Ekonomiyi bahane ederek, devletin kâr elde etmediğini söyleyerek, halka devletin sağlayacağı hizmetlerin alanını daraltarak hiçbir yere varılamayacağını ne zaman anlayacaklar?

Devletimizin gerçek misyonu nedir?

Halkının huzuru ve refahı için gerekli her tür uygulamanın eksiksiz olarak kurgulandığı bir sistemin işleyişindeki bütünselliği sağlamak mı; yoksa belli sınıf veya grupların çıkarlarına hizmet eden sınıflar ve kesimler yaratılması için sınırlılık ve ayrımcılıklar uygulanmasına katkı sağlamak mı?

Halk devlet için mi var, devlet halk için mi?

Devletin varlığı halka mı, yoksa halkın varlığı devlete mi dayanır?

***

Soruların yanıtları, devlet işleyişindeki zorunlulukların yerine getirilmesinde bir araç olan kamu görevinin ve dolayısı ile de kamu görevlilerinin gerçek görevlerini açıkça ortaya çıkarmak için işe yarayabilir.

O halde devlet, ana amacı kâr etmek olan bir özel sektör gibi düşünülemez. Kârı, halka rağmen kazanmaya çalışan bir yönetsel anlayışa teslim edemezsiniz.

Tam da bu nedenle özelleştirme meselesi bu kadar çok tartışılıyor. Çünkü halkı ve kamu görevlilerini bir devlet hizmetkârına çevirerek, köleleştirmeye çalışan arsız zihniyetin bir sonucu olarak fakirleşen ve verimsizleşen bir sınıf yaratıldığı gibi, işinde mutsuz kişilere ek olarak, aldığı hizmetten de mutsuz olan bir halkın beslenmesine katkı konuluyor.

Diğer bir deyişle, kaos büyütülerek dengeler daha da bozuluyor.

Devleti sosyal sorumluluklarından uzaklaştırmaya çalışıyorlar. Bu amaca hizmet edenler, piyasa ekonomisinin yetersizliği ya da başarısızlığı üzerinden konuyu ele alarak akıl bulandırıyorlar. Devletin sorumlu mekanizmalarını, özel bir şirketin sorumlu mekanizmalarıymış gibi göstermeye, hatta kurgulamaya çalışıyorlar. Devletin sosyal sorumluluklarının başında gelen eğitim, sağlık, çevre kirliğinin önlenmesi, kimsesizlere, yaşlılara, ruh sağlığı açısından sorun yaşamakta olanlara yardımcı olunması gibi hizmetlerin kapsamının daraltılmasına kadar uzanan bu indirgemeci zihniyet, devletin kâra dayalı çalışan bir mekanizma olduğu anlayışı ile birleştiriliyor.

***

Çağdaş bir devlet, uzmanlaşmaya önem verir. Uzmanlaşmaya dayalı iş bölümü, görev alanını daralttığından, denetimi kolaylaştırır. Denetimi kolaylaşan her sistemin koordinasyonu da kolaylaşır.

Oysa KKTC çağdaş bir sosyal devlet olsaydı ;

*Merkezi yönetimin kamu hizmeti konusundaki merkezi politikası sözde değil, işlevsel bir şekilde yaşamın içinde olacaktı.

*Bu politikanın yöntem ve süreçleri tartışılamayacak bir şekilde belirlenebilecekti.

*Belirlenmiş politikanın öğeleri olan yöntem ve süreçler ise, her gelen hükümete ve atanan her idareciye göre değiştirilebilecek kadar dengesiz ve keyfe dayalı olmayacaktı.

Demokrasilerde devleti yönetenlerin halk tarafından seçilen ve halkın yerine söz söyleyecek yetkiye sahip oldukları; yani gücünü halktan aldıkları açıktır. Bu açıdan bakıldığında sosyal devletin gerekliliklerini yerine getirecek idari bir anlayışın meşrulaştırılmasında bir zorluk çıkmaması ve denetimin kolaylıkla sağlanması da daha fazla mümkündür.

Hani sıklıkla dile getirilen “devletin devamlılığı esası” var ya?

Eğer devletin halka doğrudan yansımakta olan hizmetlerini belirleyen (ki kamu hizmeti bunların genelini kapsayan en önemli kurumların başında gelir) anlaşılabilir ve devamlılığı belirlenmiş bir politikası yok ise, ne verilen hizmeti, ne hizmetin sonuçlarını ne de topluma sağlanan katkısı ölçülemez, bilinemez. Sonuçları veriler olarak raporlanamamış veya değerlendirilememiş hiç bir şeyin ne standardizasyonu olur, ne de kalite artışı.

Dün de dediğimiz gibi, o sistemin adı: “Saldım çayıra mevlam kayıra sistemi” olur.

***

Söylemesi ve yazması kolay, fakat uygulaması oldukça zor olan bir sistem hakkında yazdığımızın elbette farkındayız!

Teoriye kıyasla yasama ve yürütme açısından politikaları geliştirmenin çok dar kapsamlar dâhilinde sınırlı kaldığının da farkındayız.

Bu sınırların genişletilmesi için ne yapılması gerektiğini tasarlayamıyoruz. Hepsi bu!

İşin içine bürokratların karar alma konusundaki seçim ve takdir haklarını da eklediğinizde, bürokrasinin kendi çıkarlarına uygun sonuçlar doğuracak uygulamalar ile yürütmeyi şekillendirdikleri gerçeği çıkmaktadır.

(Devam edecek)

 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31