticiler yaptıkları hatalardan sonra halktan özür dilese ve yanlışı terk ederek doğruyu bulmaya çalışsa daha güzel bir şey yapmış olacağının bilincinde değildir.

Bir polis müdürünü atayamayan, bir üniversite rektörünün vekaleten atanmasına neden olan yöneticiler ülkeye nasıl zarar verdiğinin farkında değildir.

Sayın Serdar Denktaş’ın parti içi hesaplaşmalar sonucu, son günlerde bazı hükümet üyelerini değiştirirken yaptıkları halkımızın büyük bir kısmını huzursuz etmiştir. Başbakan Yardımcılığını ve bilmem kaç bakanlığı elinde bulunduran Sayın Denktaş, sırayla bütün partililerine makam vermek arzusuyla, bakanları değiştirirken o bakanlıkların müdürlerini de değiştirmiştir. Daha önce yine kendi partisinden olan bir bakanlığın yöneticilerini değiştirme çabasının başka anlaşılır bir yanı yoktur.

Yapılan atamalardan sonra Devlet Tiyatroları Müdürlüğüne, tiyatrolarla hiçbir ilgisi olmayan bir kişinin atanması Sayın Denktaş’ın nasıl olursa olsun, her partiliye bir iş bulunsun yaklaşımının bir sonucudur. DPUG ve Sayın Denktaş’a göre görevlendirilen kişinin o işten anlayıp anlamadığı değil sadık bir partili olması önemlidir.

Hele bir de Sayın Denktaş tarafından müdürlüğe görevlendirilen kişinin hapishanede yatanlar arasından seçilmiş olması büyük bir skandaldır. Bu durumda yaptığından utanması ve halktan özür dileyerek hatasını düzeltmesi gereken Sayın Denktaş, “Bilgim olsaydı o imzayı koymazdım ama imza koydum ve arkasında da durdum. Atama yasaldır” demek suretiyle de halkla alay etmektedir.

Sayın Denktaş’ın derhal istifasını gerektiren böyle bir davranış, ülkemizdeki yöneticilerde İSTİFA kültürü olmadığından normal karşılanmaktadır.

Sayın Denktaş, İSTİFA etmeyi bilmediği için asgari olarak söz ve davranışlarıyla yapılan görevlendirmeyi savunacağına “Hata yaptım. Özür dilerim. Düzeltiyorum” şeklinde davranmalıydı.

Kusura bakmasın fakat Sayın Denktaş, sadece bilgi fakiri değildir. Halkla alay edecek ve siz ne isterseniz söyleyin ben bildiğimi yaparım diyecek kadar ………dır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31