Ünlü atasözlerimizden biridir: “Hayır etmeyecek hacıyı, devenin üstünde yılan sokar!”

Bizim tarafın, “bizim de hakkımız var” söylemi, teorik olarak doğrudur ama herif çıkar da “Yahu siz 1962’de, gelir vergisinin sadece %3’ünü ödeyebiliyordunuz! Kaynak da kendi cumhurbaşkanınız Denktaş’ın bastırdığı, Zenon Stavrinidis’in kitabıdır. Bu altında ne kadar payınız var? Bir söyler misiniz?” dese, verilecek cevabımız yoktur!

Rahmetli Denktaş’ın hastalanmasından az önce Hasan Erçakıca’ya verdiği bir ropörtaj var! Ham görüntülerini, Hasan bana da verdi… Orada rahmetli “Biz o zamanlar başımıza damdan kiremit düşse, Rum’dan bilirdik…” der ve güler… Sanırım bir çoğumuz, halâ “o zamanlarda” dolaşıyor… Kavga patırtının da 1962’de 80 bin pound vergi toplamamıza rağmen, ihtiyacımız olan 600 bin poundu merkezi hükümetten istememizle başladığını da unutuyoruz. “Parayı öde, işimize karışamazsın” iddiamızın yeni olmadığını, bilen bilir… Belediyeleri birleştirme meselesi de bu istek üstüne ortaya atıldı, bizim tarafın veto ettiği Vergi Yasası da… Meşhur “13 madde değişikliği” önerisi de o tartışmanın tırmanması üzerine yapıldı… Vuruştuk! Zaten iki tarafın da beş para peyi vardı bir birini kırmaya…

Adamlar çıkar da “Bu altında sizin hakkınız, o zaman ödediğiniz vergi kadardır” derse, yutkunmak zorunda kalacağız, unutmayalım… “Urumun ödediği vergide de hakkımız var” dersek, dünya bize güler. Gene rahmetli Denktaş’a döneceğim, anlaşılan daha çok döneceğiz ona… Bir defasında bana “Asla geleceği bağlayacak lâf söyleme… Yanıtının yanıtını düşünmediğin bir tezi ortaya atma…” dediydi.

Aylardır bu sütunda, 1970’lerden beri para biriminin artık altın olmadığını yazıp anlatıyorum! Bu altın satışının Rum komşularmızın derdinin dermanı olmadığını da söyleyeyim. Tam bunlar satmaya kalktı, altın fiatları tumba! Bazı gözlemciler, Güney Kıbrıs Merkez Bankası’nın, altın rezervlerini satışa çıkarmasının, öteki merkez bankalarını da tetikleyeceği varsayımının dikkate alınmasını istiyorlar. O zaman ortalık altından geçilmez! Bu ihtimal bile altın fiyatını düşürdü… Para ürkektir! Bir haftada %20 düşüş… Daha da düşmesi bekleniyor… Geçen hafta onsu 1.570 $ olan altının, dün 1370$’a inmişti… 1200$’a ineceği de ileri sürülüyor! Bugün itibarıyla, TL bazında 24 ayar altının gramı 80 TL! Kilosu 80bin, tonu 8 milyon, 14 tonu 112 milyar TL! Kaba bir hesapla eoru’ya çevirmek için üçe bölsek, yaklaşık 34 milyar euro yapar… Yalnızca devletin aylık ödeme açığı, 80 milyon euro! Piyasanın dönebilmesi için ihtiyaç duyulan likit miktarı, 18 milyar euro!

Bu altın, bugünkü fiattan satılsa, iki aylık ihtiyaca yetmez. Bu şamatanın içinde, erir gider…

Rumlar da biz de bilmeliyiz ki: Ürettiğin kadar harcamazsan, bankacılıkla, şuyla buyla çevireceğin endek göndeke ekonomi tarihinde “Balon” derler ve mutlaka patlar… GSYIH’nın sekiz katı borç yaratırsan, biri iğneyi dokundurur, gümlersin…

Komşularımız, altını satamayacaklardır, göreceksiniz! Çünkü bulacakları fiat, ölü eşek fiatı olacaktır… Ve zaten çare de değildir… Çare, “daralmadır”! Ne yazık ki…

Biz de sinekten yağ çıkarma peşinde boşuna koşmayalım… Sanki satabildi de “pay” isterik…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31