Ülkemiz de, halkımız da gerçekten çok büyük sorunların girdaplarındadır. Halkımızın kendini özgür iradesiyle ifade edebilmesi ve sorunlarına çözümler üretebilmesi için büyük kitlesel katılımcılıkla gerçekleştirilen mitingler demokratik fırsatlardır. İnönü Meydanı’ndaki 28 Ocak tarihli ilk muhteşem mitinge heyecanla katılanlardandım. Ama o gün orada yaşanan ve Kıbrıs Türk halkını Türkiye kamuoyuyla karşı karşıya getiren o üzücü olaylardan sonra bu mitingden geniş halk beklentilerinin değil, provokasyonun kazançlı çıktığı sonucuna varmıştım. Bu gözlemimi köşemde açıklarken “artık böylesi mitinglere katılmak içimden gelmez” demiştim.

İşte o yazım üzerine 1 Şubat’a CTP Genel Başkanı sevgili Ferdi Sabit Soyer’den aldığım elektronik mektubu şimdi bugün burada ilk kez açıklamak ve yorumumu buna bağlamak isterim:

“Sevgili Ahmet Tolgay,

Yenidüzen’de Sevgili Filiz Besim'in sayfasında senin ve Orbay’ın (Deliceırmak) fotoğraflarını görünce çok mutlu oldum. İki açıdan. Benim geçmişimde beni ben yapan değerlerden biri olan ‘Bozkurt’ gazetesinin tarihi değeri gözümde canlandı. İkincisi özellikle siyasi ve toplumsal duruşu ile toplumun her aşamasında çok değişik alanlarda katkı koymuş insanların böylesi bir ortamda toplumsal var oluş sürecinde başka insanlarımızla bir araya gelmesinin mutluluğunu yaşadım. ‘İşte’ dedim ‘bu halk şinyaya bunun için benzer’. Ancak yazını okudum. ‘Bir daha olmaz’ diyorsun. Ahmet abi, sen da ben da içki içtik ama, ‘sarhoş olup cinayet işleyen var’ diye içki içmekten vaz geçmedik. Bunun nasıl içileceğine dair kültürün gelişmesine hem söz ile hem duruş ile katkı sağladık. Senin, benim, onun farklı duruşlarına karşın gösterdiğimiz sorumluluğun güzelliğini, başka sorumsuzlukların yok etmesine fırsat vermeyelim. Bunları eleştirdik, eleştirelim. Ancak şimdi ‘O... çocukları’ diyerek pankart açanlar ‘Genç Mücahitler’ ismini kullandılar diye o geçmişimize de mi sırt dönelim?..Ferdi”
    *      *      *

Ve şimdi bakıyorum, sevgili Ferdi Sabit Soyer’in de bana bu mektubu yazmış olmasına karşın partisiyle birlikte “Bir daha olmaz” noktasına geldiğini görüyorum. Üçüncü mitingde artık olmayacaklarını açıkladılar. Bu mitinge katılmadılar. Ve bu kararlarından dolayı da, 7 Nisan sabahı mitingi yapanlar tarafından sözlü ve fiili sataşmalara hedef oldular. “İşbirlikçilik”le suçlandıkları o kaosun içinden ancak polisin yardımıyla sıyrılabildiler.
Sevgili Ferdi Sabit Soyer’in hiç değilse yaşadıkları bu acı deneyimlerden sonra benim Ocak ayı sonundaki yazımda neden “Bir daha olmaz” dediğimi şimdi daha iyi anlamış olduğunu umarım. Gidilecek köyün minarelerini ben o gün orada görmüş ve düş kırıklığımı açıkça yansıtmıştım.

Üçüncü mitingin düşürüldüğü durum, kontrolsüz gücün güç olmaktan nasıl çıktığının açık kanıtıdır. Halkın demokratik iradesini meydanlarda ortaya koyma fırsatı ele geçmişken, bu fırsatın en iyi şekilde değerlendirilmesi gönlümüzün isteğiydi. Ama gemlenemeyen aşırılıkların ve siyasi ihtirasların ele geçen bu fırsatı yok ettiğine ve meydanı giderek azınlıktaki marjinal gruplara bıraktığına tanık oluyoruz.
     *      *      *

Provokasyonların yol açabileceği olumsuz sonuçları anlamak istemeyenlere halkın artık meydanlardan çekinir duruma geldiğini göstermek isterim.

 Mesele eğer ekonomik sorunlarımızı kendi irademizle çözmekse Kıbrıs İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Cemil Çiçek’in çağrısını neden duymazlıktan geliyoruz?.. Çiçek, “Siz kendi ekonomik paketinizi hazırlayıp geliniz” demedi mi?

Bu çağrıya toplumsal konsensüsle uyup, ellerimizi hep birlikte taşın altına koyup kendi öz paketimizi ivedilikle hazırlayacak yerde, bir kaosun içinde kendi kendimizin kuyusunu kazarak belirsizliklere sürükleniyoruz. Hiçbirimiz masum değiliz… Masum olan, kaderlerine ipotek koyduğumuz gelecek nesillerimizdir.        

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31