Öyle bir memleketiz ki, yönetilenler de tepkili yönetenler de…

Yönetilenlerin tepkisini anlıyorum da, yönetenlerin tepkisini kavrayamıyorum. Zaten halkın tepkili olduğu konulara çözüm bulmak için yönetime talip olan bir iktidar nasıl olur da halkla birlikte tepkili olup ve halkına karamsarlık empoze edebilir.

Daha iki-üç yıl önce cebinde sihirli formüller olduğunu söyleyerek iktidara gelen bir hükümetin, halktan daha şikayetçi olmasını kabul etmiyoruz. Bu insanların duygularını sömürerek yönetime oturmuş olanların halka attıkları bir kazıktır. Kendimizi kazık yemiş gibi görmemek için uğraşıyoruz: Bu konuda çok başarılı olduğumuzu söyleyemem.

Söyleyemem çünkü evini geçindirmeye çalışan bir kadın olarak;

Çocuğuna karşı maddi manevi yükümlülüklerini yerine getirmeye çalışan bir ana olarak;

Sosyal sorunlar sırasında üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmek için gereken duyarlılığı göstermeye çalışan bir yurttaş olarak her şeyin giderek nasıl daha ağırlaştığını görmezden gelemiyorum. Bunları gördükçe daha da çok kazık yemiş gibi hissetmemek için nasıl olmalı bilemiyorum doğrusu.

Bütün yaşam mücadelesi esnasında ayakta kalmaya çalışırken, omuzlarımıza çöken yükü görmemek elde mi? Yönetenler görmüyor olabilirler ama yükün altında ezilen biziz. Bu yükü kaldıramayan ve kaldırmaya çalıştıkça gücü de, dayanıklılığı da sabrı da tükenen biziz.

Nedense sadece devlet imkanlarını kullananlar bu yükü hissetmiyorlar. Yükü hissetmedikleri için de bizi anlayamıyorlar. Anlamadıkları için topluma yabancılaşıyorlar.

İşte tüm kesimlerden yükselen erken seçim isteğinin nedeni: Topluma yabancılaşan yönetenlerin bu toplumu yönetmeye ne kadar yetkili olduklarını artık tartışmaya başlamamızın zamanı da gelmiştir.

***

Bakıyorsunuz ki haksızlığa uğrayan öğretmenler itiraz edince hükümetin daha çok itirazı oluyor;

Yasaları değiştirilmeye çalıştıkları kamu görevlileri itiraz edince hükümet daha çok itiraz ediyor;

Öğrenciler tepki koyunca, hükümet öğrencilerden daha baskın itiraz koyuyor ortaya. Hatta TC Eğitim bakanına şikayet edildikleri için tepkilerini dile getirmek isteyen öğrenciler geçen gün başbakanlık önünde eylem yapınca, haber vermeden eylem yapıyorlar diye başbakan tarafından eleştirildiler bile…

Bir başka devletin başbakanı bize aşağılayıcı tabirler ile hitap etti diye kızıp tepki koyduğumuzda, hükümet bizden daha tepkili oluyor niye tepki koyuyoruz diye bize.

Bu ülkede bir belediye batışa geçiyor ve çalışanları da hizmet verdiği bölgeler de ciddi bir şekilde hayati tehlike altında kalıyor, hükümet “bizden bu kadar” diyebiliyor; hem de kendi partilileri bir belediye başkanının olduğu bir belediyede.

Anlayacağınız hükümetin koltuk sahipleri halkını da koltuklarda olmayanları da gözden çıkarmışa benziyorlar.

***

Bana öyle geliyor ki hükümet ile hırsız ve ev sahibi giziyiz. Çabuk hırsız ev sahibini bastırır misali hükümet hırsız rolünü takınmış kendisine. Biz de bastırılan ev sahibiyiz bu durumda.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31