Kimi zaman bayrağın altına saklanarak...

Kimi zaman ise dini duyguların arkasına sığınarak...

Onlar için hiç fark etmez...

Yeter ki cepleri dolsun, rahatları yerinde olsun...

Gerisi pek de önemli değil...

Dönemine göre hareket kabiliyetine sahiptirler...

Milliyetçiler ile hamaset türküsü söylerler, dinciler ile beş vakit namazlarını kılarlar...

Ama Allah'a ya da milli duygulara zerre kadar inanmazlar...

Daha çok bu duyguları ve inançları kullanırlar...

Ve her dönemde kişisel menfaat sağlarlar...

***

Sevgili okurlar, bu insanları diğerlerinden ayırt edebilmek çok kolay...

Özellikle basını ve sosyal medyayı yakından takip ediyorsanız mutlaka bu hırsızlar dikkatinizi çekmiştir...

Kıbrıs küçük bir ada...

Kuzey Kıbrıs doğal olarak daha da küçük bir bölge...

Ve neredeyse herkes herkesi tanıyor durumda...

O nedenle geçmişte kerhaneden çıkmayan, elinden viski bardağı düşmeyen sapkınların bugün dünyanın en namuslu insanları gibi dinci gözükmeye çalışmalarını hep birlikte gözlemliyoruz...

Bunun sebebi tabii ki Ankara’daki askeri rejimin yerini şeriat rejiminin destekçisi AKP’nin almasıdır....

Doğal olarak bu dönme meraklısı bukalemunlar da hemen renk değiştiriyorlar...

Ve Atatürkçü bu kişiler birden bire Tayyip’in hastası, Atatürk’ün ise baş düşmanı oluyorlar...

Evet, inanılmaz ama gerçek!..

Her gün yeni bir firmanın Kıbrıs bayisi olarak yeni iş yerleri açıyorlar...

AKP’nin Türkiye’de ele geçirdiği bir çok dernek, örgüt ve kuruluşu Kıbrıs’a getiriyorlar...

KKTC hükümeti ile görüşmelerini sağlıyorlar...

Ve olası bir işbirliğinden yüklü bir miktarda komisyonluk alıyorlar...

Sözde iş insanları olan bu hırsızlar resmen toplumun kanını emiyorlar...

Kıbrıslı Türklerin imajını yerle bir ediyorlar...

Bugün dinci olan bu kişiler yarın komünist, daha sonra ise anarşist olabilirler...

Yeter ki menfaat sağlayacakları bir yer bulsunlar...

Anında oranın sistemine ve ideolojisine ayak uydururlar...

Onur, gurur ve şeref yoksunu insanlar!..

İşte bu gibi kişilere karşı Stalin gibi acımasız ve katı olmalısın...

Çünkü olmadığın takdirde seni de kendilerine benzetiyorlar...

Bizim hükümetlerin yaşadığı en büyük zaafta bu işte!..

Şu tanıdık, bu akraba derken bir bakıyorlar kendileri de hırsızlık yapmaya başlamışlar...

Neden?

Sırf oturdukları koltukta biraz daha fazla süre kalabilmek için...

Sonra da kalkıp “biz farklıyız” diyorlar...

Farklı değilsiniz arkadaş!..

Sen de çalıyorsun, o da çalıyor!..

Demek ki aranızda bir fark kalmamış durumda...

***

1955’lerden beri bu hırsızların elinden çekmekteyiz...

Ve ne yazık ki bizleri soyan kişileri hep önemli birileriymiş gibi görmekteyiz...

Onları dışlamak yerine sözlerini dikkate almaktayız...

Kısacası soyulmaktan ve dolandırılmaktan zevk almaktayız...

Artık buna bir “dur” demenin zamanı gelmiştir...

“Bu insanlar kısa sürede bu kadar parayı nasıl kazanıyorlar” diye sormaya, sorgulanmasını sağlamaya çalışmalıyız...

Ve onları içimizden temizlemeliyiz...

Yoksa her gördüğümüz yerde onlara hürmet ederek bir şeyleri düzeltemeyiz...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31