Yıllar önceydi.

Bugünkü gibi yolları sokakları taşıracak kadar yağmur yağmadığı günlerde…

Nereden duymuşsa duymuş, babam “Bu sene tarla kiraladım nohut ekeceyik” dedi…

Hiç bilmezdim bu özelliğini…

Gitti tohumluk nohut aldı.

Tarlayı sürdürdü…

Ektirdi.

Ve yağmur yağsın diye bekledi.

 Oysa ki yağmayacağını çok iyi biliyordu…

“Yağsa da olur yağmasa da” diyordu o yüzden rahatlıkla…

Sonradan öğrendim meseleyi.

Yağmur yağsaydı ürün bol, kazanç iyi olacaktı.

Yağmasa, devlet mağdurların zararını karşılayacaktı.

Hem zararı karşılandı devlet tarafından o yıl, hem de az da olsa çıkan ürünü sattı babam .

Birkaç gündür takip ediyorum…

Eline soğanı alan kamera karşısına geçiyor.

Ekşiyi kapan, “ben bu ekşiyi ne yapayım” diyerek …fırlatıyor…

Bir öfke selidir memleketim bu günlerde.

Huzuru mu kalmamış ülkemin, yoksa işler mi iyiye gitmiyor.

İnceledim.

Devlet, ki üretici mağdur olmasın diye zararını karşılamakla yükümlüdür, üreticinin ürettiği malı “iyi” değil diyerek ithal iznini erken veriyor ve soğan üreticisi ürününü satamayınca perişan oluyor

Devlet ki vatandaşının yolunu açmakla yükümlüdür, vatandaşın tırnağıyla bir yerlere getirdiği kurumları batırmak için her yolu deniyor.

Bu durumda ya kötü niyet vardır denir yada  devlet yoktur.

Açtım telefonu sordum narenciye üreticilerinin sorunlarını iyi bilen birine…

-Nedir oğlum bu durum?

Açıkladı, ben özetleyim.

“Bu işlerle hükümetin ilgisi da yok politikası da…

Cypruvex’te yönetimi hükümet atar, üretici temsilcisini de biz.

Temsilci ücret almaz.

Hükümetin amacı ürünü değerlendirmek değil, politikalarını yürütmek.

O yüzden sürümü fazla olan portakala bakarlar, limonla ilgilenmezler…

Üretici temsilcilerin amacı ise firmaya işlerlik kazandırıp kâra geçirtmek ve ayakta durmasını sağlamak.Böylece üreticinin de malını değerlendirmiş olmak.

Muhtemelen KTHY’nda, DAÜ’de ve diğer kâr yapan Kıbrıslılara ait kuruluşlarda olduğu gibi baktılar Cypruvex kâr yapıp ayakta kalabilir, bizi dışarı attılar.

Ve görüyorsunuz ki limon üreticisi perişan.

Biz özelleştirilmesin, kâr yapsın diye çabalarken hükümet zarar etsin özelleştirilsin diye çabalar.

Sormak lazım onlara…

Üretici neden dışlanır?

İrsen Küçük ne yapmak ister?”

Canı sıkkındı konuştuğumun.

Daha da anlatacaktı…

“Daha sonra arar daha çok detay alırım” dedim ve kapattım konuyu.

İyiydi kötüydü…

Bize haklarımızı verdiler vermediler.

Biz terk ettik onlar attılar.

Üretilebilecek çok söz var Kıbrıs Cumhuriyeti ve bizim hakkımızda.

Ancak 1974 sonrasında geldik yaşadık ve gördük.

Gördük ve anladık ki…

Altını siz doldurun bunun.

Ben sadece bir soru sorup bitireceğim yazımı…

Bize ait firmaları tek tek batırıp AKP yandaşları adına özelleştirme çalışması yapan hükümet kimlerin hükümeti?


Günün Karikatürü:

Barış...

1.20111124235420.jpg

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31