Tüm hekimlerimizin ve sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı’nı gönülden kutlarım. Geçmiş yıllarda yine böyle bir Tıp Bayramı’nda, hastanelerdeki ara eleman sorununun bir yasal düzenlemeyle çözümleneceği, zamanın Sağlık Bakanı Eşref Vaiz’in verdiği sözlerden biriydi; hâlâ aklımda… Bakanlıktaki zamanı Vaiz’in bu sözünü gerçekleştirmesine yetmedi. Ondan sonra gelen bakanlar bu konuyu ihmal etmemeliydiler ama, ısrarla ettiler… Ve şimdi hastanelerimizdeki ara eleman sorunu kendi sektörünü yaratarak geliştikçe gelişiyor.

   Ara eleman sorunu, sendikaların hemşirelere kazandırdığı haklar ve yeni tanımlar sonucu ortaya çıktı. Hemşirelerin yeni hizmet şemaları oluşturulurken hastaneler için çok elzem “hastabakıcı” ihtiyacı doğdu.

     *       *       *

   Kısa süre önce Sağlık Bakanlığı’nın önemli bir yetkilisiyle konuşurken ondan şu açıklamayı dinledim:

   “Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde 500 dolayında yatak, 500 dolayında da hemşire var. Her yatağa bir hemşire düşer. Oysa uluslararası standartlara göre yedi yatağa bir hemşirenin düşmesi gerekir. Hemşireler hizmet şemalarına uygun biçimde hastanın tansiyonuna bakar, doktorun yazdığı ilaçları zamanında verir. “

   Ya diğer hasta ihtiyaçları? Hastanın tek ihtiyacı ilacının verilmesi, tansiyonunun ölçülmesi mi?.. 

   İşte bunlar dışındaki ihtiyaçları karşılamak hastanın kendisine ya da ailesine düşer. İhtiyaçların karşılanabilmesi, bakımın sağlanabilmesi için ara elemanlar kiralanır, hemşirelik hizmeti dışındaki diğer hizmetler onlara yaptırılır. 

   Ara elemanların günlük ücretleri cep yakıcıdır. Parası olmayan ve kendisine bakabilecek ara elemanı bulamayan hastanın vay haline… Kimi yoksul ailenin bireyleri de ara eleman görevini hastalarının başında nöbet tutarak yerine getirmek zorunda kalıyor… Ailenin hayatı iyiden iyiye kayıyor…

   Olağan koşullarda hastane başhekimlikleri ziyaretçi saatleri dışında koğuşlarda hiçbir yabancı istemezler. Bir de bizim hastane koğuşlarına bakınız; refakatçi kaynıyor!..  

   Sosyal devlet anlayışının kabul edemeyeceği sağlık sorunlarımızdan biri de budur.

   Hükümet yetkilileri sağlık hizmetleri için istenmeye başlanan ücretlerin sembolik olduğunu öne sürüyorlar. Ama hastaların bakımı için devlet hastanelerinde ara elamanlara ödenmekte olan paralar hiç de sembolik değildir. Devletin yarattığı boşluk yüzünden devlet hastanelerinin çatısı altında pahalı bir sektör oluştu. Dünyanın hiçbir ülkesinin hiçbir hastanesinde eşine rastlanmayan bir sektör!..

     *       *       *

   Hasta hakları için mücadele verdiklerini savunanların da gözünden kaçan bu durum parasız sağlık hizmeti palavralarını kökünden çürütmektedir. Çünkü bakıma muhtaç hastaların devlet hastanelerinde yattıkları süre içinde bakıcılarına ödedikleri paralar inanılmaz bir toplam oluşturur. 

   Bu mudur devletin parasız sağlık hizmeti?

   İşin bir diğer ironik yanı, düşük olduğu iddia edilen son hastane ücretlerine kurumlarımızın ve bireylerimizin gösterdiği tepkilerin zerresinin, devletin yarattığı boşluk yüzünden ortaya çıkan bu büyük harcama kalemine gösterilmemesi… Devletin sağlık çatıları altında yüklü ara eleman ücretlerini sineye çekenler, ya da bunu es geçenler, 5-10 liralık hastane ücretleri için tantana çıkarıyorlar.

   Bugün başlayan Tıp Bayramı Haftası’nın duyarlılığı içinde bu konunun de gündem oluşturmasını ve devlet hastanelerindeki ara eleman sorununu kökünden çözümleyecek yasal girişimlerin artık başlatılmasını dilerim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31