Cumhurbaşkanı adaylarına yönelik bazı yazar, çizer ve  düşünür, bugünlerde gerek sosyal medyada yaptıkları açıklamalarda, gerekse de köşelerindeki yazılarında Kıbrıs Cumhuriyetindeki haklarımıza sahip çıkıp çıkamayacaklarını sorgulamaktadırlar. Sanki de K. Cumhuriyetindeki haklarımıza sahip çıkmanın yürek işi olduğunu ima eder gibilerdir. Bizzat kendimin şahit olduğu bu yöndeki yaşanmış olayları bu dostlara hatırlatmakta yarar görüyorum. 

                                       ***

Kıbrıs Cumhuriyeti AB üyesi olduktan ve Türkiye’ye de AB’ne giriş müzakerelerine başlanması için tarih verilince, AB TC-KC ilişkilerinin nıormalleşmesi için bir deklerasyonla taraflara çağrıda bulunmuştu. Bu deklerasyon üzerine, BDH (Barış ve Demokrasi Harketi) Başkanı Mustafa Akıncı imzası ile 5 Ekim 2005 tarihinde 10 maddelik bir öneri paketi açıklayarak, normalleşmenin önce Kıbrıs’ın içinde başlaması gerekir diye çağrı yapmıştı. Bu önerilere göre:

1.Kıbrıs’ta hedef, 1960’tan kaynaklanan meşru hakları dışlamadan ve 1977/79 üst düzey anlaşmalardan başlayarak, en son Annan Plânı’nda görüldüğü gibi siyasal eşitlik temelinde iki kesimli iki toplumlu federal bir yapıya ulaşmak olmalıdır. Bunun için toplumlararası görüşmeler BM çerçevesinde en erken bir zamanda başlatılmalıdır.

2. Yeni federal yapı oluşuncaya kadar, 1960 Kıbrıs Cumhuriyetinde öngörülen bazı temel organlarda (yasama, yürütme) normalleşme süreci başlatılmalıdır. Bu bağlamda a) KKTC Cumhurbaşkanının KC Cumhurbaşkan Muavinliği görevini üstlenmesinin koşulları yaratılmalıdır. b)Kıbrıslı Türklerin Kıbrıs Cumhuriyetindeki hakları olan bakanlık görevlerini üstlenebilmelerinin koşulları yaratılmalıdır. c) Kıbrıslı Türklerin KC Temsilciler Meclisinde hakları olan sandalyeleri almalarının koşulları yaratılmalıdır.

3. Kıbrıs Türklerinin de yeniden temsil hakkına kavuşacağı KC Temsilciler Meclisinde, iki taraftan da eşit sayıda parlamenterden oluşacak bir Adhoc Anayasa Komisyonu oluşturulmalı ve iki taraftan sivil toplum örgütlerinin aktif katılımını da sağlayarak Federal Kıbrıs için yeni bir anayasa taslağı hazırlanmaklıdır.

4. Kıbrıs’ın her iki kesimindeki deniz ve hava limanlarının ortak bir yönetim tarafından (AB gözetiminde) işletilmesi sağlanmalı ve tüm ilgili taraflar serbest ticaret yapabilmelidir.

5. Türkiye bazı temel organları normalleşmeye başlamış KC ile ilişkilerini normalleştirmeye başlamaşlı ve limanlarını açmalıdır.

6. Kıbrıs’ta öngörülen federal yapının iki federe devlet içereceği gerçeğinden hareketle, Kıbrıs Türk Halkının 24 Nisan 2004 referandum iradesinin bir gereği olarak Kıbrıs Türk Devleti örgütlenmesine geçilmelidir. Bu çerçevede Kuzey Kıbrıs’ta yönetim gerçek anlamda Kıbrıs Türklerine devredilmeli, Kıbrıs Türkleri kendi hür iradelerine sahip çıkmalıdırlar.

7. Güvenlik sorunu yaratmadan belirli sayıda Türk askeri adadan çekilmelidir.

8. Kapalı Maraş BM gözetiminde eski sahiplerinin yerleşimine açılmalıdır.

9. Avrupa Konseyi gözetiminde Kıbrıs’ın her iki kesiminde ayrıntılı olarak nüfus sayımı yapılmalıdır.

                                        ***

BDH’nın Mustafa Akıncı imzalı bu önerileri açıklanınca Kıbrıs’ın güneyinde adeta bomba tesiri yarattı. Başta KC Cumhurbaşkanı Papadopulos olmak üzere. KC Temsilciler Meclisinde yer alan ve almayan siyasi partilerden ve bazı sivil toplum örgütlerinden bu önerilerin görüşülmesi için BDH’ne davetler yapıldı. Oluşturulan bir BDH heyeti tüm davetlere katıldı. Ayrıntılı bir şekilde bu defa sözlü olarak davet sahiplerine öneriler detaylı bir şekilde anlatıldı. BDH heyeti içinde olduğum için tüm toplantılara katıldım. Maalesef tek bir Rum yetkili veya yetkisizi önerilerimize sıcak yaklaşmadı. Hep çözümden sonrası işaret edildi.

                                        ***

0 yıllarda Rum tarafında yapılacak olan Genel seçimlere katılabilmek için 78 Kıbrıslı Türk KC İşişleri bakanlığına başvuruda bulunup KC Anayasasına göre seçme seçilme haklarını kullanabilmek için, Kıbrıslı Türklere ait ayrı bir seçmen listesi hazırlanmasını talep etti. 78’lerin içinde benim de imzam vardır. Dilekçemizi o zamanki İçişleri Bakanı olan Andreas Hristu’ya (AKEL) vermek için, Ali Erel Başkanlığındaki bir heyetle İçişleri bakanlığına gittik. O heyette ben, Mustafa Damdelen, Ünsal Özbilenler, Hasip Erel ve Ülker Fahri vardı. Dilekçemizin mahiyetini gerekçeleri ile Hristu’ya anlattık. Haklısınız ama çözümden sonra cevabını aldık.

                                         ***

Referandum arifesinde Mustafa Akıncı ve Nikos Anastasiadis’in konuşmacı olacakları ve Kıbrıs’ın Dostları Derneği tarafından düzenlenen Limasol’daki bir toplantıya katıldım. Şimdiki Başkan Anastasiadis’in konuşmasından sonra kendisine “Kıbrıs Cumhuriyetindeki haklarımızı kullanmak için Cumhuriyete dönmemiz hususunda ne düşündüğünü sordum” Aynen “Ah dostum, keşke imkânı olsa” diye cevap verdi. Yani bazı dostlarımızın öne sürdüğü gibi Kıbrıslı Rum ortaklarımız bizi altın yaldızlı davetiye ile Kıbrıs Cumhuriyetindeki haklarımıza sahip çıkmak için beklemiyorlar. Hele bir kara kedi gibi gaz da aramıza girince. Sayın Mustafa Akıncı Başkanlığındaki BDH önerilerini bu dostlara hatırlatmak istedim. İyi okurlarsa birçok düşüncelerinin 2005 yılında Rum ortaklarımızla paylaşıldığını göreceklerdir.       

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31