Dünya cenneti bu toprak parçasında kendi kendimize yeterli olabilmek ve her alanda kendi kanatlarımızla uçabilmek… Toplumca peşinde koşmamız gereken ideal budur. Ama bu ideale ne kadar yakınız?    Yetersizliklerimiz konusunda biteviye yapmakta olduğumuz eleştiriler, bu sorunun yanıtlarıyla yüklü…
Sağlık konusunda küçümsenemeyecek adımlar atmış olmamıza karşın, sistemsizliği hâlâ aşabilmiş değiliz.  Sitemsizlik besbelli birilerinin işine gelmektedir. Sokulan çomaklar, bunun göstergesi… Bir süre önce Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Türklere artık parasız sağlık hizmeti verilmeyeceğine dair kararını açıkladığında, Sağlık Bakanımız Ertuğrul Hasipoğlu “zaten Güney Kıbrıs’a muhtaç olmadığımızı” açıklamıştı.
   Sağlıkta Rum’a muhtaç mıyız, değil miyiz? Geliniz bu konuya, maalesef o tarafa muhtaç ettiğimiz Türk hastalardan birinin gözünden bakalım. Aşağıdaki satırlar Name Tosun adlı okuruma ait: 
   “Sn. Ahmet Tolgay, merhaba… İzliyorum, sağlık sorunlarımıza çok güzel değinmektesiniz. İnşallah bu yazılar ilgili mercilere ulaşmaktadır. Tabii ki eğer kendileri isterlerse ulaşır!.. Ben bu konuda çok şeyler yaşadım. Her zaman duyduğumuz bir soru var, ‘Sağlık sorunu için niye Güneye gidiyorsunuz?’ diye. Bu soruyu önce kendilerine sorup da şöyle deseler daha doğru olmaz mı acaba? ‘Biz nerde yanlış yapıyoruz da vatandaşlarımız  sağlık sorunlarını çözmek için Güney Kıbrıs’a gitmek zorunda kalıyorlar?’  Biz Kıbrıslıların kendi ülkemizde ikinci sınıf vatandaş muamelesi gördüğümüzün farkında değiller. Dünyadaki tüm doktorlar Hipokrat yeminini yapıp göreve başlıyorlar. Oysa bizim doktorlarımızın çoğu, ‘para yemini’ yapıp göreve başlıyorlar. Genel hastanede erken giderseniz sıra numarası alma şansınız olur ama, o da oradaki görevlilerin sabah erken gelip öndeki numaraları almalarından sonra kalanlardan. Çünkü o numaralar önceden parsellenmiştir. Geç geldin mi ‘numara kalmadı, bir sonraki güne kal’ derler. Bazı doktorlar sizi kendi kliniklerine yönlendirirler.
   Birkaç yıl önce kurul tarafından Hacettepe Hastanesi’ne gönderildim. Burada bana bir doktor ismi verdiler, ‘ona git, kâğıtlarını göster, seni yönlendirecek’ dediler. Dediklerini yaptım ve hastanede koşuşmalarım başladı. Hasta kaydından başlayarak, yapılan tüm kontroller ve testler bittikten sonra bana fatura verdiler ‘bunu ödeyiniz’ diye. ‘Beni Kurul gönderdi’ dedim.  Aldığım cevap şu oldu: ‘Sağlık Bakanlığınızın borcu olduğundan dolayı kabul etmiyoruz, ödemeniz gerekir’. Hemen Bakanlığı arayıp bildirdim. Faturaları ödememi ve KKTC Elçiliğinde mühürletmemi söylediler. Oraya gittiğim zaman yetkili şahıs bana bu faturaların ödenemeyeceğini, çünkü benim kontrolümü profesörün yaptığını ve bunun da özel tedaviye girdiğini söyledi. Yani Sağlık Bakanlığı bile bile kendi vatandaşıyla bu şekilde alay ediyor. Ben artık bunlara nasıl güveneyim?
   Ben şu anda tedavimi Güney’de sürdürüyorum. Gerek özelde, gerekse Genel Hastanede. Rahatsızlanıp da gittiğim zaman saatin kaç olduğuna bakılmaksızın en iyi şekilde muamele görüyor ve o anda doktorumun yanımda olmasını sağlıyorlar. İnsanca tedavi oluyorum. Burada adam ağrısı var diye acil servise gidiyor, gelişigüzel iğne yapılıyor eve gönderiliyor, yarım saat sonra ölüyor. Ne oldu , ‘kalp krizinden gitti’ diye olay kapanıyor. Olmadı işte. İnsan hayatı bu kadar mı ucuzdur?
   Güney’de tedavi olmamızın nedenleri bunlardır. Hükümetimiz bunları dikkate alıp çözüm bulmak zorundadır. Ama onların sorunu yok ki… Hemen uçak bileti hazır, nereye isterse. Yöneticiler olarak önce sen kendi ülkende tedavi ol, sonra vatandaşına suç bulma. Bizi sağlıkta bile Rum’a muhtaç etmeyin. Doktorlarımız artık paraya değil, hastaya bakmayı öğrensinler. Ama özel kliniklerinde değil, hastanede.
   Biz artık sadece sağlıkta değil, tüm hizmetlerde sıfırı görüyoruz. Hükümeti kim kurarsa kursun hiç fark etmiyor. Yeter ki o koltuklara otursunlar. Bunlar öyle kıymetli koltuklar ki, her oturan bir daha kalkmak istemiyor. Bizde yasalar kişiye özel yapılır. Başka bir ülkede bunun örneğinin olduğunu sanmıyorum. Yalnız KKTC’ ye has bir olaydır bu. Sağlıkla kalın efendim.”  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31