Devlet hizmetlerinde kalite artırılması yönünde pek çok girişimlerde bulunuluyor. Fakat nüfus artışı, değişen yaşam koşulları ve artan hastalıklar nedeniyle maalesef devlet hastanelerimizde vatandaşlarımıza yeterli hizmetler verilemiyor. Üzülerek dile getirmek zorundayım, sağlık hizmetleri neredeyse özel klinik ve hastanelerden sağlanıyor. Çünkü gerek sağlık personeli gerekse hijyen açısından çeşitli sıkıntılar var. Doğal olarak yeterli ilgiyi göremeyen vatandaş borç harçta olsa özel sektörde verilen sağlık hizmetlerine yönelmek durumunda kalıyor. Ayrıca zaman içerisinde mevcut hastanelerimizin kapasitesini aşan bir nüfusa sahip olduk. Yoğun talebe mevcut hastane imkanlarının cevap vermesi mümkün değil. Bu durumda neler yapılmalı? Vatandaşımıza sağlık konusunda nasıl el uzatmalıyız?

Hastanelerde temizlik işlerini özel şirketler ihale usulüyle alıyor. İhalelerden sonra sorumluluk onlarda. Denetimler etkin bir biçimde yapılmalı. Hatta ihalelerde şartlar değiştirilerek daha da ağırlaştırılmalıdır. Hijyen konusunda yaşanabilecek ilk sıkıntıda sözleşmeler feshedilebilecek biçimde düzenlenmelidir. Hastane ve hijyen arasındaki vazgeçilmez bağ hakkında fikir beyan etmeye gerek bile duymuyorum. Çünkü hastanelerin en temiz yerler olması gerektiğini ve insan sağlığını tehdit edecek son yerler olması gerektiğini bilmeyen yoktur.  Artan nüfusa paralel artan hizmet talebine alternatif yollar geliştirilmelidir. Aile doktoru uygulamasına ivedilikle geçilmeli ki artan hastanelerde yaşanan yoğunluk biraz da olsa azaltılsın. Türkiye’de ve Avrupa’da bu tür hizmetler verilmekte ve acil servislerde izdiham yaşanmıyor. Buna ek olarak devlet sağlık güvencesi olan vatandaşlarımız cüzi ücretler ödeyerek özel hastane ve klinik seçeneklerinden yararlanabilsin. Bu hizmetler anavatan Türkiye’de verilmektedir ve sağlık hizmetlerindeki sorunlar en aza indirgenmiştir. Bu model alınarak KKTC’de de kendi şart ve imkanlarımıza göre uygulanabilir. Bir yenilik olmaksızın sağlık hizmetleri bu şekilde verilmeye devam edilirse maalesef gerek sağlık personeli gerekse de vatandaş mağdur olacaktır. Sistemin etkin olabilmesi ve kalitenin yükseltilmesi yine denetimlerden geçiyor. Sağlık hizmeti verilen özel yada kamu muhakkak denetim altında tutulmalıdır. Vatandaş şikayet edecek bir merci bulmalı ve olumlu yada olumsuz yanıtlanmalıdır.

GDO içeren yiyeceklerden tutun radyasyona kadar pek çok zararlı etkinin altısında. Bunların sonucu olarak ise hastalık çeşitlerinde artış olmuştur. Dolayısıyla insan sağlığında ihmalden çok dış etkenler rol oynamaya başlamıştır. Sağlık hizmetlerinde de çeşitlilik ve yenilikler kaçınılmazdır. Ama temel olarak sağlık hizmetlerinden yararlanmanın bir sistemi olmalı ve vatandaşlar zorunlu olarak değil de tercihen özel sağlık hizmetlerinden yararlanmalıdır. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5