Cumhurbaşkanı Dr. Derviş Eroğlu’nun söylediklerinden anladığım şöyle:
   “… İrsen Küçük kurultayı kazandı. Ahmet Kaşif elini tuttu havaya kaldırdı… Eğer, İrsen Küçük, ‘uyarıma rağmen’, Kaşif yanlılarından birini genel sekreter yapsaydı, bu iş bu duruma gelmeyecekti!”…
   Doğru söylüyor…
   İrsen Küçük, bakanlar kuruluna iki Kaşif yanlısını alsaydı, ortalık sütlimandı…
   Efendim, kendisine destek veren vekiller mi ayaklanacaktı?
   Asla ayaklanamazlar…
   Çünkü oturdukları koltuğun garanti belgesi, İrsen Bey’in kasasında saklı!
   İrsen Küçük de haklı… “Güç bende artık” dedi ve rakibi ile grubunu “eve sokmadı”…
   Geldiğimiz noktada, “iki haklı lider”le birlikte, ilk seçimde yenilgi alması kaçınılmaz bir UBP var…
   Derviş Eroğlu, sırf İrsen Bey yıpransın diye, Hasan Sertoğlu’na Lefkoşa belediye seçimlerinde destek vermedi… Biliyoruz… Genel seçimde UBP’nin değil, muhaliflerin arkasında durmayacak mı?
   Biz bu filmi daha önce de gördük…
   UBP’den DP doğdu… CTP, hayatında göremeyeceği koltuklarla buluştu…
   Şimdi, UBP’den yeni bir parti daha doğacak ve CTP, ilk genel seçimi birinci sırada bitirecek.
   Derviş Eroğlu 75 yaşında…
   2015’teki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 77 yaşında olacak… Allah uzun ömür versin…
   İrsen Küçük, 2 yaş küçük… 73 yaşında…
   2015’teki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 75 yaşında olacak… Allah uzun ömür versin…
   Kavgaları o yarışa kadar sürecek mi?
   Sürecek!
   Biz de izleyecek miyiz?
   Hayır, biz izlerken, Mehmet Ali Talat geri gelecek…
   Talat, 60 yaşında…
   2015’teki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 62 yaşında olacak… Allah uzun ömür versin…
   “İki haklı lider”, Sayın Eroğlu ve Sayın Küçük birbirlerini yerken ve aynı zamanda “canımızdan çok seviyoruz” dedikleri UBP’yi de belki tarihinin en zayıf noktasına doğru taşırken, sizin de aklınıza, “Neden?” sorusu hiç gelmiyor mu?
   Neden kimse çıkıp da bu iki lidere, “hata yaptık” demiyor, diyemiyor?
   Yani, UBP’de sekiz dışında kalan 22 vekil, kullumakka zurnakka “İrsen Bey haklıdır” görüşünde mi sanıyorsunuz?
   Veya, Kaşif – Eroğlu grubundaki vekiller, hiç mi pişman değil?
   Peki neden?
   Nedeni çok açık…
   Sandalye…
   Koltuk…
   UBP’de, İrsen Küçük ve O’na destek veren merkeze mutlak itaatin tek sebebi, “aman koltuğumu kaybetmeyim” endişesidir.
   Bu kavga, ne topluma hizmet kavgasıdır; ne de ideolojik temelli bir çatışmadır.
   Bu kavga, yer alan herkesin çıkar kavgasıdır.
   Herkes haklı!
   Herkes doğru!
   Karşı taraf yanlış; karşı taraf haksız!
   Bu bir çıkar kavgasıdır! Aynı isimleri seçeceksek, sandığa gitmenin anlamı yoktur diyorum…
   Gitmeyin!
   Sevgili Bilbay Eminoğlu’nun dünkü köşesinde yazdığı gibi;
   “…Vatandaş, yalandan dolandan, çocuk gibi avutulmaktan bıktı artık.
  Seçilebilmek için bütün gayretin ortaya konulmasının adı olan siyaset bitti arttık.
  Aksini düşünenler, 28 Temmuz’da sandıklardan kaç oy çıktığını görecek!”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31