Pazartesi sabahına, bir hükümetin şekillenmiş biçimi ile uyanma ihtimalimiz yüksek.

Tahminimizce bakanlıkların paylaşımı ve hatta bakanlarımızın adı bile şekillenecek.

Hatta koalisyon ortağı olacaksa, Başbakan Yardımcısının adı da büyük ihtimalle Hüseyin Özgürgün olacak.

Sayın İrsen Küçük’ün fısıldanmakta olduğu gibi bir başbakan yardımcılığında direttiği konusunun gerçek olma ihtimalini çok çok düşük görüyoruz. En azından, ömrünü siyasette geçirmiş bir insanın, seçmenin ve partinin kendisine aktardıkları ve hissettikdirdiklerinden sonra, bunda ayak diremeyecek kadar tecrübeli olduğu tahminimizdir.

İşte o andan itibaren yaşam gerek kamusal yaşamlarımızda, gerekse de kamu hizmetleri açısından büyük oranda düzenlenecek.

Normal akışına geri dönecek.

Kısa bir süre içerisinde insanlar, siyaseti yaşamın birinci başlığı olarak konuşmayı bir kenara bırakıp, okulların açılmasına, yeni bakanların, yeni bir zihniyet ve enerji ile görevlerini sürdürmeye başlamalarına, sonbaharın getirdiklerine endekslenerek, biraz nefes alacaklar.

Siyasetin her birimizin yaşamlarında yer alan bu geniş kapsamı biraz da olsa daralacak.

Hele CTP-BG’nin söz verdiği gibi, önceki döneme dair usulsüzlükler varsa, ya da yolsuzluklar varsa ortaya çıkararak aklanma veya yargılanma sürecini açacak olması sayesinde ilkler yaşanma ihtimali de yüksek olacak…

Zaten beklentilerimiz de bu yönde, hayallerimiz de…

Daha sonra müzakereler başlayacak. Müzakere sürecine dair çalışmalar tekrardan hareketlenecek ve nefes almaya başladığımız süreden itibaren yerel yönetim seçimlerine dair hazırlıklar başlayacak…

***

2009-2013 süreci UBP içerisindeki kurultay mücadeleleri haricinde çok da ekstra bir dönemeç değildi Kıbrıs’ın kuzeyi açısından. Gerek kamu hizmeti açısından, gerekse de torpil mekanizmaları açısından biraz dozaj artmışsa da, çok büyük farklılık arz ettiğini hiç kimse söyleyemez. Tamam, biraz daha öfkeli olduğumuz için, daha çok yazdık, çizdik. Özgürlüklere olan inançlarımızın ve bunu savunmak konusundaki hareketlerimizin de artmış olması nedeni ile daha cesaretli davranmışızdır.

***

Her şey geçti.

Her şeyin bir sınav olduğunun düşünülmesi ve şu andan itibaren önümüzdeki sürece odaklanarak, Kıbrıs’ın kuzeyinin önündeki açılımları planlamamız gerektiği açık.

Çevreye, sağlığa, eğitime, ekonomiye, sanata, yerel yönetimlere yönelik duyarlılıklarımızı artırmamız ve bu konularda gerçekleştirilecek icraatları yakından takip etmemiz şart. Demokratik haklarımızı kullanarak bunun geribildirimlerini iletmemiz, bizi yönetecek olanlara da, bize refahı, düzeni ve güvenli bir geleceği vaat edenlere de iletmemiz gerekiyor.

Sorumlu vatandaşlar olmamız gerekiyor.

Sandıktan kaçanların da, seçimde karma oy kullananların da toplumsal yaşama ve devlet yapısına zarar verecek bir etkinliğe ortak imza atmış oldukları gerçeğini kabul etmemiz gerekiyor.

***

Büyük ihtimalle, CTP-BG ve UBP arasında kurulacak olan koalisyon, bu topluma vaatlerin gerçekleşebilmesi açısından önemli bir misyonu üstlenmekle kalmayacak aynı zamanda, ders verici ve ders almak isteyenlere de haddini bildirecek bir hükümet oluşturabilir. Hem bizim açımızdan, hem halk açısından, hem de siyasal partiler açısından…

***

Yine de hala UBP ile DP-UG ortaklığında bir koalisyon ihtimali var. Yalnız bu koalisyonun bazı çevrelerin sandığının aksine her iki partinin de iktidarın da ömrünü ve düzenini bozma ihtimali olduğu açıktır.

Şimdi izlemek ve görmek kalıyor hepimize.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31