Bir televizyonun yayınlarını izlerken…

Baktım, Mağusa’da “indirim günleri” var…

Sunucu çarşı pazar gezip, alışveriş yapanlara soru soruyor…

“Nasıl gidiyor?”

Ne nereye gidiyordu ki?

Sokak aynı sokak, çarşı aynı çarşı…

Herkesin cevapları elbet farklıydı.

Herkes duygularını paylaştı.

Kimisi “iyi”, kimisi “hep aynı”, kimisi “kötü” dedi.

Kimisi “eğleniyoruz” derken, kimisi “ara sıra ucuzluk gerekir” dedi

Gereksiz bir programdı aslında.

Sokakları gezip nabız tutmak…

Çarşılarda, evlerde, insanların düşüncelerini ekrana yansıtmak…

Anketler gibi bir şey bu.

Kime oyunu vereceksin?

Buyurun bundan yakın misali..

Adam hiç söyler mi kime oy vereceğini.

Kim kazanırsa ertesi gün kapısında olacaksa…

Ki memlekette böyledir işler.

Ben size verdim der, kızına, oğluna, iş ister.

Bilemedin kendi işinin aksamaması için şirinleşir…

Demez o yüzden kime oy vereceğini.

Çarşı gezen sunucu da ne aradı, ne sundu ki bilemedim.

Ucuzluk günleri varmış.

Halka soruyor, çarşı nasıl diye…

İşin ilginç yanı ben de oturup hiç işim yokmuş gibi onları izledim.

Çünkü izlerken sokaklarını tek tek gördüm.

Canlandırdım gözümde o yerleri geçerken yaşadıklarımı.

Bir seferinde mesela bir lokantanın yanından geçiyordum.

Orada oturmuş, rakı, içki içenler vardı.

Selam verdim.

Güldüler.

“Fotoğraf çekeyim” dedim, “çekemezsin” dediler.

Nedenin sormadım.

Çünkü kaçmıştım.

Adam kovaladı beni.

Neden öyle yaptı bilemem.

Ama sanırım Hatay rüzgârı esiyordu oralarda.

Ben de Kıbrıslıydım.

İlle ki gazeteye mi koyacaksın lân der gibiydi.

Koysam ne olacaktı?

Her neyse…

Alışverişte indirim günleri yapılmış, reklamını çeken televizyona baktım…

Hiç işim yok gibi bir de sunucuyu dinledim, alışveriş yapanları gözetledim.

Bir tane bile ilaç niyetine Kıbrıslı yoktu orada.

Sunucu TC’li alışveriş yapanlar TC’li…

Oysaki sokaklar Kıbrıs’tı…

Dükkânlar da öyle.

Brandalar, gökyüzü ve güneşin ışığı.

Hatta yere vuran gölgeler…

Hepsi de Kıbrıs’tı.

Kıbrıs’ın birer parçasıydılar…

Ama bir Kıbrıslı yoktu o ekranda.

Sonra…

Biz neyin peşindeyiz, dedim.

Madem sokaklarda, çarşıda ve dağda taşta Kıbrıslı yok…

Biz hangi barıştan, hangi anlaşmadan söz ediyoruz?

Ve biz yoksak, adaylar hangi çözümden söz ediyorlar?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31